Bir Cesedin OtobiyografisiSigizmund Krjijanovski

·
Okunma
·
Beğeni
·
429
Gösterim
Adı:
Bir Cesedin Otobiyografisi
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
260
ISBN:
9786059115674
Kitabın türü:
Çeviri:
Göktuğ Börtlü
Yayınevi:
Aylak Adam
20. yy. Sovyet edebiyatının ayrıksı çocuğu Sigizmund Krjijanovski ilk defa Türkçede. Kurmacadan çok rüya günlüklerini anımsatan bu öyküler derlemesi yazarın uyku ile uyanıklık, gerçek ile gerçek dışı, yaşam ile ölüm arasındaki ezeli mücadelesini gözler önüne seriyor. Sıradan gerçekliğin, olağandışılığa nüfuz ettiği bu on bir öykü, okurlarımızı esaslı bir edebi yolculuğa davet ediyor.

"1920'lerin Sovyet yazarlarından olan Sigizmund Krjijanovski'nin yazdığı öykülerden oluşan Bir Cesedin Otobiyografisi, soyadının başındaki ünsüz harfler kadar olağanüstü."
-The New York Times Book Review-

"Krjijanovski sürekli Borges, Swift, Poe, Gogol, Beckett ve Kafka ile karşılaştırılıyor, fakat yazdığı öykülerin özünü aykırılıkla mantığın özel bir karışımı oluşturuyor."
-Natasha Randall, Bookforum-

"Krjijanovski'nin marazi biçimde kinayeli hayal gücü Edgar Allan Poe'nun fütürist rüyavari öyküleriyle, Stanislaw Lem'in savaş sonrası bilimsel kâbusları arasındaki kayıp bağı kuruyor… Fantastik öykülerin haşarı ustası."
-Bill Marx, The-
(Tanıtım Bülteninden)
Finallerin yaklaşmasından dolayı çok dolu ve yoğun bir kitap olduğu için geçici bir süre için kitabı yarım bırakıyorum. Bu kitabı okumaya niyetlenen olursa - okuduğum üç öyküden edindiğim izinden dolayı kesinlikle tavsiye ederim - kafanızın yoğun olmadığı zaman ve sindire sindire okumanızı tavsiye ederim. Farklı bakış açıları katacağını yürekten inandığım bir kitap.
Beklediğimden çok daha' sını bulduğum, nükteli, düşündürücü, hayret uyandırıcı kitaplar listesinde kendine güzel bir yer bulan yapıt.

Bir öyküden diğerine sıçrarken, cümlelerin içinden, kendinize, yaşanmışlığa ve yaşanabilecek şeylere dair (z)engin bir seçki ile karşılaşıyorsunuz. Fantasik ile gerçeği, öykü ile felsefe ve matematiği buluşturabilen nadir kitaplardan birisi.
...

Birçok insan ilişkileri yarı kararlıdır, buzun erimesiyle kaynama noktası arasında bir yerdedir; ilginç bir şekilde yarı kararlılık çok büyük bir direnç gösterir.
Gerçek aşk objesi daimi olarak değişir ve bugün birisi seni, ancak dünkü sana ihanet ederek sevebilir. S.56 -57

Herkes güneşin siyah noktalarla kaplı olduğunu biliyor. Ama kaç insan güneşin kendisinin, gezegenlere siyah ışınlar vuran siyah bir noktadan ibaret olduğunun farkında?
Gece, öğle vaktinde bile asla çekip gitmez: On binlerce gölgeye bölünüp burada, günün içinde saklanır; bir dulavratotu yaprağını kaldır, orada siyah bir tutam gece hemen köke gidiverir. Her yerde -kemerli geçitlerde, duvarlarda, yaprakların altında- ufak, siyah parçalara ayrılmış gece bekler.. S. 109

Ve daha nicesi..
Kapağına ve ismine bakıp -benim gibi- karanlık gotik öyküler bekliyorsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Felsefi öyküler ve bolca filozofun anıldığı bir kitap bu. Rusların ağdalı üslubuyla birleşince zor bir kitap oldu. Doğru zamanda okunan bir kitap değildi benim için.
İnsanlar, durmaksızın çalışma pahasına, birbirlerinden birbirleriyle olmama imkânını satın almak için yaşamlarını sürdürüyorlar.
Uzay, çok gençken de kafa yorardım, tuhaf bir şekilde çok büyük, hatta -yörüngeleri, yıldızları ve parabolleriyle- sonsuzluğa uzanıyor. Ama birisi çıkıp da uzayı sayı ve anlamlara indirgerse, o zaman kolaylıkla iki ya da üç rafa sığabiliyor.
Bu arkadaşlık (kendime genelde bu lüksü çok görürüm) kesilmedi. Deri şapkalı adam kitaplar için odama grldu. Görünüşe göre beninle, kitapların sahibiyle hiçbir işi yoktu. Bir kere bile kim olduğumu ya da ne yaptığımı sormadı. Ama kitaplarımı yalayıp yuttu. Başta ona daha basit şeyler verdim. Anlamaz, diye düşündüm. Hayır. Anlıyordu. Kendine göre bir yolu vardı, ama anlıyordu. Sonra ona daha zor kitaplar verdim. İkinci verdiklerimi iade ederken,kitapları ikiye ayırdı.
'Bunlar teğet, şunlar içimden geçti.'
kuş sürüsünün, toz perdesinin ötesinde,
yorgun güneş batar gökyüzünde,
unutulacaksam eğer,
tam şu an olsun yeter.
"Biz" ile beslenmemiş, minik canlısını sarmalayan anaç organizmaya göbekten bağlanmamış bir "ben", kendi olmaya başlayamaz...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Cesedin Otobiyografisi
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
260
ISBN:
9786059115674
Kitabın türü:
Çeviri:
Göktuğ Börtlü
Yayınevi:
Aylak Adam
20. yy. Sovyet edebiyatının ayrıksı çocuğu Sigizmund Krjijanovski ilk defa Türkçede. Kurmacadan çok rüya günlüklerini anımsatan bu öyküler derlemesi yazarın uyku ile uyanıklık, gerçek ile gerçek dışı, yaşam ile ölüm arasındaki ezeli mücadelesini gözler önüne seriyor. Sıradan gerçekliğin, olağandışılığa nüfuz ettiği bu on bir öykü, okurlarımızı esaslı bir edebi yolculuğa davet ediyor.

"1920'lerin Sovyet yazarlarından olan Sigizmund Krjijanovski'nin yazdığı öykülerden oluşan Bir Cesedin Otobiyografisi, soyadının başındaki ünsüz harfler kadar olağanüstü."
-The New York Times Book Review-

"Krjijanovski sürekli Borges, Swift, Poe, Gogol, Beckett ve Kafka ile karşılaştırılıyor, fakat yazdığı öykülerin özünü aykırılıkla mantığın özel bir karışımı oluşturuyor."
-Natasha Randall, Bookforum-

"Krjijanovski'nin marazi biçimde kinayeli hayal gücü Edgar Allan Poe'nun fütürist rüyavari öyküleriyle, Stanislaw Lem'in savaş sonrası bilimsel kâbusları arasındaki kayıp bağı kuruyor… Fantastik öykülerin haşarı ustası."
-Bill Marx, The-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • vovathecat
  • DeliBilge
  • Medyas
  • Ali Uğur Erşahin
  • ece duran
  • Hüseyin Düver
  • Songül Özcan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0