Tanzimat dönemi yazarlarından Süleyman Nazif bu kitabında Osmanlı Devletinin son dönem savaşlarındaki kahramanlıkları ve düşmanlıkları kaleme almış. Plevne , Trablusgarp ve Çanakkale savaşlarının görünmeyen kahramanlarını şahitlerinden dinledikleri gibi anlatmış. İtalya , Rusya ve İngiltere gibi ülkelerin Osmanlı düşmanlıklarınıda yoğun bir şekilde eleştirmiş. Özellikle Rusya'ya sağlam giydirmiş. Güzel kitap. Milliyetçilik duygusunun yoğun hissedildiği bir kitap.
Batarya ile AteşSüleyman Nazif · Kapra Yayıncılık · 2021117 okunma
Süleyman Nazif 'in gazetede çıkarttığı yazıların toplandığı bir kitap.
Süleyman Nazif 'in yazdığı yazılardan vatan-millet sevdalısı mı yoksa şu an da bolca bulunan kraldan çok kralcı olan yalakalardan mı çözemedim. Okudukça ikilemim büyüdü. Tek tek okusaydım belki bu kadar samimiyetsiz gelmeyebilirdi ve zamanla sindirebilirdim (hoş neyi sindirmedik ki zamanla....) ama art arda aynı konu üzerinde yüksek perdeden yazılan yazıları artık hazmedemiyorum sanırım.
Yatırım tavsiyesi olabilir.
" MOSKOF HAYRANLIĞI ve SÜLEYMAN NAZİF
Eskiden milliyetçi muhafazakar kesimde hiç RUS hayranlığı yoktu. Tayyipgiller ile birlikte tuhaf bir MOSKOF hayranlığı başladı.
Nasıl bir dönem İzmir'in işgali sırasında karaya çıkan Yunan ordusunu alkışlayanlar olmuşsa bu ülkede, bugün Rus ordusu çıkartma yapsa, ellerinde Rus bayraklarıyla işgalcilere alkış tutacak AKPMHP gillerden milyonlar oluştu.
Büyük Türk milliyetçisi Süleyman Nazif in makalelerinden oluşan "Batarya ile Ateş" isimli 1915 tarihli bir kitap vardır. Anımsadığım kadarıyla bu kitap 1960 lı yılların sonuna doğru latin harfleriyle basıldı. Bugün milliyetçiyim müslümanım diye geçinenlerin hiçbiri ne Süleyman Nazif'in adını ne de bu kitabı duymamıştır.
Süleyman Nazif'in bu kitabının ana fikri olduğunu düşündüğüm şu sözü çok önemli;
"Moskof’un barışı aldatıcı, sessizliği sinsi, ortaklığı hain, yardımı önemsizdir."
Şimdi bana bunlar tarih oldu, geride kaldı diyebilecek hıyarlara şunu söylerim; kültürel kodlar değişmez, öyle beş altı asır geçmeden bu kodlar silinmez.
Elbette ırkçı değilim ya da Rus düşmanı değilim; Ruslar ülkemize yatırım yapsın, turist göndersin, ticari partnerimiz olsunlar. Ancak onlardan yardım alıp, bu ülkede Rus hayran kitlesi oluşturmak en önemli hainliklerden biridir. Şaşkınlık içindeyim, Tayyipçilik üzerinden MOSKOFÇULUK almış başını gitmiş, üstelik bu moskofçuluk, "milliyetçiyim müslümanım" diyen kitle içinde yaygınlaşıyor.
Sevgili şaşkınlar, şu MOSKOF düşkünlüğünüzü yeniden gözden geçirin. Yıllar öncesinden kültürel kodları çok iyi çözmüş Süleyman Nazif'in bu eserini bir kez olsun okuyun.
"Bu diyarın doğusunda kuzeyinde bir avuç toprak bulunmaz ki, Türkün Moskof eliyle dökülmüş mübarek kanını içmiş olmasın." (Süleyman Nazif )
SON NOT: Bahsettiğim kitap en son Ötüken
Batarya ile AteşSüleyman Nazif · Ötüken Neşriyat · 2021117 okunma
Kişilerle ilgili gereken bilgilere yer verilmemiş, daha çok rahmet okumakta geçiştirilmiş bir kitap. Tarih kitabı mı okuyorsunuz din kitabı mı belli değil!
"Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan efrâd ve akvâmın hiçbirini unutma Türk oğlu! Unutma ve affetme!" . Sözleriyle başlayan Süleyman Nazıf bey’in eserini ilgiyle okudum. Öncelikle Süleyman Nazif bey bu eseri şehitlere ve onların çocuklarına ithaf ediliyor. Eser Osmanlı - Rus harbi, Trablusgarp, Balkan harbi ve Çanakkale savaşı sırasında Türk ordusunun ve Türk milletinin ruh halini sert ama bir o kadar da samimi bir dille ifade ediyor. Okunması ve nesilden nesile aktarılması gereken bir eser.
Batarya ile AteşSüleyman Nazif · Ötüken Neşriyat · 2021117 okunma
Batarya ile Ateş, Süleyman Nazif'in 1915'e kadar yayınlanan köşe yazılarından bir derleme.
Köşe yazıları milli bir bilinç ve vatan sevgisi temalı. Kitabın tamamında bu duygu hakim. Başta kahramanlık hikayelerine yer veriyor. Sonra Trablusgarp işgali ve İtalyanlara geniş yer ayrılmış. Avrupalıları alenen iki yüzlülükle suçluyor. Avrupalıların suyuna gidip "biz medenileşmedik, ondan böyle" diyenlere de ağzının payını veriyor.
Kitabın tek olumsuz özelliği, çok dağınık olması. Ders almak için okunacak kitaplardan.
Süleyman Nazif'in Batarya ile Ateş eserini ilgiyle ve beğenerek okudum. Eserde Balkanlarda yaşanan gelişmelerden ve Kafkasyada Rusya ile yaşanan çatışmalardan bahsedilmiş. Özellikle Rusya'nın Osmanlı Devletine karşı son yüzyılda yapmış olduğu saldırılar, vermiş olduğu zararlar ve bu zararların topluma yansıması ele alınarak çıkarımlarda bulunulmuş. Şeyh Şamil, Süleyman Paşa, Gazi Osman Paşa, Karâni Bey, Ali Çavuş ve Albay Yunus Bey gibi tarihimizin bilinen veya karanlık sayfalarında kaybolan değerlerimize yer verilerek yeniden yaşatılması ve unutturulmaması amaçlanmış. Zaten yazar da bunu ifade ediyor. Yine tarihimizin mühim meseleleri kaleme alınarak çekilen cefalar dile getirilmiş ve perde arkasında yaşananlar ifade edilmeye çalışılmış. Girit Meselesi, Trablusgarpın İşgali, Çanakkale Muharebeleri hakkında da bilgiler verilmiş. Eserin en mühim yanı yaşananları unutturmamayı ve zamanı gelince rövanşı almayı savunması, okuyucuyu yönlendirmeye çalışması. Eserin olumsuz yönüne gelecek olursak padişah Vahdettin hakkındaki eleştirilerinde çok ağır ithamlara yer vermesi ve bunu yaparken herhangi bir kaynak veya belge belirtmemesi.
Süleyman Nazif (29 Ocak 1870, Diyarbakır – 4 Ocak 1927, İstanbul), Osmanlı İmparatorluğu ve erken Cumhuriyet döneminin Türk aydın, şair, yazarı ve devlet adamıdır.
Gördügü özel ögrenimle Farsça, Arapça ve Fransızca öğrendi. Diyarbakır Vilayet Matbaası Müdürlügü ve Diyarbakır Gazetesinin baş yazarlığını yaptı. II. Abdulhamit yönetiminden kaçti. Paris´e gitti ve orada Mesveret gazetesini çikardı. Yurda dönüsünde 12 yıl Bursa´da zorunlu oturma cezasına çaptırıldı.
Mesrutiyet´ten sonra Basra, Kastamonu, Musul, Trabzon ve Bagdat valiliklerinde bulundu. 1915´te İstanbul´a yerleşerek Halk,Ileri,Hadisat gazetelerinde yazdı ;Halk´ın bas yazarlıgını yapti. Istanbul´un isgalini protesto amacıyla yazdıgı "Kara Bir Gün" yazısı ve aynı yönde verdigi konferanslar nedeniyle Malta´ya sürüldü.1922 de yeniden İstanbul´a yerlesti. Yasaminin sonuna değin burada kaldı. Resimli Gazetede çalıstı. Süleyman Nazif´in hayati 1894-1895´de Diyarbekir Vilayeti Salnamesi´ni hazırlaması ile baslar.1898 de Servet´i Fünun´da siirleri yayinlandi. Mesrutiyet Döneminde yazdıgı tarih,elestiri, anı türündeki yazılarıyla basarı kazandı..