Yaklaşık 100 yıl önce Amerika'da fikir dünyasının mimarlarından bilim adamına ait kitap. Kitapta yer alan fikirlerin günümüze Işık tuttuğunu düşünüyorum. Toplumun düzelmesi için çok mükemmel öneriler içeren bir kitap. Kişisel gelişim kitaplarına kaynaklık yapan muhteşem bir eser. Hararetle tavsiye ediyorum.
fizyoloji alanın da Nobel almış Alexis Carrel ahlak din gibi konulara çok değinir.Hayatın temel prensipleri arasına Tanrı yı koyar. Felsefe ve diğer disiplinleri bilmesi ile daha ilgi çekici hal alıyor sözleri. Okurken kitabın ismi aforizmalar olması gerektiğini düşündüm çünkü başarı hikayeleri anlatmayor hem bilimsel hem sosyolojik olarak çok güzel alıntılar sarf ediyor.
Bitsin diye zorla okuduğunuz, kişisel gelişimden çok felsefe ağırlıklı ve pek katkısı olmadığını düşündüğüm bir kitap.
Okuma listesine ekleyecekler kişisel gelişim olarak düşünmesin.
17. yüzyıldan seslenmişti birisi "Neden böyle önemli konuları araştıran inceleyen birileri yok!" diye.
20. yüzyıldan sesleniyor Alexis Carrel; "ben varım" diye hisseme düşen kadarıyla.
Alexis Carrel herkesin kabul kabul etmek zorunluluğunda olduğu seviyede çok ünlü bir tıp hekimidir. Lakin tanınırlığını tıp alanında yaptıklarından ziyade deneme metinlerinden elde etmiştir, diyebiliriz. En azından bizim coğrafyamızda.
Bu eserinin gündeminde 20. yüzyılın "sefil" insanını var. Hayatta bütün değerli arayışlarını terketmiş ve zevk tünellerden peşi sıra geçerken kendini zehirleyip körelten insanı işaret ediyor Carrell; peşinde gelecek olanı da kurtarabilme vaadiyle.
20. yüzyıl Avrupası'nda da insan ne yazık ki ikiye ayrılarak inceleniyor: Bedeni ve ruhu açısından. Alexis Carrel'in belki en önemli önerisi gelin "bu insanı bir birleştirelim ve ondan sonra yolumuza bakalım" demektir. Dönemin okullarını da şöyle eleştiriyor Carrel: "Sadece entellektüel donanım kazandıracak ve hayatta pratik karşılığı olmayan şu bilgileri sıralamayı ve çocuklara bunları yüklemeyi bir bırakalım". Ve Carrel'in ideal dünyasında "bence de olması gerektiği gibi" maneviyat vardır; Allah'a götüren yollar vardır. Bunlarsız "tam" bir eğitim gerçekleştirilemez. Hatta Allah'a doğru yönelişin olmadığını bir hayat da yaşanamaz kendisi için.
Carrel'in ıslah çalışmalarında temel hedeflerinden birisi de "aile" dir. Ailenin kötü alışkanlıklardan uzak durarak zihni açık ve berrak tutmak gibi bir sorumluluğu vardır. Sigara, alkol, radyo ve televizyon gibi zaman çalan aygıtlardan ya da boş işlerden uzak durulması gerekmektedir. Aile'nin en önemli işi neslin devamını sağlamaktır, özellikle kadının. Nesli sağlamak sadece biyolojik bir işi tamamlamaktan ziyade bir talim ve terbiye de barındırıyor tabi ki. Bunun
Alexis Carrel, 1873 doğumlu Fransız bir doktor ve düşünür.
Okuduğum baskı kendisinin 3 eserini içeriyor; Başarının Sırları, Yarınlara Doğru ve Dua.
Başarının Sırları benim için oldukça faydalı bir okuma deneyimi oldu. Genel hayat olarak çok güzel fikirler içeriyor. Örnek bir alıntı:
"Modern toplumun muazzam çoğunluğu sadece kendi keyfince yaşamak istiyor. Bu çoğunluk, teknolojinin büyük hamleler sonunda ona sunabildiği kolaylıklarla sarhoş olmuş durumdadır. Modern medeniyetin sağladığı imtiyazların hiç birinden vazgeçmek istemiyor. Bir derenin suyu nasıl hiç durmadan bir göle, çölün kumlarına veya bataklıklara doğru akarak yok oluyorsa, hayat da arzularımızın yokuşunda öyle akıyor." Sayfa 32
Yarınlara Doğru ise daha çok akademik bir dil ile yazılmış. Bu bölüm biraz zorlayıcı.
Dua ise Peyami Safa'nın bu kitap ile ilgili yazdığı bir makale ile başlıyor, 30 sayfa civarında fakat oldukça etkili bir metin. Bu bölümden önemli bir alıntı:
"Basit ve sade insanlar, Allah'ı güneşin harareti ve bir çiçeğin kokusu gibi tabii olarak hissederler. Fakat, sevmesini bilene, cok yakın olan Allah, aklı ile anlamak isteyene de o kadar uzaktır, gizlidir. Onu anlatmak icabettiği zaman, söz ve fikir âciz kalır. İşte, bunun içindir ki, dua, en yüksek ifadesini, zekānın karanlık gecesine doğru atılan bir aşk hamlesinde bulmaktadır." Sayfa 443
Alexis Carrer'in en önemli özelliği onun hem madde dünyasında hem de ruhi, manevi dünya da hakikati arayan bir düşünür olması diyebilirim.
Herkese faydalı okumalar dilerim.
Alexis Carrel, (1873-1944) ünlü Fransız cerrah ve fizyolog. 1912 yılında Nobel Ödülü kazandı.
Hayatı
28 Haziran 1873'de, Fransa'nın Lyon kentinde doğan Alexis Carrel çocukluğunda önceleri annesi tarafından evde eğitilmiştir. Bir işadamı olan babası o daha bir çocukken ölmüştür. Lyon'da eğitim hayatına devam etmiştir. 1904 yılında ABD, Chicago'ya gidene kadar Lyon kentinde hem üniversitede (Lyon Üniversitesi) hem de hastanede çalışmıştır. 1906'ya kadar Chicago Üniversitesi'nde çalışmış, 1906 yılında ise Rockefeller Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü'nün bir üyesi olarak araştırmalarına burada devam etti. 1912'de tam üye olduğu bu kurumda ona Nobel Ödülü'nü kazandıracak olan araştırma ve deneylerin çoğunu yaptı. Hayatı boyunca yaptığı araştırmaların çoğu transplantasyon ve göğüs cerrahisi (torasik cerrahi) üzerinedir. Özellikle transplantasyon üzerine yaptığı deneyler o dönemler için devrim niteliğindedir.
I. Dünya Savaşı sırasında Fransız ordusunda görev aldı. Savaş döneminde yaralı askerler üzerine yeni tedavi çeşitleri geliştirilmesinde de katkıları olmuştur. Savaş sonrasında özellile fizyoloji dalındaki çalışmalarına devam etti. Doku kültürü üzerine birçok başarıya imza attı. II. Dünya Savaşı'nda Fransa'da bazı görevler aldıktan sonra, 5 Kasım 1944'te Paris'te öldü. Bilimadamı kişiliğinin yanı sıra birçok başarılı kitap yazmıştır.
Carrel, batı dünyasının dine yabancılaşmasından büyük rahatsızlık duyar."Dua " isimli eserinde bunları dile getiririrken "dini insan hayatından çıkarırsan her şey mübah olur" diye etkin bir dil kullanır. Ona göre dua "aşk ve yoksulluktur".