Balkan Harbi Hatıraları

·
Okunma
·
Beğeni
·
499
Gösterim
Adı:
Balkan Harbi Hatıraları
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058800212
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
DBY Yayınları
Baskılar:
Balkan Savaşı Günlüğü
Balkan Harbi Hatıraları
Ömer Seyfettin Türk Edebiyatı tarihinde her şeyden önce hikâyeleriyle öne çıkmış bir kişiliktir. Bununla beraber o, hikâyelerinin yanında makale, deneme, eleştiri, fıkra, anı, tiyatro ve şiir türlerinde de eserler vermiştir. Bu yönleriyle tanıdığımız Ömer Seyfettin'in bir de esaret günleri söz konusudur. Şöyle ki:
Ömer Seyfettin, Aralık 1908 ile Ocak 1909 arasında, Selanik'teki Üçüncü Ordu'nun Nizamiye Taburu'na tayin edilmiştir. Burada eşkıya takip maksadıyla, birçok yerleşim merkezini gezmiş, Türk ve İslâm düşmanı komitecilerin Müslümanlara karşı yaptıkları pek vahşi ve son derece barbarlık örneği hâdiseleri yerinde müşahede etmiştir.
Savaşın toplum düzeninde meydana getirdiği sarsıntıları, acıları, yıkıntıları yakından gören ve yaşayan Ömer Seyfettin, Yanya Kalesi'nin savunmasında Yunanlılara esir düşmüş, önce farklı yerlerde tutulmuş, daha sonra Nafplion kasabasında yaklaşık bir yıl esir kalmıştır. Kitaptaki hatıraların bir kısmı da bu dönemi kapsamaktadır.
Çalışma dört bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde Ömer Seyfettin'in hayatı, sanatı, eserleri ve eserlerinde Balkanlar ile ilgili yazılar; ikinci bölümde, Balkan Harplerinin kısa tarihi; üçüncü bölümde, Ömer Seyfettin'in Balkan Harbi Hatıraları; son bölümde ise konuyu tamamlayıcı yazılar yer almaktadır. Son bölümde yer alan ilk iki yazı, Ömer Seyfettin'in İbrahim Alaattin Gövsa'ya ve Kenan Hulusi Koray'a anlatımlarından oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca, Ömer Seyfettin'in Balkan Harplerinde ve esareti döneminde Ali Canip Yöntem'e gönderdiği mektuplar da yer almaktadır.
80 syf.
Hikayenin orijinal ismi Ruzname'dir. Balkan Harbinde bulunan Ömer Seyfeddin'in otobiyografik unsurlar taşıyan bir hikayesidir. İbretliktir, şahanedir.
80 syf.
·Beğendi·10/10
MUHTEŞEM BİR GÜNLÜK 8 DEFA OKUDUM MUHTEŞEM BALKAN SAVAŞINI ÇOK AKICI BİR ŞEKİLDE ANLATIYOR. ÖMER SEYFETTİN RUHUN ŞAD OLSUN. ALLAH RAZI OLSUN İYİKİ YAZMIŞSIN
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Ömer Seyfettin okumak, görmediğin eski bir dostu yıllar sonra bulmak gibi oldu benim için...
Balkan harbi hatıraları, Ömer Seyfettin ' in Günlük biçiminde tuttuğu notlardan, mektuplardan oluşuyor. Teğmen rütbesiyle Manastır, Pirlepe, Yakorit gibi yerlerde vazifede, savaş sırasında yaşadıkları, askerlerin fiziki ve ruhsal durumu, çevresel gözlemleri, kendi hissiyatını ayrıntılarıyla anlatıyor.
Savaşın nasıl zor ve perişan edici olduğunu hissediyorsunuz. O kadar içten, filtresiz aktarıyor ki yaşananları. Ordunun ne kadar imkansız şartlarda olduğunu, Balkanların dondurucu soğuğunda, yetersiz fiziksel donanımla perişan olduklarını, çoğunlukla aç ve daha da önemlisi  stratejik kararlarda ne kadar eksik kaldıklarını, amaçsız ve çaresizce oradan oraya sürüklendikçe Rumeli'nin kaçınılmaz kaybına şahit oluyoruz.
" Kuvve-i maniye denilen şey külliyen iflas etti."
Ayrıca Yanya  Kalesi savunması esnasında Yunanlılara esir düşmüş ve bu esaret hayatı yaklaşık bir yıl sürmüş, yine bu süre içindeki hatıraları da başka bir bölümde toplanmış.
 
