Modern Klasikler

Balıkçıl

Giorgio Bassani
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
Ağustos 2025
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 2017
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
L’airone
ISBN:
9789750866388
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

#GiorgioBassaniKülliyatı~~~
Puan vermedi·144 syf.··
2020 609. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 20:59
"... Her şeyin ederi kadar değerli olduğu, yani hiç ya da neredeyse 1hic kadar değerli olduğu sonucuna varmak için yaşamın içindeki olayları belli 1mesafeden izlemek yeterliydi..." Ferrara’dan Codigoro’ya, oradan Po Nehri’nin bir koluyla yıkanan Volano kentinin eşsiz coğrafyasına kadar uzanan, köylerin ve kentlerin dışında suların üzerinde de yaşam süren tasviriyle ve mimari anlatımıyla yine karşımızdadır, Basssani... Bıçak gibi saplanan 1sancının, yaşamın içinde var olan her şeyi: 1eyi, duyduğu sevgiyi, doğayı ve sahip olduğu şeyleri içine hapseden varoluşsal 1hoşnutsuzluğun romanı olup dönem siyasi olayları ve düşünceleri ile Balıkçıl, aynı zamanda yazarın son romanı olup kendisine 1969’da Yılın Kitabı, Campiello Ödülü’nü getirmiştir... Balıkçıl, kışın sisli 1günde Edgardo Limentani’nin uyanışıyla başlayan 1günü en küçük ayrıntıya varıncaya kadar betimleyerek, her hareketi gözlemlediği kişiyi 1an olsun yalnız kalmadan anlatır, ki son blmde artık varoluşsal durumun yüzüne yansımasıyla... "... Uçsuz bucaksız, evet, hiç tükenmeyen ve bununla 1likte dünyadaki herkesten gizli, saklı tutulması gereken 1hazine. Bütün neşesi, bütün huzuru da bunun tek sahibinin kendisi olduğu güveninden geliyordu..." Yazarın en zor kitabı (bence) "Balıkçıl"ı külliyatta son 2ye bırakmıştım iyiki öyle yapmışım şimdi sadece hikayeleri kaldı yazara başlangıç için en iyi kitap ya "Kapının Ardında" ya da "Altın Gözlük" olsun 2si ni de çok severek okumuştum, Finzi Conitiniler de yazarın en efsane kitabı olup 1001kitap arasındadır, içsel olayların anlatıldığı en güzel durum ifadesini Bassani veriyor olabilir yazarı kesinlikle tavsiye ederim ama bu kitabını diğer kitapları kadar sevmedim...
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2020 34. kitabı
Bassani'nin bu kitaptaki konuğu Avukat Edgardo Limentani. Mekan Ferrara ve Po Nehri kıyısı Zaman 1947 yılının bir kış günü. Görünürde Limentani'nin bir gününü tüm anlarıyla okuduğumuz bu romanda, aslında 1938-1947 aralığındaki İtalya'nın yani savaş öncesi ve sonrası yapısına sürekli dönen bir kadrajın önünde durduğumuzu çok geçmeden anlarız.Bassani'nin sade fakat detay içeren anlatımı Balıkçıl'da had safhaya ulaşır.Bu durum betimleme yoğunluğunu sevmeyen bir okur için zorlayıcı olabilir ama Bassani'nin arka fonda asıl görüntüyü cilaladığını bilen için bu betimlemeler oldukça anlam kazanır.Zira kahramanımızın bu sisli kış gününde av partisi için yola çıkması oldukça güzel işlenir.Edebiyatta av, avcılık imgelerinin hayat ve ölümü aynı anda aynı potada algılamak adına işlendiğini biliriz burada da gökyüzünde uçan kuşun özgürlüğüne yaşamına kastetmek ve bu kasıttan keyif almak ( bu keyfi ölümler) oldukça düşündürücüdür.Üstelik bu kuşların tahnit yoluyla sergilendiğinin işlenmesi de yazarın ifade etmek istediği gerçeklere çarpırcı bir vurgu içerir. Dönemin İtalya'sında faşizmin yerini komünist yönetime bırakması bu süreçteki dalgalanmaların bireyler üzerindeki depresiflikle izah edilmesi de romanın anlatımını iyice durgunlaştırmaktadır.Hem dönemsel hem psikolojik tahlil olarak adlandıracağım bu romanı Bassani için birkaç okuma sonrası okumanızı öneririm.
