Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
288
Basım Tarihi:
Kasım 2014
İlk Yayın Tarihi:
1970
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Tower of Glass
ISBN:
9786053754206
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 16:32
Cam Kule; yalın ve akıcı anlatımı, yaratıcı kurgusu, etkileyici gelecek vizyonu,inancın birey üzerine etkisi, bir dinin ortaya çıkışını belirleyen kökenler, insanlık kavramının sorgulanması, evrende yalnız olup olmadığımız gibi konulara göndermeleri ile beğendiğim bir kitap oldu. Uzak mesafeleri bir anda aşmayı sağlayan transmatlar, bireyler arası zihin transferini yani karşıdaki kişinin benliğine bürünebilmeyi mümkün kılan takas odaları, sentetik insanlar olan androidler, güneş sistemindeki gezegenlere yolculuk yapmanın yolu olan teknolojiler gibi zengin bilimkurgusal öğeleri ve sosyal sınıf ayrımına, köleliğe, adalet kavramına, inancın anlamına yönelik vurguları ile hem sorgulatan , hem de merakla okunan bir yapıya sahip. Sene 2218. Uzaydan gelen bir sinyal, başarılı ve zengin iş adamı Simeon Krug'un harekete geçmesine sebep olur. Evrende insandan başka zeki canlı türleri olduğuna yönelik kanıt bulduğuna inanan Krug; bu sinyali cevaplamak için bir kule inşa etmeye başlar. Bu kulenin inşasında; insanlığa hizmet etmeleri için yarattığı androidleri kullanır. Androidler 3 gruba ayrılır: Dayanıklı ve güçlü olmaları ile ağır işlerde kullanılan Gamalar; hem güçlü hem de ortalama bir zeka düzeyine sahip yardımcı grup Betalar; fiziksel olarak insanlardan daha dayanıklı ve zihinsel olarak eşit zekâ düzeyine sahip lider Alfalar. Androidler insanlar tarafından hala nesne ve sahip olunan eşyalar olarak görülse de, insanlarla eşit konuma sahip olmak için mücadele vermektedir. Bu sebeple bir grup android, Android Eşitlik Partisini kurarak siyasi yollardan seslerini duyurmaya çalışırken; diğer grup yaratıcı olarak benimsedikleri Krug'un kendilerinin kurtarıcısı olacağına inanmaktadır. Androidlerin kendisini Tanrı olarak gördüğünden habersiz olan Simeon Krug'un tek derdi ise;
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
İnsanlığın Evrendeki Yalnızlığına ve Varoluşa Dair: Cam Kule
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2016 46. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2016 01:54
“Eğer tek bir adam bile yaşamı yaratmaya bu kadar yaklaşabiliyorsa insanlık evrende nasıl yalnız olabilir?” – Simeon Krug Robert Silverberg tarafından 1970 yılında kaleme alınan The Tower Glass (Cam Kule), 1971 yılında verilen Hugo, Nebula, Locus gibi büyük ödüllerden hiçbirini kazanamamıştır. Aynı yıl ödüllere ambargo koyan Larry Niven'ın dilimize Halka Dünya olarak çevrilen Ringworld’ü eleştirmenler ve okur nezdinde oldukça başarılı bulunmuştur. Yine bu seri de İthaki Yayınları tarafından dilimize kazandırılmıştır. Silverberg’ün en iyi yapıtları arasında gösterilen ve aynı zamanda distopya sınıfına da sokabileceğimiz Cam Kule ise, 2014 yılında İthaki Yayınları tarafından, Sönmez Güven çevirisiyle hayatlarımıza girdi. Şükrü Karakoç‘un bir kuleyi andıran kapak tasarımı minimalist anlamda başarılı olmasına rağmen, yurt dışındaki birçok kapağın gölgesinde kalmıştır. Yazarın Cam Kule hariç dilimize kazandırılan üç romanı daha mevcuttur. Cam Kule de dahil olmak üzere 3’ü (Gecenin Kanatları, İçeriden Ölmek) İthaki Yayınları bünyesinde bulunmaktadır. Diğer romanı ise 80’li yıllarda Baskan Yayınları’nın yayımladığı 25 kitaplık “Kurgu-Bilim” dizisinde yer alan “Dünyalı İstilacılar“dır. Bunların yanı sıra, Gizli Göz, Son Soru gibi çeşitli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan derlemelerde de kısa öyküleri mevcuttur. İçeriden Ölmek, Türkiye’de en bilinir yapıtı olmakla birlikte, tanınırlık açısından Isaac Asimov, Arthur C. Clarke, Ursula K. Le Guin gibi yazarların bir hayli gerisinde kalmıştır. “Ben büyürken ha bire söyledikleri bir şey vardı: Biz yapayalnızız. Biz yapayalnızız. Biz yapayalnızız. Ben buna inanmadım. İnanamadım. Milyarlar kazandım, şimdi o milyarları harcayacağım, evreni herkesin kafasında netleştireceğim.” – Simeon Krug “İnsanı insan yapan nedir?” diye soruyor okuruna Silverberg bu yapıtında. 23. yüzyıla,
Bilim-Kurgu
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
9/10
·288 syf.··
2016 76. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2016 22:04
Bilimkurgu adına kesinlikle tavsiye edebileceğim bir roman. Zaman uzay kavramından, yapay zekâdan, kölelik ve özgürlük arayışından hoşlananlar için mükemmel bir eser olmuş. Bilim dilini sevmeyenler bile kısa sürede kavramlara alışıp kitabın akıcılığına kendini kaptırabilir...
