Büyük Türkiye Tarihi

·
Okunma
·
Beğeni
·
2608
Gösterim
Adı:
Büyük Türkiye Tarihi
Baskı tarihi:
1979
Sayfa sayısı:
6649
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754371413
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Yirminci ve yirmi birinci yüzyıl Türk Tarihçiliğine ilim adamı, düşünür, edip ve lider olarak mührünü basmıştır. Lise tahsilini ikmal ederken İstanbul Konservatuarına da devam eder. 1950 Eylülünden 1957 Temmuzuna kadar Paris’te kalır; Paris Üniversitesi Siyasî İlimler Enstitüsünde (Sciences Politiques), Sorbonneda Fransız Medeniyeti (Civilisation Française) kısmında, Alliance Françaisenin yüksek kısmında okur. Paris’in büyük kütüphanelerinde çalışır ve Paris Konservatuarına gider. rnrnTarih yazıları çok erken yaşlarda başlar. İlk makalesi on üç yaşında iken ve ilk kitabı on beş yaşında iken basılmıştır. 1969da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankaraya yerleşir. O tarihten itibaren pek çok ihtisas kurulunda başkan ve üye olur. (TRT Denetleme, Repertuar ve Eğitim kurulu üyeliği, Kültür Bakanlığı Bakan Başmüşavirliği, Millî Eğitim ve Kültür Bakanlıklarında pek çok kurulda başkan ve üyelik). 1974 - 80 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti resmi ansiklopedisi olarak çıkarılan Türk Ansiklopedisi’nin genel yayın müdürüdür. rnrnTarihçiliği kadar önemli bir hususiyeti de musikişinas ve müzikolog kişiliğidir. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Dünyadaki ilk Türk Mûsikisi Konservatuarının kurulmasını sağlar; kurucu yönetim kurulu üyesi olur. Türk Mûsıkisi Korosunun da yönetimindedir. Pek çok radyo ve televizyon programı yapar ve bazılarında konuşmacı olarak yer alır. Konuşmalarının bir kısmı A.B.D. , Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlanır. Eser ve yazıları çeşitli dillere tercüme edilir. rnrnYılmaz Öztuna’nın bir ilim adamı olarak Türk cemiyetine yaptığı katkılar sayılamayacak kadar çoktur. Kültür Bakanlığı’nın kurucularındandır. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasî tabirler ona aittir. Ayasofya Hunkâr Mahfilinin ibadete açılması, Topkapı Sarayının Hırkâ-i Saâdet Dairesinde Kurân okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonunun ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Mûsikîsine açılması gibi zaman içerisinde gerçekleşen bir çok proje onun eseridir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasını sağlayan da odur. Konferansları ve görevleri dolayısıyla bütün kıtaları dolaşır, gezdiği ülkelerde devlet adamlarıyla, akademisyenlerle ve halkla görüşerek incelemeler yapar; dostluklar kurar. Bir çok milletlerarası kuruluşta görevler alır. rnrnYılmaz Öztuna, günlük fıkralar yazmaya ve eserler vermeye devam etmektedir. Türk Tarihi’nin farklı yaşlardaki, cinsiyetteki ve düşüncedeki kesimlere sevdirilip yaygınlaştırılması onurunun sahibidir. rn(Ötüken Neşriyat)
6649 syf.
·Beğendi·8/10
Osmanlı tarihine merak saldığım zamanlarımın hatırası olarak durur kitaplığımda. On yaşındayken tam bir yaz tatilinde on dört cildini de satır satır okuduğumu hatırlıyorum. İlk yedi cilt siyasî tarih, son yedisi medeniyet anlatısı. İlk cildinde Türkler gelmeden önce Anadolu ve Anadolu'ya gelmeden önce Türkler bahsi var. Koskoca bir tarihin derli toplu bir üslûpla anlatıldığı muazzam bir çabanın ürünü. Son cildinde yüzlerce sayfalık bibliyografyayı defalarca tavaf ettiğimi asla unutamam. 1703 yılına kadarki siyasî tarih çok teferruatlı, 1703-1839 arası hülasa edilmiş. 1965'ten bu yana Umumî Osmanlı tarihlerinin en iyisi. Uzunçarşılı'dan çok etkilenmiş olsa da çok daha sistematik. Bir devre tarihini sevdiren güzel insanın satırları. Pek çok hatası, pek çok eksiği var. Ama yine de çok kıymetli.
6649 syf.
·Puan vermedi
Yılmaz Öztuna kendi anlatısıyla zamanında TTK ya kabul edilmek için bir makale yazılması istenmiş ancak yazdığı makale Enver Paşa'nın bir hatasını içerdiğinden dolayı kabul edilmemişti. Onu övecek şekilde bunu düzeltmesinin istenmesi üzerine tarihi çarpıtmam diyerek bundan vazgeçmişti. Bunun üzerine de İsmail Hakkı Uzunçarşılı istenilen çarpıtmayı yaparak TTK ya kabul edilmişti. Önceki Uzunçarşılının Büyük Osmanlı Tarihi kitabına yazdığım incelemeye bakarsanız Uzunçarşılının ilmi sıfatının çok üst düzey olduğunu görürsünüz. İlber Ortaylı Yılmaz Öztuna hakkında İslam Ansiklopedisi sayfasında yazı yayımlamış ve bu yazıda onun güvenilir ve önde gelen bir tarih yazıcısı olduğunu kaydetmiştir.
6649 syf.
·1 günde·10/10
Muadili olmayan olamayan bir eser. Türk tarihini ideolojik saplantılarına takılmadan okuyabileceğiniz, akademik çalışmalarda kullanabileceğiniz başucu kaynağı.
6649 syf.
·707 günde
Bizim insanımız tarihi,kulaktan dolma yolu ile edindiği için bu çapta eserler ya basıldığı ile kalıyor veyahut tarihe meraklılar ve tarih öğrencileri tarafından okunuyor. Tabi ki tüm tarih öğrencileri tarafından da değil. Ben okula başladığım dönem başlamıştım okumaya ve 2 sene kadar da sürdü. Daha çok kaynak olarak kullandım. Kaynağa ihtiyaç duyduğumda açıp baktığım bir başından bir sonundan tarzında bir okuma yaptım. İhtiyaç durumuma göre yani. Birçok Türk tarihini anlatan böyle büyük çapta eser mevcut ama Yılmaz Öztuna kalemi biraz farklıdır. Tarih camiasının büyük çoğunluğunun kabul ettiği bazı şeyleri kabul etmeyen bir yazardır. Mesela;Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı tarihinde birinci Süleyman'dır. Fakat yazar bu Süleyman Han'ı İkinci Süleyman olarak işler. Yazar birinci Süleyman'ı Fetret Devri Taht kavgası yapan Şehzade Süleyman Çelebi'yi alır. Yani demek istediğim okuma yaparken bazı bilgiler ilginç gelebilir. Bundan dolayı okuma sırasında oluşacak kafa karışıklıklarına hazırlık olun derim. Herkes için demesem de bir tarih öğrencisinin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken dev bir eser.
"Türk'ün kaderi budur. Daima içinden bölünmüştür. Tarih boyunca çok kavî hasımlarımız olmuştur. Ancak bölünmemiz, daha az zarar vermemiştir."
Yılmaz Öztuna
Sayfa 169 - "Tarih Sohbetleri 1" kitabından alıntıdır.
"Bugün, başını dinlemek için Meriç'le Ağrı Dağı arasına çekilmiş millî bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'ni, bu sınırlar içinde de rahatsız etmekten vazgeçmeyen güçler var."
Yılmaz Öztuna
Sayfa 169 - "Tarih Sohbetleri 1" kitabından alıntıdır.
OSMANLI’DA HIZLI YARGI SİSTEMİ

