Mafya konulu kitaplara aşığım ben. Onun içinde severek okudum. Serinin birinci kitabı ama sanırım diğer kitaplar birbirinden bağımsız, öyle olduğu içinde çerezlik gibi gözüküyor gözüme.
Konusuna gelecek olursakta Aria'nin babası mafyadır ve güçleri azalmaya ve diğer rakip olduğu kişiler üstüne gelmeye başlar. Sonrasındaysa Luca'nin babasıyla anlaşma yapar ittifak ve barış için kızını onlara verir. Bu sıra da Aria on beş yaşındadır nişanlanırlar, evlenmek için üç sene yani on sekiz olana kadar beklerler. Sonrasındaysa konu ilerleye başlar bakalım neler olacak.
Yani ben bu kitabı niye okuma listeme koydum bilmiyorum ya da niye satın aldım?
Muhtemelen ingilizcemi geliştirmek için Kindle'a aldıgım bir kitaptı ama ne okuduğumdan da emin değilim.
Kolay okunuyor, gerçekten çok kolay okunuyor ama cidden soruyorum: Ben ne okudum? Hayır, ben ne okudum?
Olay desen bir paragraf geriye kalan smut... Tek iyi yani smut sahnelerin de çok üstünkörü yazılmış olması, aksi halde mide bulandırıcı olurdu. Ve bir şeyi de hiçbir zaman anlamayacağım, neden aldatma var ve neden ana karakter bu aldatmayı umursamıyor? Sevgi evliliği olmayabilir, tamamıyla zoraki evlilik olabilir ama evliliğinizin ikinci gününde biri sizi aldatsa, iki gün sonra hiçbir şey olmamış gibi yapabilir misiniz?
Ben yapamazdım, kızın da yapmamasını yeğlerdim.
Neyse, seri üç kitaplıktı ama devam edeceğimi düşünmüyorum.
Yine Mafia Romance yazarın olayı bu zaten serının ılk kıtabı kendılerı çok begendım . Yazarın ılk okuduğum kıtabı baglantısız tek kıtaptı guzel çıkınca serı baslamaya karar verdım pişman olmadım . Aria Chicago Mafyasının başının kızı iki mafya hanedanının bırleşmesi için Luca Vitiello New York mafyasının başının oglu ıle evlendiriliyor . Hatta kızın yası kucuk dıye 18 olması beklenıyor bır muddet .Mafya prensesı ıle canavar diye anılan geleceğin New York liderınin evliliği olaylar olaylar bence nefıs :)) Keske bu serıler cevrilse :((
Artık bu gibi kitaplarda seçici olacağım aynı şeyleri tekrar okumanın bir anlamı yok bu kitaptan daha güzel yazılmış kitaplar var onları okuduğum için bunlar tekrar gibi geliyor ve yazım tarzı da iyi değil, seriye devam etmeyi düşünmüyorum…
Ne hikayeydi ama .Mafya hikayesi nasıl olsunun cevabı resmen bu kitap. Gerçekten çok ama çok beğendim. Herkese Bela ama sevdiğine fena olan erkekler arasında neredeyse ilk sıraya yükseldi Luca Aria’nın kardeşleriyle olan bağını çok sevdim, Luca ve aralarındaki kimyaya da bayıldım. Tek dileğim keşke kitap biraz daha uzun olsaydı daha fazla entrika ve Luca & Aria sahnesi okumak isterdim. Eğer bu tür anlaşmalı evlilik ve mafya kurgularını seviyorsanız kesinlikle şans verin derim. Ara vermeden serinin diğer kitaplarına devam edeceğim ️
2017'de yazdığım incelemem. Serinin tüm kitaplarına inceleme ekledim diye hatırlıyordum ama birkaçını bulamadım. Neyse insanlar kitabı sağlıksız, vahşi vs. bulurken benim serinin son kitaplarını minnoşluktan dolayı eleştirmem sorunsalına çok güldüm. (Alıntıları ben kendim çevirmiştim o yüzden kitapta tam böyle yazmıyor ki ya demeyin).