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
8/10
·288 syf.··
2016 52. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2016 22:34
Cam Kule'de gerçek dünyamıza paralel bir çok özellik var, robotları, bilim kurguyu sevmeseniz bile bu paralellik sizi romanın içine çekiyor ve sayfaların nasıl aktığını anlamıyorsunuz. Kitabın tek güzel yönü dünyamızla olan paralelliği değildi tabii ki, dili, karakterleri ve kurgusu da güzeldi. Yazarın fazla uzatmadan vermek istediği mesajı vererek romanı bitirmesinden de gayet hoşlandım, tadı damağınızda kalıyor ancak uzun anlatımlarla da sıkmıyor. İnsanoğluna birde yirmiüçüncü yüzyıldan Silverberg kaleminden göz atmak istiyorsanız hiç durmayın derim. :) Ayrıntılı yorum için; yorumatolyesi.blogspot.com/2016/07/cam-kul...
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
1/10
·288 syf.·
Bilimkurgu adına ufkunuzu,hayal gücünüzü muazzam zorlıyacak,genişletecek kitap..Öte yandan işleyiş bakımından kendini (haşa)yaratıcı zanneden bi karakter tarafından ele alındığı için yarım bırakma isteği duydum.
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2017 17. kitabı
Yine biimkurgu basligi altinda "teknoloji" iceren kitap diye okunan bir kitap daha...Derine inemiyoruz milletçe, kitaptaki dini ritueller gercekten cok fazla seyi sorgulamama neden oldu...İnsanlar asklarini,hayrani olduklarını da bu sekilde metalastirmiyor mu
Teknoloji
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
2016 notlarım:
Puan vermedi·288 syf.··
2016 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2016 00:00
Fena değildi. Bir bilim kurgunun yapması gerektiği gibi farklı açıyla baktırıyor olaylara. Ama belirgin bir biçimde vermek istediği mesajlar vardı yazarın.
Bilim-Kurgu
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma
4/10
·288 syf.··
2020 311. kitabı
1942 Edith Hamilton tarafından yazılan “Mitologya” Yunan mitolojisi ve yer yer karşılaştırmalı olarak sunduğu Roma mitolojisiyle mükemmel bir giriş kitabı. Ülkü Tamer, 1965’te TDK Çeviri Ödülünü kazanmış; çeviri şahane gerçekten. Sanat Tarihi, Arkeoloji, Sosyoloji, Edebiyat gibi bölümler okuduysanız veya okuyorsanız, bölüm arası bağlantıların gerekliliği, öğrenilen bilgiler de kendini gösteriyor. Mitolojinin, sosyoloji ile olan ilgisi oldukça ilginç bence. Sanılanın aksine, sosyolojide var olan gerçek toplumlar değil, toplumlardan bir şekilde söz edilmesi yeterlidir, ki bu tefekküre göre ütopya-distopya bölümün inceleme konusu olamazdı. Yunan mitolojisindeki tüm Tanrı’lar ve Tanrıça’ları, mitolojik öyküleri ve ara ara Hamilton’ın eklemeler yaptığı düşüncenin gerçekliği, topluma etkisini de yazmayı ihmal etmiyor; mitoloji öğrenirken, reelde saçmalık olarak adlandırılan “tanrılar sürüsü”nün, modern doğmamış toplumların süregelen günümüz modeline gelene dek geçirdiği aşamaları anlamak adına müthiş kaynak aynı zamanda. Daha önce de söylemiştik, “gerçeklik geç bir icattır” ve bu icat yapılana kadar, mit’ler, dönem insanın gerçekliği idi. Hamilton, Tanrı’ların soylarını, Zeus, Poseidon ve Hades arasında, lider ve görevlerin dağılımını anlatmakla başlıyor. Mitoloji kahramanlarını tek tek anlatması-tanıtması, (en son sayfalarda soyağaçları da bulunuyor) başlık başlık ele alırken, anlattığı mitolojik öykülerin başına “kimler tarafından, hangi yüzyılda yazdığına kadar bilgiler vermesi, Mitologya’yı eşsiz ve başucu bir kaynak haline getiriyor. İçerik odaklı yorum yapmak isterdim ama, mitoloji bilindiği üzere geniş bir alan ve ancak üstüne bir tez yazabilir. Eser-eser şeklinde ilerleyip ayrıntılı yorum yapmak daha mantıklı olur. Naçizane, yazarın her başlıkta ismini verdiği
