Noel mi Nardugan mı?

Çam Bayramı

Muazzez İlmiye Çığ
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
48
Basım Tarihi:
Aralık 2020
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
ISBN:
9786257697040
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Noel mi Nardugan mı?
Puan vermedi·
Eski yıla veda ettiğimiz şu günlerde paylaşımı için geç kaldığımı düşündüğüm mühim bir kitabı dikkatlerinize sunarım. Aslında kitaba isim olan "Çam Bayramı" ve alt başlıkta yer alan "Noel mi Nardugan mı" tezi hakkında içerikle ilgili bir videoyu geçtiğimiz sene yılın bu zamanlarında YouTube'da DW Türkçe kanalından izlemiştim. Bizzat ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ile yapılan röportajda Çığ, Noel geleneğinin ve Türkiye gibi pek çok ülkede yılbaşı ile özdeşleştirilen kutlamaların çam ağacı süsleme geleneğinin Türklere özgü bir gelenek olduğunu söyler. Çığ'a, göre bu kutlamaların kökeni Orta Asya Türk topluluklarının kutladığı Nardugan Bayramı. Ayrıca Türk mitolojisinde ölümsüzlüğün sembolü olan akçamını yeni yılın ilk gününde süsleyen Orta Asya Türklerinin dilek ve istekleri için ağaca kırmızı kurdeleler bağladığını da ekler. Çocuklar için hazırladığı bu kitabında Muazzez İlmiye Çığ, işte bu röportajda dile getirdiklerini kaleme alarak, "Yılbaşı kutlamalarının" eski Türklerden kaynaklandığını, aslının "Çam Bayramı" olduğunu ortaya koyuyor ve bu bayramın "Noel" olarak Hristiyanlığa geçtiğini anlatıyor. Eski bir Türk geleneği olan Nardugan Bayramı ile Noel Bayramı arasındaki benzerlikleri sıralayan Çığ, yılbaşında çam ağacı süsleme geleneğinin kökeninde Türklerin "Hayat Ağacı"nın bulunduğunu belirtiyor. Yılbaşında çocuklara hediyeler dağıtan Noel Baba'nın ilk görüldüğü yerin de Türk mitolojisi olduğunu ileri sürüyor. Benim burada sıraladığım tanıtım yazısını "Kaynak Yayınları"ndan çıkan nicelik olarak hacimsiz ama nitelik olarak son derece hacimli bu kitaptan edinmeniz de mümkün. Ayrıca bakmayın siz onun çocuklar için hazırlanmış olmasına 7'den 70'e herkese hitap edebilecek bir şaheser. Şimdiden keyifli okumalar.. Instagram için:Özge Sönmez
Düşünce
Çam BayramıMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 202051 okunma