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 25. kitabı
Balıkçıl, Giorgio Bassani'nin 1969'da Yılın Kitabı, Campiello Ödülü'nü kazandığı, son yazdığı romanı. Balıkçıl'la birlikte Yapı Kredi Yayınları'ndan yayımlanan Bassani kitaplarının hepsini okumuş oldum. Savaştan sağ çıkmayı başarmış, 40'lı yaşlarda İtalyan Yahudi'si başkarakterimiz, annesi, karısı ve kızıyla yaşıyor. Karısının muhasebecisiyle beraber olduğundan emin, hatta kızının bile kendinden olmadığını düşünmekte. Büyük bir boşluk hissiyle dolup taşarken, geçmişte zevk aldığı ördek avcılığı gelir aklına. Avlanmak üzere yola çıkar. Roman zaten kahramanımız Limentani'nin evden çıkıp, eve dönmesiyle sonuçlanan bir günlük zaman dilimini anlatır. Avcılık için çıktığı yolda karşılaştığı kişilerle iletişimi en alt seviyede tutarken kuş vurmaktan da sakınır. Kendisine eşlik eden yardımcısının bir balıkçılı yaralaması, romandaki melankoliyi arttırıyor. Okuduğum Bassani eserlerinden çok farklıydı Balıkçıl.Betimlemeler çok daha fazlayken, karşımızda adı belli bir kahraman var.Ferrara geri planda kalmış yine diğer eserlerine göre.Yahudi olmak ve Yahudi soykırımı alttan alttan işlenmekte, eserlerinde ortak tema olarak. Varoluşsal sorgulamalar ise diğer eserlerine göre çok daha yoğun Balıkçıl'da. Okuduğum diğer Bassani metinleri hep bir anı kitabı izlenimi doğururken, Balıkçıl tam bir kurgu metin gibi geldi bana. Bassani'yi sıkıcı buluyor sanırım çoğu kişi ama ben seviyorum.
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2023 71. kitabı
1947 yılının kışında başlayan bir günü, detaylı betimlemeler ve kahramanın ruhundaki sancılarla anlatır #giorgiobassani “Balıkçıl”da… Okur, Edgardo Limentani’nin attığı adımla ilerlerken onun ruhundaki çelişkileri, varoluşsal sorgulamaları irdelerken bulur kendini. Çıkmazın eşiğinde kıvranır. Sancılanır. İçinde hisseder her cümleyi… Ve İtalya’nın eşsiz doğasında kaybolur. Yaşamın içindeki olayları belli bir mesafeden izlemek, hiçliği anlamaya, çıkışı olmayan yollara savurulmaktı #balıkçıl Belki de Limentani’ydi… #okuyun
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
8/10
·140 syf.··
2018 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2018 23:36
Tanıdık bir kasabanın içerisine atılan her bir adımda bir varoluş ispatı daha silkelemek üstümüzden... Ruhumuzdan, bedenimizden ve bir o kadar da bedenimizin çevresinden... Yani insan bedeni coğrafyası kadar doğanın coğrafyası, haritası da bir varoluş kaygısı benim fikrimde. Herhangi bir kadraj yettiği gibi artırmaya da yanaşabilir, doğayı varlığımızın özünde bütünleştirmek için. Ruh tahlillerinin de ağırlıkta olduğu gibi tasvirlerin de çoğunlukta olduğu bu anlatıda insan bedeninin doğayla benzerliği ve bu benzerliğin üzerinden bir varoluş kaygısı sunduğu gayet de aşina. Anlatımı zor bir kitap. Normalde zor anlatıma sahip kitapların bir oturuşta okunup bitirilmesinden yanayımdır. Çünkü ara verilen, okunma süresi uzatılan bu tür anlatılarda kopukluk yaşanabiliyor. Zaten kopukluk yaşandığında da kitap özünü okura yansıtamıyor. Balıkçıl kitabı, ana karakterinin her anını bir kamera eşliğinde kadrajlamışçasına iç dünyasındaki hesaplaşmaları, iç çekişmeleri, çelişkileri, kısaca tüm ruh hallerini okura tüm çıplaklığıyla yansıtıyor. Avukat Edgardo Limentani bir sabah uyanır ve bu uyanışın ardından düşkünü olduğu av merakı için yola koyulur. Bu süreçte yaşadıkları tüm tahlil ve tasvirleriyle 140 sayfalık bu romana sığmış. Yazarının son kitabı olduğu gibi 1969 yılında Campiello Ödülü'ne de layık görülmüş. Anlatımının zor olduğu ve dinamik bir ruhun kısmen de olsa eksik olduğu Balıkçıl kitabına uyum sağlamak güç. Betimlemelerin birkaç doz daha yükseltildiği kitaplardan biri olsa da benim zevkime göre tam benlik. ;)
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
8/10
·144 syf.··