Cam KuleRobert Silverberg · İthaki Yayınları · 201492 okunma

Yazar Hakkında

Robert SilverbergYazar · 10 kitap
15 Ocak 1935 doğumlu Amerikalı yazar Robert Silverberg, yazdığı bilimkurgu eserleri ve birçok kez kazandığı Hugo ve Nebula ödülleriyle tanınmaktadır. Silverberg New York, Brooklyn'de dünyaya geldi. Çocukluk çağından beri hırslı bir yazar olan Silverberg, gençlik yıllarından itibaren bilimkurgu dergilerine hikayeler göndermeye başlamıştı. 1956 yılında Colombia Üniversitesine gitmiş ve İngiliz Literatüründe Lisans derecesi almıştır. İlk romanı 1955'te yayınlanan Alpha C'deki İsyan adlı bir çocuk kitabıdır. Bu kitabıyla 1956 yılında 'En iyi yazar' dalında ilk Hugo ödülünü almıştır. Daha sonraki 4 yıl boyunca Ace Doubles ve bir çok gazete için yazılar yazmıştır. 1959'da bilimkurgu pazarı krize girince, Silverberg kurgusal olmayan tarihsel konular ve erotik pornografi üzerine uzun ve dikkatli araştırmalar yaptıktan sonra farklı alanlarda yazmaya devam etmiştir. 1960'lı yılların ortalarında bilimkurgu yazarları genel olarak hırslanmaya başladı. Frederik Pohl 3 bilimkurgu dergisinin editörlüğünü yaparken Silverberg'e birlikte çalışmayı teklif etti. Bu teklif Silverberg'in tekrar bilimkurgu alanında çalışmaya başlamasına ve Colombia'da öğrendiği modernist literatürü bilimkurgu alanına uygulayarak geçmişte olduğundan daha derin karakter tahlilleri ve sosyal arka plan geliştirmesine sebep olmuştur. Silverberg'un bu dönemde yazdığı eserler kariyerinde bir mihenk taşı olmuş ve daha önceki yapıtlarından daha ileri yapıtlar ortaya çıkarmıştır. Yeni Silverberg stilinin ilk kitapları arasında yeni bir dinin insanların yıldızlara ulaşmasına yardımcı olduğu Pohl'un Galaxy Magazine'de yayınladığı "To Open Sky" kabul edilebilir. Bu eseri Joseph Conrad'ın etkilerini taşıyan ve yabancı bir dünyada uzaylılar özgür bırakıldıktan sonra geri dönen eski İnsan yöneticinin konu alındığı "Downward to the Earth" adlı eser izler. Diğer çalışmalar ise "To Live Again", ölen insanların kişiliklerinin ve hatıralarının başka insanlara transfer edilebildiği "The World Inside" ve nüfusun çok olduğu bir dönemde geçen ve bir telepath'ın yeteneklerini kaybettiği "Dying Inside" bulunmaktadır. 1969'da "Nightwings" adlı romanı Hugo ödüllerinde en iyi roman ödülüne layık görüldü. Silverberg ayrıca 1970 yılında "Passengers" adlı kısa hikayesi ile Nebula ödülünü, sonraki yıl "A Time of Changes" adlı romanı ve "Good News From Vatican" adlı kısa hikaye ile ve son olarak 1975 yılında "Born with the Dead" adlı romanı ile Nebula ödülünü kazanmıştır. Troid bezinden kaynaklanan sorunlar ve ev yangınından sonra oluşan stresten dolayı 1972 yılında Silverberg New York'tan Westcoast'a taşındı. 1975 yılında yazarlıktan emekli olduğunu ilan etti. Ancak 1980 yılında yazarlığa geri dönmüş ve "Majipoor" serilerine temel olaracak "Lord Valentine's Castle" adlı romanı yazmıştır. Panaromik bir macera olan ve uzaylı bir gezegende geçen "Lord Valentine's Castle" daha sonradan dünyadan daha büyük bir gezegende geçen ve 6 farklı ırkın yaşadığı Majipoor adlı gezegende geçen olaylara esin kaynağı olur. Silverberg 1986 yılında romanı "Sailing to Byzantium" sayesinde Nebula ödülü kazanmıştır. Bu roman ismini Yeats'in şiirinden almıştır. 2004 yılında Amerika bilimkurgu yazarlarının büyük üstadı seçildi. Silverberg 2 kez evlendi. İlk eşi Barbara Brown ile 1956'da evlendi ancak 1976'da ayrıldılar. Daha sonra 1987'de Silverberg Karen Haber ile evlendi. Çift şu anda San Francisco Rıhtım Bölgesinde yaşıyor. 2007 yılında Silverberg 'Fantasy Amateur Press Association'a başkan olarak seçildi.