Nazi soykırımı sırasında, ,Fransa`da Türk büyükelçiliği yaptığı dönemde 20bin e yakın yahudiye Türk pasaportu vererek Türkiye`ye yollayan ve onları ölümden kurtara Behiç Erkin`in hikayesi. Okuduklarınıza inanamayacaksınız, kitap tamamen gerçek. Behiç Erkin daha önce Demiryollarında müdürlükte yapmış. Kitabın yazarı, Behiç Erkin`in torunu. Ne yazık ki kitap hiç tanınmıyor ve neredeyse hiç okunmamış. Kendi tarihimizi öğrenmek açısından önemli bir eser ve gayet akıcı dille yazılmış. En kısa zamanda okumanız dileğiyle.
Geçen gün gazete almak için gittiğim mahallenin bakkalında rastladım Emin KIVIRCIK imzalı "BÜYÜKELÇİ" kitabına. Dükkanın önündeki tozlu bir tezgahta, tozlu kitapların arasında öylece duruyordu. Onu alıp eve getirdiğimde ise; büyük bir hazine bulduğumu fark ettim;
Kitapta bahsedilen Büyükelçimiz 2. Dünya savaşı sırasında 20.000 Türk yahudiyi tarih ve hukuk bilgisi ve yine sadece Türk'lerin erebileceği bir başarıyla Nazi soykırımından kurtarır. Alman ve Fransız'a tarihteki Türk'lerden, tüm dünyaya ise insanlıktan ders verircesine... Nitekim o soykırımdan kurtulan tek yahudiler de sadece Türk olanlardır. Almanlar Fransa'yı işgal edince binlerce yahudi için ölümle yaşam arasındaki tek fark üstünde AY-YILDIZ taşıyan resmi bir kağıt parçası ve yine üstünde AY-YILDIZ olan resmi damgadır. İşte Nazi Almanya'sına ve onun kuklası Vichy Hükümetine karşı diplomatik bir savaş vererek 20.000 Türk yahudiyi Nazi soykırımından kurtaran o Türk Büyükelçi ise; Atatürk'ün silah arkadaşı, kurtuluş savaşının lojistiğine can veren, Türk demiryolları ve MİT'in kurulmasının en büyük kahramanı Behiç Erkin'in ta kendisidir. O yıllarda bütün yahudileri kaçınılmaz bir son beklerken, Türk yahudileri AY-YILDIZ damgalı kimlik mucivevi bir şekilde ölümden kurtarıyordu. Ve hayatta kalabilmeleri için yıllar önce Fransa'ya yerleşmiş, hatta anadilini bile unutmuş, Fransız vatandaşlığına geçmiş insanlara bile Türk kimliği sağlayan Behiç Erkin, bizim ülkemizde din, dil, ırk, ayrımı yoktur diyerek korumakla yükümlü olduğu Türk Yahudileri deyim yerindeyse Azrailin pençesinden çekip alıyordu. Kim olduklarını, isimlerini, cisimlerini bilmediği insanlar için canını hiçe sayan bu adam için tek bir şeyin önemi vardı; "Türk olmaları...."
Çoğumuzun adını bilmediği bir savaş kahramanı,başarılı bir diplomat,zekası ve duruşuyla hayranlık uyandıran bir adam: Behiç Erkin
Kitapta nazi zulmüne karşı tavrıyla, Türkleri ve Türkiye'yi gururlandıran,tüm dünyaya insanlık dersi veren başarılı büyükelçimizin hatıralarını gözlerim dolarak okudum.Ruhu şad olsun.
Dünyaya örnek bir Türk ve verdiği insanlık dersi.. 2. Dünya Savaşı sırasında Paris Büyükelçisi Behiç Erkin'in binlerce insanın hayatını kurtarmasını konu edinen bir kitap. Mutlaka okunmalı.
-2.Dünya Savaşı esnasında bulunduğu Paris Büyükelçiliği görevinde ise Hitler'in uyguladığı korkunç soykırım esnasında Hitler'e karşı gelme cesaretini gösteren ,milyonlarcası canlı canlı öldürülürken , 20.000 'e yakın Yahudi'nin hayatını Türk vatandaşlık Serfitikası vererek kurtarma cesareti gösteren kurtarma cesareti gösteren ,bir komutan ,bir Milletvekili ,bir Bakan ve bir Büyükelçi,
-Çanakkale Savaşı'nın lojistiğini başarıyla gerçekleştiren.
-Mustafa Kemal'in "Siz orduyu cepheye taşımakta başarılı olursanız,ben cephede ne yapılacağını çok iyi biliyorum." diyerek kendisine verdiği Kurtuluş Savaşımızın lojistigini başarıyla tamamlayan ,
-Demiryollarını hiçbir Türk işletemez diyen yabancılara tarihi bir ders veren ,
-Kurtuluş Savaşı'ndan sonra demiryollarını yabancı işletmelere geri vermek isteyenlere karşı gelerek ,millileştirilmesini sağlayan ,
-Gerek demiryollarının işletme lisanını, gerekse İ.T.Ü.'nün derslerini Türkçeleştirerek başka bir ilke imza atan ,
-Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa özerkleştirmeyi getiren ve İ.T.Ü.'yü özerkleştiren ,
-Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk kamu müzesine kuran,
-Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk kamu müzesini kuran,
-Türkiye Cumhuriyeti 'nde ilk demiryolları mektebini kuran ,
-Milli istihbarat Teşkilatımızın fikir babası ve Atatürk'le beraber kurucu 13 imzadan biridir.
