Architect's Apprentice

Elif Şafak

Puan

8.410 üzerinden
3.109 kişi
Gidecek yeri olmayanlar, incinmişler, ruhu yaralılar için...
10/10
·480 syf.··
2025 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 06:38
Bitti, Bir ömür kadar uzun, Bir an kadar kısa geldi okurken, Hindistan'dan Osmanlı'ya nice diyarlara gidip geldim, Olduğum yerde kalakaldım, Ruhumla bedenimi ayırdı kitap, son cümlesiyle bitene dek aynı bedende buluşturamadım: "Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de..." "Bütün sevdiklerini gömüp nefes almaya devam etmek, lanettir." Ah Çota, Seni tanımadan önce filler hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Ve sen Filbaz Cihan, bir hayvan nasıl sevilir, o sevgi insan ömrüne nasıl yayılır senden öğrendim. "Ömür boyu sorumlusun, gönül bağı kurduğun şeyden," diyordu Küçük Prens, nasıl bir bağdı o öyle, insanla insan arasında kurulması bile güç olan... Oysa herkes öldürürdü sevdiğini, aslan bakıcısını öldürmedi mi? 16. Yüzyıl... Sultan Süleyman tahta çıkar çıkmaz boğdurmadı mı kardeşlerini birer birer? Ölüm üzerine kurulu bir dünyaydı... Kimse kimseyi öldürmese bir veba salgını baş gösteriyor, alıp gidiyordu birer birer. Bir deprem, hepsini birden! "İnsanlar topluca ölüp topluca gömüldüler." Sevdikleri birer birer giderken hayatta kalmak da bir lanetti. 6 Şubat dün gibi, daha bugün hatırlattı İstanbul depremi... "Hayatı yalanlar ve kabuklarla doluydu." Aytmatov'a ithaf edilen bir söz var: "Gün gelir ve anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye, vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır." Hayattaki en büyük korku, hayatındaki gerçekleri hayata veda ederken görmek olsa gerek... Sancha, yer ettin yüreğimde: Kadın olduğu halde erkek, söyleyecek çok sözü olduğu halde dilsiz, mimar olduğu halde odalık. Dilsiz çırak, dilim tutuldu seni tanıdıkça... "Beni unutma Yusuf," dedi Cihan. Sancha başını eğdi, "Unutur muyum Hintli." Ve her şeyi bırakıp öylece gitmesi... Bir ömürden kalan ne varsa. Hangimiz yapabiliriz? "Filler hiçbir şeyi
Edebiyat
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2022 70. kitabı
Elif Şafak, Cihan’a atfettiği “öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de…” cümlesiyle kitabı bitirmektedir ve arkasından yazarın notu başlıklı bölümde de Mimar Sinan’ı farklı bir cepheden anlatmak istediğini, romanın akışı içinde sürekliliği sağlamak amacıyla bazı tarih kaydırmaları yaptığını ve gerçek karakterlerin arasına yerleştirdiği kurmaca karakterleri anlatmakta. Kitap Şafak’a göre gerçeklerden beslenen, kat kat inşa edilen bir öte evren, başından sonuna kadar sadece bir düş......
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kalbime Dokunan Fil: Ustam ve Ben
10/10
·480 syf.··
2020 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 12:37
Ustam ve Ben kitabını okurken kendimi sanki bir romanın içinde değil de, zamanın akışına karışmış bir ruh gibi hissettim. Sayfaları çevirdikçe, 1500’lerin İstanbul’u ağır ağır gözümün önünde canlandı; taş sokaklar, çarşıların uğultusu, camilerin kubbelerinde yankılanan sessizlik… Ve tüm bu görkemli dünyanın ortasında bir filin, Çota’nın, masum ve kırılgan kalbinin sıcaklığına dokundum. Çota’nın hikâyesi benim için sıradan bir anlatı değildi. Onu okurken içimde bir yer yumuşadı… Sanki bir hayvanın değil, dünyanın yükünü sırtında taşıyan bir çocuğun hikâyesiydi bu. Yabancı bir ülkeden getirilmiş, insanların arasına bırakılmış, ama kalbinde hâlâ o sevgiye aç tazeliği taşıyan bir çocuk gibi… Ve karşısına ustası çıktı. Bir insanın bir hayvana böylesine sevgiyle yaklaşması, ona gözleriyle, elleriyle, sabrıyla öğretmesi… beni çok etkiledi. Usta-çırak ilişkisini hep insanlar arasında düşünürdüm ama bu kitap bana gösterdi ki