↓↓↓
"Bizim dünyamızda doğmak demek, ellerinizde kan ile doğmak demek. Aldığımız her nefeste günahlar derimize daha derinden kazınıyor."
Hep zaman geçtikçe daha iyi kelimeler bulabileceğimi ve yorumumu öyle yazacağımı düşünüyorum ama nafile. Yine de tüm yetersiz kalan kelimelerime rağmen bu kitaba yorum yazmazsam olmazdı.
Bound by Honor, iki İtalyan Mafyası ayağı arasındaki anlaşmalı evliliği konu alıyor. Mafyanın Şikago ayağındaki en güzel kız olan ARIA SCUDERI, 15 yaşındayken New York'un gelecekteki Capo dei Capisi LUCA -THE VICE- VITIELLO ile nişanlanıyor ve 18 yaşına bastığında da evleniyorlar. Hikaye bu evlilik aşamasını ve ilişkilerinin gelişmesini konu alıyor. Aynı zamanda da diğer seriler için sağlam bir temel atarak ailelerden ve organizasyondan bahsedilmiş.
Aria'nın evlenmeden önce Luca ile ilgili bildiklerini kendi cümleleriyle aktarayım;
"Luca Vitiello ile ilgili sadece iki şey biliyordum; babası emekli olduğunda veya öldüğünde New York mafyasının lideri olacaktı ve 'The Vice' lakabını çıplak elleriyle bir adamın boğazını ezdiği için almıştı."
Bu da, Aria'nın Luca ile ilgili bildikleri artıp hisleri gelişirken Luca'nın ona dedikleri;
"Ben sevilecek biri değilim. İnsanlar benden korkar, nefret eder, bana saygı duyar, hayran olurlar ama beni sevmezler. Ben bir katilim. Öldürmekte iyiyim. Muhtemelen her şeyden daha iyi ve buna üzülmüyorum. Kahretsin, bazen keyif bile alıyorum. Sevmek istediğin adam bu mu?"
Yazarın
Herkese Merhaba,
Modern mafya türü buysa ben bu tür okumaktan vazgeçeyim o zaman... Aldatma asla modersleşen bir şey değil....Kitabı ikiye ayırdım ben; ilk 150 sayfa benim için çöp, diper 150 sayfa altın oldu. Beni değişik duygular yarattı resmenç
iİlk yarısında olanlar ;
Hepimizin en sevdiği şeylerden biridir zoraki evlilik, nefreten aşka giden hikayeler okumak. Sınırlarım var benim, beni bilenleri iyi bilir. Alayına biraz isyanım bazı kurallarım ile... Ama burdaki olay fazla rahatsızlık vericiydi. İyi olacak beğenilecek bir kitabı sacma sapan sapıkça fantazilerine feda etmiş.Gelelim çıldırdığım noktaya; Yazar 15 yaşındaki kızın babası tarafından başka bir mafyanın oğluna satıyor, güya birleşme fılan... evet 18 yaşına kadar bekleniyor ama olay o değil. Daha 15 yaşındaki kızını fahişe gibi giydirip , karşı tarafa sergilemesi olay... bide 13 yaşında kızın kardeşinin o yaşta tek yaptıgı etrafındaki erkekleri baştan cıkarmak gibi oyunlar oynamasıda beğenecek değilim..... kitapta bi de çarşaf olayı var bide iğrenç ötesi bir şey okurken midem bulandı. Bu nasıl bagnazlıktır bu nasıl iğrençliktir. Diğer olay ise aldatma, o kadar normal ki adamın kızı aldatması böyle bir şey yok... sen benimle olmak ıstemedin, seni mi bekleyecektim, gittim yattım dedi şerefsiz evladını piç herif ... kızında bundan azcık kızıyor sonra affedıyor. Cıldırdım resmen... hee az daha unutuyordum bide düğün de damat karısının jartiyeri çıkarttıp bekar erkeklere atıyor böyle iğrenç bir bölüm daha vardı.... karılarına gereksiz koruma yapıyorlar ama bu tarz şeylerde hoşlarına gidiyor... Bu durumlar gercekten beni baya sınırlendir ve benim için olmaması gerekenler....