2021 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 23:01
İlksöz: Avcıyken av olmak. Bazen kendimizle başbaşa kalmak isteriz. Aslında çoğunlukla kendimizi unuttuğumuz o hayat koşturmacasında gerekli de bu. Dış dünyayla ilişkiyi azaltıp iç dünyamızın ücra köşelerine yol aldığımız bu serüvende hayatımızdaki her şeyi ayırt etmeden önümüze koyarız. İlişkilerimizi, işimizi, yaşamımızı, yanlışlarımızı, doğrularımızı, sağlığımızı, hayallerimizi... Bir bakıma bir öz değerlendirme yaparız kendimizle, hayatımızla ilgili. Çoğunlukla da bu değerlendirme bizde etkiler bırakır ki sonrasında başka biri oluruz. Kahramanımız Edgardo Limentani, bir pazar sabahı erkenden uyanır, önceden planlanan bir doğa buluşması ve av planı vardır. Ama sabah yataktan kalkma ile başlayan hikâye kademe kademe Edgardo'nun kendi iç sorgulamaları ile şekillenir. Evde başlayan sorgulamalar av yerine varıncaya kadar geçen yol üzerinde de sürer, uğramak zorunda kaldığı mekanlar ve orada karşılaştığı kişilerle çeşitlenip geçmişe yelken açar, av sırasında derinleşir, dönüş yolunda davranışsal tepkiler doğurur. Yaşadıkları ve düşündükleri ile sancılar çeken bir insana dönüşür. Bassani'nin önceki romanlarından farklı olarak hikâye sabah başlar akşam biter. Yine öncekilerden farklı olarak Bassani'nin anıları değil de bu kez yarattığı farklı bir karakter vardır başrolde. Bir başrolü kaybeden de Ferrera'dır. Gerçi sabah Ferrera'da uyanırız ama av için Po nehrine kadar uzanırız. Ama değişmeyen Bassani'nin o sinematografik aktarımıdır, tüm ayrıntıları ile yolculuk sırasındaki bütün güzellikler gözünüzde canlanır. Bassani'nin anlatımı bana bir sakinlik, dinginlik veriyor, bir iç huzuru duyuyorum sanki. Bunu sağlayan birkaç yazardan biri (şimdilik). Balıkçıl da bu huzuru biraz da iç huzurdaki sorgulamalarla yaptı bu kez. Dediğim gibi bildik Bassani'den farklı. O nedenle
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
Varoluşsal hoşnutsuzluğun romanı
7/10
·144 syf.··
2023 35. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 04:54
Hayat karşısındaki sağır korkunun ve iğrenmenin yavaş ve engel tanımaz yükselişinin romanı, yazıyordu arka kapağında ve ben de İtalyan edebiyatının büyük isminin son romanı olduğu ve de birkaç dakikayı kaleme almak isteyen benim için bu yazılmış bir günün iyi bir tecrübe olacağına inandığım için, alıp okudum. Öncelikle 1947 kışının sisli bir gününde burjuva avukat Limentani'nin sabahtan akşama geçirdiği bir günü, en ince ayrıntısına kadar adeta sinematografik dille betimleyen Bassani'nin; pek çok eserinin filme çekilmiş olduğuna, Altın Ayı ve Oscar kazandığına bu eserden sonra kolay inanıyor insan. Zira hem senaryo hem de tiyatro hocalığı da yapmış ve bu kitapta da incelikle tasvir ettiği ünlü Ferrara yahudilerinden bir burjuva ailenin oğlu olunca, daha da! Artı olarak, 2.dünya savaşında geçirdiği zor günlerin ardından özellikle Faşist ve komünist sorgularını güzel bir dille anlatabilmiş olması da tabii. Ünlü Ulysses gibi bir kaç saati anlatan eser; Varoluşcu kalın çizgileri, köylü/zengin sınıf ayrımları, açıklıkla eleştirilen Nazizm, Faşizm ve Komünizm sistem sorguları ile belirli ilgiyi hakediyor doğrusu. Avladığı bir balıkçılın doldurulması teklif edilen karakter, hayvanın olabileceği o durumunda zamana karşı meydan okumayı yani kusursuzluğu keşfeder, ölüme başkaldıran bir sağlık simgesi olarak görür. Bir tür saplantı ya da acı sonrası, hayatı Boşluk ve Hiçlik olarak algılar, öldüğünü hayal eder ve içini mutluluk kaplar, intihar etmeyi düşünür. Bir kaç saatte insanın başına neler gelebildiģi veya düşünebildiğini merak edenlere, neredeyse tüm edebi sanatlar içeren bu eser tavsiye edilebilir. Sinema gösteriminin bu zenginliği veremeyeceği fikrindeyim, sonsuz boyutlu edebiyattan başka hiç bir şeyin! Başyapıtı #finzicontininbahçesi eserine ara vererek geçeceğim.
