·
Okunma
·
Beğeni
·
225
Gösterim
Adı:
Bizans Devleti Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
582
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751603487
Çeviri:
Fikret Işıltan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu
Roma devlet tarzı, Grek kültürü ve Hristiyan inancı Bizans gelişmesinin ana kaynaklarıdır. Bu unsurlardan birisi çıkarılsa Bizans'ın varlığı düşünülemez. Ancak Hellenist kültür ve Hristiyan dininin Roma devlet şekli ile bir sentez haline gelmesi bizim Bizans imparatorluğu olarak adlandırmaya alıştığımız tarihi teşekkülü meydana getirmiştir. Bu sentez Roma Devleti'nin ağırlık noktasının, krizler devri olan 3. yüzyılın gerektirdiği gibi doğuya kayması ile mümkün kılındı. Ağırlık noktasının bu yer değiştirişi imperium Romanum'um Hıristiyanlaştırılması ve yeni başşehrin Boğaziçi kenarında kurulması ile ifadesini buluyordu. Bu iki olay, Hıristiyanlığın zaferi ve devlet merkezinin kesin olarak Hellenize edilmiş Doğu'ya nakli Bizans devresinin başlangıcını ifade eder.
Bizans tarihi evvel emirde sadece Roma tarihinin yeni bir devresi ve Bizans Devleti eski Imperium Romanum'un sadece bir devamıdır. Bizans bilindiği gibi, bizim Bizans dediğimiz kişilerin bilmedikleri, daha sonraki devrin bir terimidir. Bunlar kendilerini her zaman bir Romalı olarak adlandırmış imparatorlarının Roma hükümdarı, eski Roma Caesar'larının halef ve mirasçıları saymışlardır. Devletleri yaşadığı sürece Roma adı onları büyülemiş ve Roma devlet geleneği onların siyasi düşünce ve iradelerine sonuna kadar hakim kalmıştır...
582 syf.
·109 günde·Beğendi·8/10
Ülkemizdeki Bizans Tarihi ile ilgili çevrilmiş kitapların en iyisi olarak hala yerini tutmaktadır.Eski bir eser olmasına nazaran yeni çevrilen Bizans ile ilgili kitaplar genelde bu eseri referans alırlar. Ders kitabı niteliğinde akademik muazzam eser..
Mezopotamya'dan Adriyatik'e kadar uzanan ve İstanbul ile, doğal merkezine sahip bulunan bir devlet vardı : Bizans imparatorluğunun yıkıntılarından yükselen, eski Bizans ülkelerini bir defa daha yüzyıllar boyunca bir devlet kuruluşu halinde birleştirmesini bilen Türk devleti.
Büyük Karl’ın imparatorluğunun kuruluşu siyaset dünyası için çok sonraları vuku bulan din dünyası içindeki kilise ayrılığı kadar her şeyi baştan başa değiştiren bir önem taşımıştır.O zamanki dünya için nasıl sadece tek hristiyan kilisesi mevcut olabilirse aynı zamanda sadece bir imparatorluk varolabilirdi.Büyük Karl’ın Papa tarafından imparator olarak taçlandırılması bütün düşünceleri alt üst etmiş ve Bizans menfaatlerine büyük ölçüde bir darbe vurmuştu.
800 yılından itibaren biri doğuda diğeri ise batıda olmak üzere iki imparatorluk mevcut olmuştur.Böylece oikumene birbirinden dil,kültür,siyaset ve din bakımından ayrı iki parçaya bölünmüştü.
İktisadi yönden mahvolup ağır borçlar altına girmiş ve imparatorluk memurlarının başına buyruk kötü niyetlerine savunmasız terkedilmiş olan köylü,kendisini kudretli bir büyük arazi sahibinin himayesine bırakıyor,sefalet ve acılarla dolu özgürlüğü bahasına kendisini himaye eden efendisinin köleliğini kabul ediyordu.Böylece 4.yüzyıldan 5.yüzyıla geçiş esnasında köylülerin toprağa bağlanmaları oluşumu bütün devlet içinde tamamlanmış görünmektedir.
Bir balkan eyaletinden menşeli köylü çocuğu Iustinianos’un asrının en aydın ve en bilgin kişisi olabilmesi,Bizans başşehrinin medenileştirme gücünün akla gelebilecek en büyük delilidir.
Bizans Devletinin İran’a karşı kazandığı zaferlerin başladığı yıl Arapların hicret senesidir.Herakleios’un İran’ı yendiği zaman içinde Muhammed,Araplığın dini ve siyasi birleşmesinin temellerini atmaktaydı.Fikri bakımdan sınırlı ve gelişmemiş ve fakat doğal bir enerjiye sahip olan Muhammed’in eseri,önüne geçilmez bir taarruz kudretine sahipti.Daha Peygamberin vefatı üzerinden birkaç yıl geçmeden büyük Arap muhacereti başladı.Bu göç tabii unsurlara özgü bir kudretle Arapları verimsiz yurtlarından dışarı fırlattı.Hedefi kavimlerin yeni inanca sevkedilmesinden ziyade yeni diyarların itaat altına alınması ve kafirler üzerinde hakimiyet kurulmasıydı.