Ama herşeyden önce vicdanı, sağduyusu ve cesareti olan bir insandır.
Bu kitabı aldığımda okuduğumda daha bitmedi kitap, dedim ki; Bu kitabın filmini çekmeliler dedim. Umarım bir gün çekerler .
2. Dünya Savaşı sırasında Paris Büyükelçisi olan Behiç Erkin’in diplomatik zekasını ve Nazi Hükümeti’nin Yahudi Soykırımından Yahudi asıllı Türk vatandaşlarını nasıl kurtardığını anlatıyor. Her Türk insanının şanlı tarihiyle bir kez daha övünmesi için okuması gereken bir kitap.
İdealist bir büyükelçinin; devlet adamının, ikinci dünya savaşı sırasında gösterdiği büyük kahramanlığın hikayesi. Gayet sürükleyici bir şekilde anlatılmış.
Değindiği konunun Türkiye'de çok fazla işlenmemiş olması (Yahudi soykırımında arada kalan Türkler) kitabı çıktığı zamanlarda popüler yapmıştı, ve bu popülerliği sonuna kadar hak ediyor. Hep böyle kitaplar popüler olsa ne güzel olurdu. Behiç Bey'in Türkleri kurtarmak için çabalamasını kitabı okurken siz de hissedeceksiniz. Tavsiye ederim.
Ana yurdu demir ağlarla ören İstiklâl Savaşı kahramanı Behiç Erkin, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin Vichy Büyükelçiliğini yapmıştı. Yürüttüğü diplomasiyle faşizmin gölgesinde 20 bine yakın Yahudiyi soykırımdan kurtararak ana vatana göndermiş, Batı’ya insanlık dersi vermişti.
16 Mayıs 1942’de Behiç Erkin, Vichy hükûmeti Başbakanı Pierre Laval onuruna büyükelçilik binasında yemek daveti veriyordu. Bir gün önce Ankara’ya çektiği telgrafta, Türkiye’deki Fransızların mal varlıklarına el konulmasını önermişti. Zira o günlerde Türk Yahudilerin mallarına el konmuş, Vichy hükûmeti de bunu onamıştı. Erkin, yemekten sonra Laval’ı bir Osmanlı Paşasının tablosunun asılı bulunduğu salona davet etti. Salonda Laval’a diplomatik üsluba uygun biçimde Osmanlı İmparatorluğu’nun Fransızlara tanıdığı imtiyazlardan, uzattığı yardım elinden dem vurdu. Laval anlamıştı, Behiç Bey bir şey imâ etmekteydi. “Bir şey mi söylemeye çalışıyorsunuz Sayın Büyükelçi” diye sordu. Behiç Bey, Salih Zeki Beyden, dün sabah çektiği telgrafın son paragrafını okumasını istedi. Salih Zeki Bey okudukça Laval’ın yüz ifadesi değişiyordu. Evet, Türkiye şayet Fransa Yahudilerin mallarına el uzatmaya kalkarsa misilleme yapacak, Türkiye’deki bütün Fransız mal varlıklarına el koyacaktı. Laval bir an durdu, geri adım atmıştı. Behiç Erkin’den “lütfen” telgrafı geri çekmesini istedi. Behiç Bey, “somut neticeler alırsak, neden olmasın” diyordu. Salih Zeki Bey etkilenmişti, neşeli hâlde, “Diplomasi” ünledi. Behiç Erkin, mağrur bir edayla “Hayır” diyecekti, “Bu kez tarih”.
“Tarih, mutlaka diplomasi ve uluslararası hukuku iyi bilmekti.”
Tamamı aydinlik.com.tr'de...
aydinlik.com.tr/haber/diplomasi...
Bir kaç sene önce annemin tavsiyesi üzerine başladım, biraz ağır geldiği için uzun uzun bir süre okuyamadığım bu kitaba yeniden yarım bıraktığım yerden başladım ve şu anda kitabı severek okuduğum kesin.
Behiç Erkin'in torunu, 1966 İstanbul doğumlu. Şişli Terakki Lisesi'nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitiren yazar, evli ve bir çocuk babası. Bu eseri vücuda getirmek için, onlarca kütüphane, yüzlerce yayın taradı; başta merhum Cemal Kutay olmak üzere ilgili dönemi iyi bilen birçok kişiyle mülakat yaptı; Türkiye ve Fransa Dışişleri Bakanlığı arşivleri dahil pek çok belge üzerinde 9 senelik detaylı bir çalışma gerçekleştirdi.