Yazar Hakkında

Muazzez İlmiye ÇığYazar · 22 kitap
Muazzez İlmiye Çığ, Türk sümerolog, kütüphaneci ve yazardı. Türkiye'de laiklik ve başörtüsü yasaklarının önde gelen savunucularından biriydi. Akademi kökenli olmadığı için unvanı yoktu. Ancak 2000 yılında İstanbul Üniversitesi kendisine fahrî doktor unvanı vermişti. Muazzez İlmiye Çığ, en popüler eserlerinden kabul edilen Kuran, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni başlıklı kitabında, Arap kadınlarının taktığı başörtüsünün Müslüman dünyasında ortaya çıkmadığı, aslında beş bin yıl önce Sümerli rahibeler tarafından takıldığını iddia etti. Ayrıca, Kur'an'da yer alan birçok hikâyenin aslında Sümer efsanesi olduğunu da iddia etti. 2007 yılında halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçuyla yargılandı, ancak ilk celsede beraat etti. Çığ, sonradan 8 yıl Topkapı Sarayı müdürlüğü de yapan eşi Kemal Çığ'ın çalıştığı Eski Şark Eserleri Müzesi'nin Çiviyazılı Belgeler Arşivi’nde, Sümer ve Hitit dillerinde yazılmış eski tabletleri sınıflandırıp katalogladı. Sümer Medeniyeti hakkındaki en yetkin isim, dünyaca ünlü Sümerolog Samuel Noah Kramer, History begins at Sumer: thirty-nine firsts in man's recorded history (Türkçesi: Tarih Sümer’de Başlar) başlıklı eserinde, Muazzez İlmiye Çığ’dan “tablet koleksiyonu uzmanı” ifadesi ile bahseder. Alman Arkeoloji Enstitüsü ve İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Bilimler Enstitüsü'nün onursal üyesidir. 2002 yılında, gazeteci Serhat Öztürk ile gerçekleştirdiği nehir söyleşi, Çivi Çiviyi Söker başlıklı bir otobiyografi olarak Türkiye'nin önde gelen finans kuruluşu Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlandı. İlk yılları ve eğitimi; Muazzez İlmiye İtil'in anne ve babası Kırım Tatarıdır ve her ikisi de Türkiye'ye göç etti; baba tarafı Merzifon'a, anne tarafı ise Türkiye'nin dördüncü büyük şehri olan ve o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli bir bölgesel yönetim merkezi olan kuzeybatıdaki Bursa'ya yerleşti. Muazzez İlmiye, I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden birkaç hafta önce Bursa'da doğdu. 1919'da beşinci yaş gününü kutladığı sırada Yunan Ordusu tarafından İzmir'in işgal edilmesi üzerine öğretmen olan babası, ailesinin güvenliğini sağlamak için Çorum'a taşındı ve genç Muazzez burada ilköğrenimini tamamladı. Ayrıca Fransızca ve keman dersleri aldı. 1926'da sınavla Bursa Kız Muallim Mektebi'ne girdi ve 1931'de, 17 yaşına geldiğinde ilkokul öğretmeni yetiştiren bu okuldan mezun oldu. Yaklaşık beş yıl boyunca, bir başka kuzeybatı kenti olan Eskişehir'de öğretmenlik yaptı. Bu sırada kardeşi Turan İtil, beyin cerrahı olmak için Amerika'ya gitti. 1936'da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hititoloji Bölümü'ne kaydoldu. Hocaları arasında, İkinci Dünya Savaşı'nı Türkiye'de profesör olarak geçiren, Hitler dönemi Alman-Yahudi mültecileri Hans Gustav Güterbock ve Benno Landsberger gibi dönemin en önemli Hitit kültürü ve tarihi uzmanları vardı. Kariyeri; 1940'ta diplomasını aldıktan sonra, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ni oluşturan üç kurumdan biri olan Eski Şark Eserleri Müzesi'nde on yıl sürecek kariyerine, kurumun arşivlerinde tercüme edilmeden ve tasnif edilmeden saklanan binlerce çivi yazılı tablet alanında uzman olarak başladı. Meslektaşları Hatice Kızılyay ve Fritz Rudolf Kraus ile birlikte, müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılan binlerce tableti temizlediler, sınıflandırdılar ve numaralandırdılar. Çığ, 74 bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu ve 3 bin tabletin kopyasını çıkarıp, katalog hâlinde yayımladı. Aradan geçen yıllarda, tabletlerin deşifre edilmesi ve yayınlanması konusundaki çabaları sayesinde müze, dünyanın her yerinden eski çağ tarihi araştırmacılarının baş vurduğu bir Ortadoğu dilleri öğrenme merkezi hâline geldi. 1957 yılında Münih'te gerçekleşen Oryantalistler Kongresi'ne katıldı. 1960'ta 6 ay Heidelberg Üniversitesi'nde bulundu. 1965'te Roma'da sergilenen Hitit sergisinin Londra'ya taşınması faaliyetinde görev aldı. 1972'de emekliye ayrıldı. Emeklilikten sonra bir süre yurt dışında yaşayan Muazzez İlmiye Çığ, 1988'de Philadelphia'da Asuroloji kongresine katıldı. Samuel Noah Kramer'in History Begins at Sumer başlıklı kitabını Türkçeye tercüme etti. 1990'da Tarih Sümer'de Başlar başlığıyla Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993'te çocuklara yönelik Zaman Tüneliyle Sümerlere Yolculuk da dâhil, Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan 13 kitap yazdı. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi tarafından fahri doktor ünvânı verildi. Muazzez İlmiye Çığ'ın özel arşivi Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'ndadır. Alman Arkeoloji Enstitüsü ve İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Bilimler Enstitüsü'nün onursal üyesidir. Belleten, Bilim ve Ütopya gibi dergi ve gazetelerde yayımlanan kitaplarında, bilimsel makalelerinde ve genel ilgi alanlarına yönelik makalelerinde görülen özenli ve sistematik araştırmaları ile mesleğinde ün kazandı. Özel hayatı ve ölümü; Topkapı Müzesi Müdürü Mehmet Kemal Çığ ile 1940 ve 1983 yılları arasında evli olan Muazzez İlmiye Çığ'ın 2 kızı vardır, Oyuncu Zafer Ergin'in teyzesidir. Çığ, 20 Haziran 2014'te 100 yaşına ve 20 Haziran 2024'te 110 yaşına girdi. 13 Temmuz 2024'te, Yakup Satar'ın 110 yıl 22 günlük ömrünü geride bırakarak Türkiye'nin bilinen en yaşlı kişisi oldu, ve halen Türkiye'de bilinen en yaşlı kişi, 110 yıl 150 gün yaşamış olan Çığ'dır. Muazzez İlmiye Çığ, Mersin’in Mezitli ilçesindeki özel bir hastanede bir müddet yoğun bakımda kaldıktan sonra, 17 Kasım 2024’te 110 yaşında öldü. Cenazesi yine Mersin'de 19 Kasım'da Akbelen Mezarlığı'nda toprağa verildi.