Osmanlı düzeninde hemen tevzî edilmeyen adâlet, adâletsizlik sayılır. Osmanlı adâletinin bu husûstaki şöhreti ise, cihanşümûldür.

2 veyâ 3 celse nâdirdir, ekseri davâlar bir celsede hükme bağlanır.

Birkaç bin hâkimle, akıl almaz genişlikte bir devletin nasıl bu derecede süratli icrâ-yı adâlet edebiliyordu. Akla gelmesi muhtemel bu sorunun cevâbı şudur:


Vatandaş, çok mühim davâlar için kadıya giderdi. Ufak tefek anlaşmazlıkları, büyük otoriteleri olan âile reisleri, esnaftan olan zâtlar, esnaf kethudâları hakem olarak çözerlerdi.

Böyle şeyler için çok mühim bir adam olan kadının huzûruna çıkmak ayıptı. Gerçi kadı, bir akçalık davâyı görmeye kânûnen mecbûrdu. Fakat böyle ehemmiyetsiz ihtilâflar aslâ kadı huzûruna getirilmezlerdi.

Âmme davâlarına gelince, polis vukuatı günümüze göre çok azdı. Ahlâk ve gelenekler çok sağlamdı.

O zamanki davâ sayısı ile bugünküler rakam şeklinde mukâyese edilirse, çok fecî bir sosyal durum ortaya çıkar.

Bugün ülke, âdetâ birbiriyle anlaşamayan insanların yurdu olmuştur. Üstelik bir kadı veyâ nâib, ancak yarım gün çalışabilirdi. Zîrâ aynı zamanda mülkî ve beledî (belediyeye âit) âmirdi. Yarım gününü de bu işlere ayırmaya mecbûrdu. Bu sûretle hızlı, hattâ derhal adâlet gerçekleştirilebiliyordu.

Davâ sayısı kalabalık olan İstanbul gibi yerlerde “Kadının gece vekîli” vardı.

Bu hâkimler, davâları kadı nâmına gece görüp bitiriyorlardı.
Kadının başında bulunduğu mülkî üniteye “kazâ”, nâib’in başında bulunduğu daha küçük ve kazâya bağlı mülkî üniteye “nâhiye” deniliyordu. Arapça’da kazâ “kadılık”, nâhiye de “nâiblik” demektir. Son zamanlarda kazâya ilçe, nâhiyeye bucak denilmeye başlanmıştır.


(Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, 10.c., 273-274.s.)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Türkiye Tarihi
Baskı tarihi:
1979
Sayfa sayısı:
6649
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754371413
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Yirminci ve yirmi birinci yüzyıl Türk Tarihçiliğine ilim adamı, düşünür, edip ve lider olarak mührünü basmıştır. Lise tahsilini ikmal ederken İstanbul Konservatuarına da devam eder. 1950 Eylülünden 1957 Temmuzuna kadar Paris’te kalır; Paris Üniversitesi Siyasî İlimler Enstitüsünde (Sciences Politiques), Sorbonneda Fransız Medeniyeti (Civilisation Française) kısmında, Alliance Françaisenin yüksek kısmında okur. Paris’in büyük kütüphanelerinde çalışır ve Paris Konservatuarına gider. rnrnTarih yazıları çok erken yaşlarda başlar. İlk makalesi on üç yaşında iken ve ilk kitabı on beş yaşında iken basılmıştır. 1969da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankaraya yerleşir. O tarihten itibaren pek çok ihtisas kurulunda başkan ve üye olur. (TRT Denetleme, Repertuar ve Eğitim kurulu üyeliği, Kültür Bakanlığı Bakan Başmüşavirliği, Millî Eğitim ve Kültür Bakanlıklarında pek çok kurulda başkan ve üyelik). 1974 - 80 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti resmi ansiklopedisi olarak çıkarılan Türk Ansiklopedisi’nin genel yayın müdürüdür. rnrnTarihçiliği kadar önemli bir hususiyeti de musikişinas ve müzikolog kişiliğidir. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Dünyadaki ilk Türk Mûsikisi Konservatuarının kurulmasını sağlar; kurucu yönetim kurulu üyesi olur. Türk Mûsıkisi Korosunun da yönetimindedir. Pek çok radyo ve televizyon programı yapar ve bazılarında konuşmacı olarak yer alır. Konuşmalarının bir kısmı A.B.D. , Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlanır. Eser ve yazıları çeşitli dillere tercüme edilir. rnrnYılmaz Öztuna’nın bir ilim adamı olarak Türk cemiyetine yaptığı katkılar sayılamayacak kadar çoktur. Kültür Bakanlığı’nın kurucularındandır. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasî tabirler ona aittir. Ayasofya Hunkâr Mahfilinin ibadete açılması, Topkapı Sarayının Hırkâ-i Saâdet Dairesinde Kurân okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonunun ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Mûsikîsine açılması gibi zaman içerisinde gerçekleşen bir çok proje onun eseridir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasını sağlayan da odur. Konferansları ve görevleri dolayısıyla bütün kıtaları dolaşır, gezdiği ülkelerde devlet adamlarıyla, akademisyenlerle ve halkla görüşerek incelemeler yapar; dostluklar kurar. Bir çok milletlerarası kuruluşta görevler alır. rnrnYılmaz Öztuna, günlük fıkralar yazmaya ve eserler vermeye devam etmektedir. Türk Tarihi’nin farklı yaşlardaki, cinsiyetteki ve düşüncedeki kesimlere sevdirilip yaygınlaştırılması onurunun sahibidir. rn(Ötüken Neşriyat)

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Şii Tefekkür
  • Burkay Ekinci
  • damla
  • Semih Doğan
  • Şenol Koçan
  • cansu
  • Naim SARI
  • cansu yıldız
  • Vakanüvis
  • Burak CAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.6 (7)
9
%9.1 (1)
8
%9.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%9.1 (1)
4
%9.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0