Diğer iki kitapta olduğu gibi burada da yazar zamansal geçişlerle ilerletmişti kurguyu. Novella olması yüzünden olayları hızlı bağlama yöntemi okuru sürekli belli aralıklarda döndürmek olmuş. Mantıklı aslında.
Hannah, gittiği bir göreve talihsiz bir kaza geçiriyor ve kendisini kurtarmaya "nefret" ettiği adam geliyor. Sonrasında ilk tanışmalarından itibaren belli dönemlerde Ian ile olan sahnelerini, nefretin nedeni de dahil, hızlıca okuyoruz. -Bayağı hızlı.-
Çok güzeldi, gerçekten gerçekten çok çok güzeldi yahu. Bayıldım, bayıldım ben Ian'a aman pardon kitaba. Hannah'ya bir ara sinir olduğumu itiraf ediyorum ama sonradan akıllandı.
Ian çook tatlıydı. Hannah'yı her seferinde alttan alması, kibar kişiliği kalbimi yumuş yumuş yaptı.
Novella değilde uzun soluklu kurgular olarak okumayı isterdim. Liam, Erik ve Ian, üçü de kalbe zarar karakterdi. Mara, Sadie ve Hannah akademik dünyada ayakta kalmış, mühendislik alanında kendikerine yer etmiş üç tatlı kadındı.
Bu kitapta bütün karakterlerin ufacık sahnesini okumanın tadı da başkaydı.