Son zamanlarda, duygusal olarak beni derinden etkileyen bir kitap oldu. Hepsi gerçek , hepsi bizim tarihimiz...
80 syf.
·Beğendi·10/10
tek kelimeyle bayıldım diyebilirim aynı günde 2 defa bitirdim savaş konularından dolayı belki bana daha çekici gelmiş olabilir ama bence çok güzel yazılmış sonuçta ömer seyfettinden bahsediyoruz, ben çok beğendim okuyun pişman olmazsınız.
216 syf.
·Puan vermedi
Balkan savaşı esnasında yaşanan olaylar sıradan bir askerin tuttuğu günlükler şeklinde okuyucuya aktarılmaktadır. Savaşın olumsuzlukları ve içinde bulunan insanların psikolojileri oldukça etkili bir biçimde anlatılmaktadır..
Ahali o kadar Türk düşmanı ki, belediye dairesine kartallı bayrakları çekmekle kalmayarak Redif dairesindeki al ve beyaz boyalı sancak direğinin rengini bile değiştirmişler. Kırmızı ve siyaha boyamışlar.
Milletçe en büyük özelliğimiz olan yenilgileri fazla gündeme getirmeme, ders çıkarmama özelliğimize en iyi örnek Balkan Harbi verilebilir. Oysa Balkan Harbi başarısız bir diplomasinin, siyasete bulaşmış bir ordunun, yapıcı değil yıkıcı muhalefetin bileşiminin nelere mal olacağına dair çok çarpıcı örnekler içerir.
Gustave Flaubert’in “Biz bir çöldeyiz, kimse kimseyi anlamıyor” dediğini hatırlarsın. Asıl bu çöl Fransa değil, Türkiye... Türkiye’de kimse kimseyi anlamıyor.
Yoldayız; Manastır’a doğru gidiyoruz. Yağmur yağıyor. Herkes mahzun mahzun yere bakıyor. Siyah çarşaflı bir kadın okuyor, üzerimize üflüyor.
Şimdi Otuz Sekizinci Alay’dan Şevket Efendi isminde bir yüzbaşının intihar ettiğini haber aldık.
Hemen herkes intihar etmek istiyor.

Yazık namusa bir kıymet ve ehemmiyet verenlere...
Rumeli eski şeklini alamaz. Artık Rumeli bir daha yapışmamak üzere Türk ilinden kopmuştur.
Sekiz sene evvel, mektepten yeni çıktığım vakit gezdiğim bu yerleri bir gün böyle kaçarak terk edeceğimiz hiç aklıma getirir miydim?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Balkan Harbi Hatıraları
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058800212
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
DBY Yayınları
Baskılar:
Balkan Savaşı Günlüğü
Balkan Harbi Hatıraları
Ömer Seyfettin Türk Edebiyatı tarihinde her şeyden önce hikâyeleriyle öne çıkmış bir kişiliktir. Bununla beraber o, hikâyelerinin yanında makale, deneme, eleştiri, fıkra, anı, tiyatro ve şiir türlerinde de eserler vermiştir. Bu yönleriyle tanıdığımız Ömer Seyfettin'in bir de esaret günleri söz konusudur. Şöyle ki:
Ömer Seyfettin, Aralık 1908 ile Ocak 1909 arasında, Selanik'teki Üçüncü Ordu'nun Nizamiye Taburu'na tayin edilmiştir. Burada eşkıya takip maksadıyla, birçok yerleşim merkezini gezmiş, Türk ve İslâm düşmanı komitecilerin Müslümanlara karşı yaptıkları pek vahşi ve son derece barbarlık örneği hâdiseleri yerinde müşahede etmiştir.
Savaşın toplum düzeninde meydana getirdiği sarsıntıları, acıları, yıkıntıları yakından gören ve yaşayan Ömer Seyfettin, Yanya Kalesi'nin savunmasında Yunanlılara esir düşmüş, önce farklı yerlerde tutulmuş, daha sonra Nafplion kasabasında yaklaşık bir yıl esir kalmıştır. Kitaptaki hatıraların bir kısmı da bu dönemi kapsamaktadır.
Çalışma dört bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde Ömer Seyfettin'in hayatı, sanatı, eserleri ve eserlerinde Balkanlar ile ilgili yazılar; ikinci bölümde, Balkan Harplerinin kısa tarihi; üçüncü bölümde, Ömer Seyfettin'in Balkan Harbi Hatıraları; son bölümde ise konuyu tamamlayıcı yazılar yer almaktadır. Son bölümde yer alan ilk iki yazı, Ömer Seyfettin'in İbrahim Alaattin Gövsa'ya ve Kenan Hulusi Koray'a anlatımlarından oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca, Ömer Seyfettin'in Balkan Harplerinde ve esareti döneminde Ali Canip Yöntem'e gönderdiği mektuplar da yer almaktadır.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • AHMEDLÍ9420
  • Sir Sinan Hitchcock
  • Serdar
  • Bey Böyrek
  • Dursun Yener
  • burak aşık
  • Soner ERKOL
  • Dr.Okur
  • Sezgi
  • Nuray Kirik

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0