İkinci yarısı ise;
Kadın karakter tam benim sevdiğim biriydi. Kendisine bazı olaylarda kızsamda gercekten kitapta biri abartılacaksa
Selamlar ben leyla
Bomboş bir kitaptı. Yazar, Luca’yı İbrahim Tatlıses’in doğduğu mağarada yazmış. Bu kadar geri kalmışlığın başka bir açıklaması olamaz. Luca’nın düşünce yapısı o kadar sığdı ki karakterin yaptı her şey ortamda sırıtıyordu. Okurken sürekli ‘ne alaka yani şimdi?’ Diyorsunuz. Bunlardan biri: Ari sevişmek istemediği için kızı aldatması ve sonrasında “Seninle sevişmeme izin vermiyorsan başka ne yapabilirdim? Kuruyayım mı?” tarzı insanlıktan uzak cevabı, o an kalemini kırdırttı. Ve tabi bir de 15 yaşından beri üç dört kez gördüğü kıza düğün günü öncesi gelip doğum kontrol hapı vermesi oldu benim için. Kızın giydiği kıyafete karışıp ben “new york caposuyum” diye zırlaması da ayrı mevzu. Bu ne özgüvensizlik lale…. Biz Dante Salvatore’den böyle görmedik.
Spoiler veriyorum ki yanlışlıkla falan okumayın. Ari çok kukla bir karakterdi, kendine ait düşünceleri ve tutkuları yok gibi. Ancak 15 yaşında daha çocuk diyebileceğim yaşlarımda babam tarafından benden 5 yaş büyük birisine ‘satılsam’ benimde tutkularım ve hayallerim olmazdı. Kukla gibi oradan oraya savrulurdum. Yazarın Ari’ye karşı biraz daha şefkatli davranmasını beklerdim. Ancak günün sonunda kendimizi Luca’nın toksikliklerini affetmek için bahaneler ararken buluyoruz. Ari, Luca’dan daha iyisini hak ediyordu. Gerçek sevgi onun da hakkıydı. Ari’nin gelişimini ve Luca’yı köpeği yaptığı kısımları okumayı çok isterdim.
Ari’nin kardeşi Gianna kızımızın tam tersi. (Kitapta ana karakterler hariç tüm karakterler merak uyandırıcıydı bu arada)Ari’den ondan 10 kilo daha fazla yürek var onda. Matteo ve Gianna’nın öyküsünü çok merak ediyorum ama yazar Gianna’ya hak ettiğini verebilir mi bilmiyorum. Ne aşk, ne tutku, ne de kurgusu bana geçti.
Lütfen okumayın, kitabın bir yerinden sonra karakterlerin liseli gibi
AY ÇOK BEĞENDİM. aylar sonra ilk kez dark romance okudum ve okumayı gerçekten çok özlemişim. Ben cidden dark romance kadınıyım ya okurken zevkten bayılıyorum resmen.
Kitabı okuması çok zevkliydi hemen aktı gitti. Yazarın kalemini ve mafyaları ele alış biçimini sevdim.
Luca aldatma dışında Aria'ya gerçekten çok iyi davrandı ve sözlerinin hepsini tuttu bunu çok sevdim ama aldattığı için maalesef fav erko karakterlerim listesine girmiyor.
Aria'yı gerçekten çok sevdim. Diğer dr kadınları gibi ağlak sümsük tarzı değilde istediğini yaptıran saf gibi görünümlü fena bi kadın.
Keşke kitapta Luca'nında ağzından bi sahne olsaydı onun düşüncelerini gerçekten çok merak ediyorum.
Cora Reilly is the author of the Born in Blood Mafia Series, The Camorra Chronicles and many other books, most of them featuring dangerously sexy bad boys. Before she found her passion in romance books, she was a traditionally published author of young adult literature.
Cora lives in Germany with a cute but crazy Bearded Collie, as well as the cute but crazy man at her side. When she doesn't spend her days dreaming up sexy books, she plans her next travel adventure or cooks too spicy dishes from all over the world.
Despite her law degree, Cora prefers to talk books to laws any day.