Varoluşçuluk
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma
8/10
·144 syf.·
2021 37. kitabı
Bassaninin okuduğum ikinci kitabı. Detaylarla donatılmış, bir günlük psikolojik hikaye. Ben mi anlamadım yazar mı çok derin bir şeyler anlatmış orası muamma. Ama betimlemelerden yazarın kahramanının iç yolculuğunun karmaşası insanı, kitap bitince hayal kırıklığına uğratıyor. Yazar, kitaba ismini verdiği balıkçıldan sadece 1 sayfa bahsetmiş, onun dışında balıkçıldan eser yok. Ama o 1 sayfa yazarın kahramanını ölüm düşüncesine götürüşü de ayrıca çok ilginç. Hayvanların öldürülüp içlerini doldurulması olayından ölümsüzlüğü çıkaracak kadar yazarın bunalımda olduğunu düşünüyorum. Zira neredeyse kitapta kendisi öldükten sonra ya da kendisini öldürdükten sonra içinin doldurulup süs eşyası diye sonsuza dek yaşamayı isteyecek. Betimlemeler çok yoğun. Nerdeyse bir film izler gibi. Yazarın son kitabı olan bu eserin varoluştan, nazizime, ordan komünizme, ordan dine, dinden aile yapısına ordan da ölüm isteğine.
BalıkçılGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201761 okunma

Yazar Hakkında

Giorgio BassaniYazar · 7 kitap
Giorgio Bassani (Bologna, 1916-Roma, 2000) İtalyan şair, romancı, senaryo yazarı ve çevirmen. Varlıklı Ferrara Yahudilerinden bir ailenin üç evladından ilkidir. Çocukluğunu ve ilkgençliğini Ferrara’da geçirdi. Bologna Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden 1939’da mezun olmayı başardı. Ancak ertesi yıl, savaş başlamışken yayımlanan ilk yapıtı “Una città di pianura”ya [Bir Ova Kenti] kendi adını koyamadı. O arada resmî okullara gitme­leri yasaklanan Yahudi öğrencilere özel İtalyanca ve tarih öğretmeni olarak çalışmaya başlamışken, 1943’te faşizme karşıt gizli siyasal etkinliklerinden ötürü tutuklanarak birkaç ay süreyle hapsedildi. Ecelin elinden kıl payı kurtulup özgürlüğüne kavuştuktan sonra hayatının yeni bir dönemi başladı. Evlendi, Ferrara’dan uzaklaştı, kısa bir süre Floransa’da kaldıktan sonra, ordularıyla yarımadaya çıkarma yapan müttefiklerin zaferi üzerine Roma’ya yerleşti, ömrünün sonuna değin orada etkin bir aydın ve yazar olarak çeşitli çalışmalar yaptı. 1944 ve 1947’de şiirleri, 1953’te “Passeggiata prima di cena” [Akşam Yemeğinden Önce Gezinti], 1955’te “Gli ultimi anni di Clelia Trotti” [Clelia Trotti’nin Son Yılları] romanları yayımlandı; İtalya’nın savaş sonrası kültürüne büyük katkıları olan ünlü “Botteghe Oscure” dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi, aralarında Antonioni de bulunan yönetmenlerin filmlerinin senaryolarında çalıştı. 1955’te İtalya’nın tarihsel ve kültürel mirasını korumayı amaçlayan “Italia Nostra” derneğini kurdu, ertesi yıl yayım­ladığı “Cinque storie ferraresi” [Beş Ferrara Öyküsü] ile Strega Ödülü’nü kazandı. 1957’de “Silvio D’Amico Ulusal Dram Sanatı Akademisi”nde on yıl sürdüreceği tiyatro tarihi hocalığına başladı. 1958’de sonradan Ferrara Çevrimi’nde yer alacak ve beyazperdeye aktarılacak olan “Gli occhiali d’oro” [Altın Gözlük] romanı yayımlandı. Bassani o arada İtalya’nın önde gelen Feltrinelli Yayınevi’nin danışmanlığını ve yayın yönetmenliğini yapmakta, yanı sıra ülkenin en nitelikli dergi ve gazetelerinde yazıları basılmaktadır. 1962’de “Finzi Contini’lerin Bahçesi” ile yazarlığının doruk noktasına erişti. Büyük beğeni toplayan roman 1971’de Vittorio de Sica’nın yönetiminde beyazperdeye aktarıldı. Film, ülkesinde Davide di Donatello, Berlin’de Altın Ayı ödülleriyle, ertesi yıl ABD’de Yabancı Film Oscarı’nı almışsa da, Bassani –beğendiği, ancak kitapta yer almaksızın eklenen son sahneler dışında– çekinceli karşıladı, mesafesini hep korudu. Daha sonraki yıllar­da Bassani yurtdışında, özellikle de Fransa’da ün kazandı, 1971’de Légion d’Honneur nişanına layık görüldü. Bazı ABD ve Kanada üniversitelerinde dersler verdi. 1968’de Campiello, 1987’de Pirandello ödüllerinden sonra, 1992’de Feltrinelli Ödülü ile bütün uğraşı değerlendirildi.