Yüzyıllarca süren Bizans-İran savaşları her iki devleti de zayıflatmış ve bu suretle arapların yolunu açmıştır
Bir zamanlar vali iken tasarlamış olduğu fetih planını halife Muaviye,on yıldan daha fazla bir süre önce bırakmak zorunda kalmış olduğu noktada yeniden ele aldı.Ana harekat 674 ilkbaharında başladı.Grek ateşi ilk defa bu kuşatmada kullanıldı.
Grek kilise çevresinde aziz tasvirlerine tapınmak son asırlar içinde,özellikle Justinyen II sonrası devrede,gittikçe daha ziyade yayılmış ve bizans dindarlığının en önemli temellerinden biri haline gelmiştir.Diğer taraftansa fikirlerince saf ruhani bir din olmak sıfatıyla hristiyanlığın tasvirler kültünü reddetmesi gerektiğini düşünen tasvir düşmanları da az değildi.

Onlarca yıldan beri anadoluda mekik dokuyan araplar bizansın yalnız kılıcını değil kültürlerini ve bununla müslümanların o kendine mahsus insan yüzünün tasvirine karşı duydukları ürkekliği dile getirmişlerdi.

İkonoklast hareketin ilk neticeleri,Bizans ile Roma arasındaki uçurumun derinleşmesi ve Bizans’ın İtalya’daki nüfuzunun hissedilir derecede sarsılması oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bizans Devleti Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
582
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751603487
Çeviri:
Fikret Işıltan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu
Roma devlet tarzı, Grek kültürü ve Hristiyan inancı Bizans gelişmesinin ana kaynaklarıdır. Bu unsurlardan birisi çıkarılsa Bizans'ın varlığı düşünülemez. Ancak Hellenist kültür ve Hristiyan dininin Roma devlet şekli ile bir sentez haline gelmesi bizim Bizans imparatorluğu olarak adlandırmaya alıştığımız tarihi teşekkülü meydana getirmiştir. Bu sentez Roma Devleti'nin ağırlık noktasının, krizler devri olan 3. yüzyılın gerektirdiği gibi doğuya kayması ile mümkün kılındı. Ağırlık noktasının bu yer değiştirişi imperium Romanum'um Hıristiyanlaştırılması ve yeni başşehrin Boğaziçi kenarında kurulması ile ifadesini buluyordu. Bu iki olay, Hıristiyanlığın zaferi ve devlet merkezinin kesin olarak Hellenize edilmiş Doğu'ya nakli Bizans devresinin başlangıcını ifade eder.
Bizans tarihi evvel emirde sadece Roma tarihinin yeni bir devresi ve Bizans Devleti eski Imperium Romanum'un sadece bir devamıdır. Bizans bilindiği gibi, bizim Bizans dediğimiz kişilerin bilmedikleri, daha sonraki devrin bir terimidir. Bunlar kendilerini her zaman bir Romalı olarak adlandırmış imparatorlarının Roma hükümdarı, eski Roma Caesar'larının halef ve mirasçıları saymışlardır. Devletleri yaşadığı sürece Roma adı onları büyülemiş ve Roma devlet geleneği onların siyasi düşünce ve iradelerine sonuna kadar hakim kalmıştır...

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Papatya
  • Yalın
  • İsmail Duran
  • Balamir Karakumoğlu
  • Fatih Sarıkaya
  • Gökçe Doğan
  • HOMO FABER...
  • Doğukan Akçe
  • Tufan D.
  • Umut Gülaç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (4)
9
%12.5 (1)
8
%25 (2)
7
%0
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0