bazı ruhlar birbirini dil olmadan da eğitebilir. Bazen bir bakış, bir dokunuş, bir sabır, bir sessizlik bir hayatı değiştirebilir. Usta, Çota’ya yalnızca nasıl davranması gerektiğini değil, dünyayı nasıl taşıması gerektiğini de öğretiyordu. Ve Çota da ustasını gözlerinin içine bakarak takip ediyordu. Bu bağlılık, bu sadakat… içime işledi. Bir hayvanın sevgisi bile bazen insandan daha temiz, daha duru olabiliyor diye düşündüm. Hikâyenin arkasında bir dev daha vardı: Mimar Sinan. Onun gölgesi, onun zekâsı, onun sabrı hep hissediliyor. Her kubbesiyle, her kemeriyle, her yapısıyla bir dua gibi yükselmiş bir adam. Onun dünyasına Çota’nın gözünden bakmak, beni tarihe karşı daha derin bir hayranlığa sürükledi. Sanki taşlar bile nefes alıyordu Sinan’ın elinde… Ve kitabı okurken şöyle düşündüm: Bazen insanlar şehirleri değil; şehirler insanları büyütür. Kitap
Roman
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
"İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış." Elif Şafak, her kitabı beni şaşırtıyor. Yazarın dili, kurgusu çok güzel olmasına rağmen bir kitabı çok iyiyken diğeri kötü de olabiliyor. Siyah Süt kitabını okurken çok sıkılmıştım. Kitaba ihanet edeceğimi düşünmesem yarım bırakacaktım. Ancak Ustam ve Ben güzel olmuş. Tabi ki tarihi araştırmalar güvenilir, doğru mu bile miyorum? Romandaki olaylar, Kanuni Sultan Süleyman, 2.Selim ve 3.Murat dönemlerinde geçiyor. 16. yüzyılda, hem Çota adlı beyaz bir filin bakıcısı hem de Mimar Sinan’ın çıraklarından biri olarak Topkapı Sarayı'nda yaşayan Cihan'ın hikayesi anlatılmaktadır. Romanda benim en çok dikkatimi çeken; saray dışındaki halkın yaşayışları, sokakları, geçim sıkıntıları hakkında bilgi vermesi oldu. Çünkü bu konuda çok kaynağa rastlamadım. Kitaplarda yada filmlerde genelde Saray hayatından bahsediliyor. Özellikle nedense daha çok da Harem hayatı... Kitapta, Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet… Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar... Olay örgüsü özellikle sonlara doğru heyecan içermeye başlıyor.  Kitaptan benim de merak ettiğim bir kısmı sizlerle paylaşmak istiyorum: "İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi." Ustam ve Ben kitabını çok beğendim. Kitabı
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
10/10
·480 syf.··
2024 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 16:55
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz,aşkı öğrenemesek de... Elif Şafak'tan okuduğum her eser yazara hayran olmama sebep. Bu ne güzel bir anlatım, ne güzel bilgi ve ne güzel bir kurgu... Bazı kitaplar vardır, hani okurken sanki sizi de kitabın içinde o anlara şahit kıldıran, karakterlerin arasında dolaştıran, o dönemde, onların arasında onlardan biriymişsiniz gibi bir his verdiren kitaplar... Ben de işte gerçekle kurgunun iç içe olduğu bu kitabı okurken o hissi doyasıya hissedenlerden oldum. Bu eser benim için ayrı bir öneme sahip. Kitabı okurken o kadar benimsedim ki her sonuna yaklaştığımda daha yavaş okudum hep devam etsin istedim... Ama maalesef her güzel şeyin sonu olur zaten değil mi? :) Eser, Mimar Sinan'ın 4 çırağından biri olan Cihan'ın hikâyesi üzerine kurulu. Cihan, hem filbaz hem de mimar kalfası. Mimar Sinan'a karşı sadık, iyi bir öğrenci. 3 Padişah dönemine yer vermiş yazar. Dönemin camileri, insanları, yaşayış biçimleri, iktidar kavgaları, bilime karşı tutumları, dine olan bakış açıları ele alınmış. Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı olan Mihrimah'a âşık Cihan. (Mihrimah, Güneş ve Ay demek. Çok güzel bir isim değil mi?) Adına yaptırılan Mihrimah Sultan Camii'ye de gitmek bir gün nasip olur inşallah. Kitapla kalın, sevgiler.
Edebiyat & Roman
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma