Bin Beyaz Turna

Yasunari Kawabata
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
132
Basım Tarihi:
2005
İlk Yayın Tarihi:
1952
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Adı:
千羽鶴 [Senbazuru]
ISBN:
9789752933125
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·166 syf.··
2018 286. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2018 12:42
“Bin Beyaz Turna” yazarın savaş sonrası kitaplarından olup, Japonya’daki kuşak farklılığını irdeleyen romanlarından sadece bir tanesidir. Roman, yeni nesilin savaş sonrası dünyada kendilerine bir yer bulmaya çalıştığı ve savaşın yol açtığı travma ile mücadele ettiği bir mikroalem gibidir. Romanda babasının ölümünden dört yıl sonra babasının eski hayatına, onun anılarına, sevgililerine dönüş yapan, dünyadaki yerinden emin olamayan, bundan dolayı da kendine bir yer arayan Kikuji’nin hikâyesidir. Kikuji roman boyunca babasının ilk sevgilisi Chikako ile diğer sevgilisi Bayan Ota arasında kalır ve bu iki kadının çekişmelerinden en çok zarar gören kişi olur. Kitaptaki olaylar da bu üçlü arasında gidip gelir. Kawabata, kitapta uzun uzadıya anlattığı çay merasimlerini savaşın birey üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için bir metafor olarak kullanıyor. Çay merasimleri, kökleri antik çağa kadar uzanan Japon kültürünün en önemli unsurlarındandır. Ancak savaş sonrasında bu gelenek ayaklar altına alınacak bir seviyede değersizleşmiş, yozlaşmış ve ticari amaçlar için kullanılmaya başlanmıştır. Zaten yazar romandaki bu çay merasimlerinin eski gelenek ve göreneklerin sona erdiğini göstermek için de kullanıyor. Bir yandan da Kawabata burada geleneklere bağlı kalmadan savaşın getirdiği travmayı omuzlamanın mümkün olamayacağını dile getirmeye çalışıyor. İnsanın değişiklikler karşısında köklerinin sabit kalabilmesinin ancak geleneklere bağlı kalmakla mümkün olacağını vurguluyor da olabilir. Çünkü savaşın şoku gençlerde bir kültürel amneziye yol açmıştır. Kitaptaki karakterler aynı zamanda ölümü de kabullenmek ve bununla baş etmek zorundadırlar. Kikuji, hala babasının yasını tutar ve ölümünü kabullenememektedir. Bundan dolayı Kikuji insanlarla ve dış dünyayla olan duygusal
Edebiyat
Bin Beyaz TurnaYasunari Kawabata · Doğan Kitap · 200580 okunma
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2015 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2015 00:00
“Bin Beyaz Turna”nın en ilginç kısımları çay törenleri ile ilgili kısımlardır. Çay seromonileri Japon kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Kavabata romanında çay töreninin tüm ayrıntılıranı büyük bir incelikle anlatmıştır. Yazar nesnelere mesela bir şino vazosuna bile anlam yüklemiştir. Hatta romanın bir yerinde Kikiji fincanların ölmüş anne ve babanın ruhlarını taşıdığını söylüyor. Yazar romanda oldukça yalın, basit bir dil kullamıştır.Dilinde süslü cümlelere pek rastlanmayan Kavabata eserlerinde Japon kültürünü, doğanın güzelliğini, saflığını incelikli bir şekilde yansıtmıştır. Özellikle Japon kültürü ile ilgilenenler için Yasunari Kavabata`nın eserleri sağlam bir kaynak olabilir. Japon kültürünü ve edebiyatını sevenlerin keyifle okuyacağı bir roman “Bin Beyaz Turna”. Mutlaka okuyun ve Kavabata`nın melankolik dünyası ile siz de tanışın derim.
Bin Beyaz TurnaYasunari Kawabata · Doğan Kitap · 200580 okunma
Bakarsan binalar bile konuşur.
8/10
·132 syf.··
2019 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2019 21:37
Her objenin bir anlamı bir değeri vardır. İnsanın değer yargıları Al gülüm Ver gülüm olmamalı. Bazen değerlerimizi karşılık beklemeden göstermeliyiz. Bir kağıt parçası kimine göre değerliyken kiminede altın bir saat değerlidir. Sen nasıl bakarsan öyledir.
Bin Beyaz TurnaYasunari Kawabata · Doğan Kitap · 200580 okunma
GünahHiçKaybolmaz AcıylaÜzüntüZamanlaGeçer
8/10
·166 syf.·
2023 62. kitabı
"""...Kimi insanlara ne kadar yakınlık duyuluyor, ne kadar sevgi besleniyorsa, onları gözünde canlandırmak da o kadar zor oluyordu, ve herhangi birşey nekadar çirkinse, belleğe de o kadar pürüzsüz yerleşiyordu...""" Nobel Edebiyat Ödüllü Yasunari Kawabata Japonya'nın savaş sonrası en büyük romancılarından biri olup, "Bin Beyaz Turna"da karakterlerinin tutkularının vahşiliğini zar zor gizleyen, kendini kısıtlamayla, Kikuji'nin ve ölmüş babasının metresinin rakibi Bayan Oota ile katıldığı çay partisinin parlak öyküsünü anlatır. Babası­nın ölümünden sonra Kikuji babasının dünyasının içine çekilir ve bir yandan babasının metresi Bayan Oota ile yakınlaşırken diğer yandan babasının reddedilmiş aşığı Hikako tarafından kontrol edilir. Ebeveynlerinin ölümünün ardından geleneksel bir çay törenine katılan Kikuji, babasının eski metresi Bayan Oota ile karşılaşır. İlk başta Kikuji, onun kaba doğası karşısında dehşete düşer, ancak çok geçmeden tutkuya yenik düşer - trajik ve öngörülemeyen sonuçları olan bir tutku, sadece iki sevgili için değil, aynı zamanda Bayan Oota'nın Kikuji'nin yakın ilgi duyduğu kızı için de genişler ve kadınları aracılığıyla babasının anısını yeniden yaşarken Kikuji, her ne kadar bulunması zor bir kız ve Bayan Oota'nın kızı olası eşler olarak dursa da kendisi için genç bir kadın seçmeyi reddeder, bu durum içinde acı ve yıkım getirecek bir ilişkiye - çekilir. Temiz ve kirli, arzu ve tiksinti ara­sındaki çizgi, bu dünyada saflığı bulmak için sürdürü­len nafile bir arayışta sürekli olarak çizilir ve silinir. Ölüm!!!, kıskançlık ve çekicilik, her hareketin derin anlamlarla dolu olduğu hassas çay seremonisi sanatı etrafında toplanır ve böylece Yasunari Kawa­bata bu romanda, geleneksel Japon çay merasimi per­desi arkasında hassas bir cinsel ilişkiler ağı örer.
1001KitapOkumalarım
Bin Beyaz TurnaYasunari Kawabata · Cem Yayınevi · 196880 okunma
7/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Kikuyi, ölen babasının çay öğretmeni Bayan Kurimoto'nun davetiyle bir çay törenine katılır. Bayan Kurimoto'nun amacı, Kikuyi'yi kendisine uygun bulduğu öğrencilerinden biriyle, Yukiko ile tanıştırıp onların arasını yapmaktır. Fakat, Hikako bu törende babasının geçmişte ilişki yaşadığı Bayan Oota ve onun kızı Fumiko ile de karşılaşır. Üstelik babasının, Bayan Kurimoto ile de kısa bir ilişkisi olmuştur. Bundan sonra gelişen olaylar, Kikuyi'yi karmaşık bir ilişkiler ağının içine sürükler. Bin Beyaz Turna, farklı bir kültürü yansıtan farklı bir romandı. Okurken yer yer bu fark yüzünden kaçırdığım anlamlar olduğunu hissettim. Örneğin romanın adı, çay töreninde Yukiko'nun elinde taşıdığı kumaştaki turna deseninden geliyor ve bunun özel bir anlamı var mı bilmiyorum. Yine de bu kültürel mesafenin büyüleyici bir yanı vardı. Japonya'da çayın etrafında yüzyıllar boyunca incelikle biçimlenen tören, bana oldukça egzotik göründü: özenle seçilmiş kimonolar, çayın hazırlanması ve sunumuna dair incelikli kurallar, evde bu işe tahsis edilmiş ve ona uygun dekore edilmiş "çay odası" denilen ayrı bir oda olması, bazıları yüzlerce yıldır muhafaza edilmiş olan porselenler ve diğer törensel eşyalar... Kavabata'nın ustalığı ise, böylesine farklı ve özel bir kültürün çevresinde yasak aşk, geçmişin yükü, beklenmedik ölüm, hayatın ve güzelliğin geçiciliği gibi evrensel temaları işleyebilmesinde ortaya çıkıyor. Nobel ödüllü bir yazardan farklı bir okuma arıyorsanız bu roman size göre.
Bin Beyaz TurnaYasunari Kawabata · Cem Yayınevi · 196880 okunma
6/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 284. kitabı
Hekayəni əslinə qalsa, sevmədim.:d Ümumiyyətlə, yapon ədəbiyyatını sevə bilmirəm. Nə klassikalarını, nə modern ədiblərini. Digər bütün nümunələrdə olduğu kimi, bu əsərdə də problematik düşüncə, problematik xarakter və basdırılmış cinsi arzular özünü göstərirdi.:) Dümdüz toxic münasibət və ya smut səhnə yazılsa, min qat hörmətli idi.:d Qısa giriş versəm, 4 il öncə atası və anası vəfat etmiş Kikudzi adlı gənc uzun müddətdir, toplumdan, çay mərasimlərindən uzaq gəzir. Bir gün ailəsinin köhnə köməkçisi olan qadın israrla onu məclisə dəvət edir ki, bir qızla tanış edib evləndirsin. Bu köməkçi əslində əvvəllər atasının qısamüddətlik məşuqəsi olub. Kikudzi getdiyi mərasimdə atasının iki köhnə sevgilisi, onlardan birinin qız övladı və baxıb fikir deməsi gərəkən gəlin namizədi arasında türklər demiş, bocalayır. Keçmişin kədərli xatirələri və basdırılmış qəzəb üzə çıxır. Zamanla da Kikudzi saf, "doğru" sevgi ilə qadağan edilmiş, kirli sevgi arasında get-gələ düşür... Dediyim kimi biri xaric, heç bir personaj mənə yapışmadı, hərəkətlərinin "gerekçeleri" inandırıcı gəlmədi. Ancaq hər şeyə rəğmən yapon adət-ənənələri barədəki hissələr çox xoş idi. Bir neçə çox soft, xoş səhnə var idi. (Mən hazırda çapda olmayan tərcümədən oxumuşam, ona görə indi paylaşa bilmirəm müvafiq sitatları.) Sona yaxın qəribə bir kədər hiss etdim. Tam olaraq, nəyə, kimə, hansı hadisəyə yönəlik olduğunu heç özüm də bilmirəm. Eynən, Kikudzinin əsər boyu yaşadığı o bilinməzliyi, kədəri duydum. Yazıçı bunu bacara bilibsə, demək ki, haradasa mənim başa düşmədiyim bir yazıçılıq sirri, qabiliyyəti var.") Əsəri tövsiyə edərəmmi... İndiyə qədər heç yapon - şərq klassikası oxumamısınızsa, bu kitabla başlamayın. Sıxıntıdan ölərsiniz, obrazlardan nifrət edərsiniz və bir daha heç vaxt bu kateqoriyaya müraciət
Bin Beyaz TurnaYasunari Kawabata · Doğan Kitap · 200580 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Yasunari KawabataYazar · 11 kitap
Yasunari Kavabata (Japonca: 川端 康成; d. 14 Haziran 1899 - ö. 16 Nisan 1972) önemli Japon romancılarından. Onun duygu yüklü düz yazı tarzı Japonya'ya ilk Nobel Edebiyat ödülünü getirmişti. Önemli eserlerinden bazıları İzu Dansözü (1926) ve Kardan Ülke (1934)'dir. Kavabata Osaka'da doğdu ve iki yaşında yetim kaldığından büyükbaba ve büyükannesi yanında yaşadı. Teyzesi tarafından büyütülen bir kızkardeşi vardı. Kavabata'nın büyükannesi, o yedi yaşındayken öldü ve büyükbabası da, o on beş yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Ebeveynlerinin ölümünden beri sadece bir kez kızkardeşini gördü. Tüm akrabalarını yitirdikten sonra annesinin ailesi yanına taşındı. On sekiz yaşından önce Tokyo'ya gitti ve Tokyo İmparatorluk Üniversitesi yönetimi altındaki liseye kaydını yaptırdı. 1920'de liseyi bitirip Tokyo İmparatorluk Üniversitesinde okumaya başladı. Gazeteci olarak çalışmaya başladığında yazmaya da devam ediyordu. II. Dünya Savaşı'nın ateşli askeri ortamına katılmayı reddetti. Savaş ortamının etkileri yazılarında görülmektedir. Kavabata 1972'de gazla intihar etti. İntiharıyla ilgili pek çok gerekçe öne sürülmüştür. Bunlar arasında zayıf sağlığı, gayri meşru bir aşk hikayesi veya arkadaşı Yukio Mişima'nın intiharının üzerindeki etkisi gibi pek çok teori bulunmaktadır. Mişima'dan farklı olarak Kavabata ardında not bırakmadığı için intiharının tam nedeni gizli kalmaya devam etti. Karlar Ülkesi adlı kitabını 12 senede tamamladı. Eserleri The Dancing Girl of Izu (Izu no Odoriko 1926, İngilizce tercümeler 1997) Snow Country (Yukiguni, 1935-1937, 1947) The Master of Go (Meijin, 1951-4; İngilizce tercümesi 1972) Thousand Cranes (Senbazuru, 1949-52) The Sound of the Mountain ( Yama no Oto, 1949-54) The Lake Mizuumi, 1954) The House of Sleeping Beauties (1961) The Old Capital (Koto, 1962; English translation 1987, 2006) Palm-of-the-Hand Stories Beauty and Sadness (Utsukushisa to Kanashimi to, 1964) Türkçede Yasunari Kavabata Bin Beyaz Turna Go Ustası Kiyoto (Kiraz Çiçekleri) Karlar Ülkesi Uykuda Sevilen Kızlar