Candide

Voltaire

Puan

810 üzerinden
2.095 kişi
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 18:05
Bazı kitaplar vardır; ince görünür ama içeriğinde koca bir düşünce dünyası taşır. Candide de tam olarak böyle bir eser. Voltaire, bu kısa romanında yalnızca bir hikâye anlatmaz; aynı zamanda çağının düşünce sistemini, toplumsal düzenini, din anlayışını, iktidar ilişkilerini ve insanın dünyayı anlamlandırma biçimini sert ama zekice bir dille sorgular. Roman, saf, temiz kalpli ve dünyaya umutla bakan Candide karakteri üzerinden ilerler. Candide’in düşünce dünyasını şekillendiren kişi ise hocası Pangloss’tur. Pangloss’un savunduğu temel fikir şudur: “Her şey mümkün olan en iyi dünyada, olması gerektiği gibi gerçekleşmektedir.” Bu düşünce, Gottfried Wilhelm Leibniz’in metafizik iyimserlik anlayışına açık bir göndermedir. Leibniz’e göre Tanrı kusursuz olduğundan, yarattığı dünya da mümkün dünyaların en iyisidir; görünen kötülükler bile daha büyük bir iyiliğin parçasıdır. Voltaire ise bu düşünceyi roman boyunca adım adım çürütür. Candide’in yolculuğu bir anlamda insanın gerçekle yüzleşme yolculuğudur. Savaşlar, katliamlar, doğal afetler, hastalıklar, açgözlülük, sömürü, kölelik, ihanet ve insanın insana uyguladığı zulüm… Candide nereye giderse gitsin dünyanın acı yüzüyle karşılaşır. Özellikle savaş sahneleri, Voltaire’in insan doğasına yönelttiği sert eleştirilerden biridir. Medeniyet, şeref, vatan ya da din adına yapılan savaşların arka planında aslında yıkım, çıkar ve anlamsız şiddet olduğunu gösterir. İnsan aklını yücelten çağın içinde, insanın ne kadar kolay barbarlaşabildiğini çarpıcı biçimde ortaya koyar. Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri de din eleştirisidir. Voltaire burada inancı değil; inanç adına kurulan ikiyüzlü düzeni hedef alır. Dindar görünen ama ahlaktan uzak kişiler, dini makamları çıkar aracı hâline getiren yapılar ve kutsal değerlerin
CandideVoltaire · Kapra Yayıncılık · 20217,1bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 35. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2024 14:12
Tekrar tekrar okuma isteği uyandıran sevdiğim ve çok hoşuma giden nadide bir eser kah gülerek kah dalga geçerek kah üzülerek bitirdiğim ve bitmesini istemediğim hâlde bitmesine üzüldüğüm ve insanın saflığını iyimserligini kah iyi olup kah kötü günde olmasını herşeyin gelip geçişini
CandideVoltaire · Kapra Yayıncılık · 20217,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2025 19:58
Voltaire, Leibniz’in “mümkün olan dünyaların en iyisinde yaşadığımız” fikrine karşı çıkarak bu kitabı yazmış. Kahramanlardan biri sürekli “yaşadığın her kötü şeyin iyi bir sonucu olmalı” mantığıyla hareket edip birçok acı yaşamasına rağmen fikrinden dönmezken; asıl kahramanımız Candide dünyayı dolaşırken yaşadığı kötü olaylarda iyiyi aramaya devam ediyor. En sonunda vardıkları nokta; her olayın içinde iyiyi veya kötüyü aramaktansa sadece işimizi yapmalıyız, oluyor. Kitabın içindeki abartı unsurları, dünyada birçok ülkeden, insandan bahsetmesi ve iyilik bunun neresinde diye isyan etmesini beklediğimiz kahramanın iyimserliği güzel anlatılmış. Kitapta en çok hoşuma giden şey, Candide ve arkadaşlarının maceralarının İstanbul’da son bulması ve kendilerine iyi gelecek olan hayat mottosunu burada bir çiftçiden öğrenmeleriydi. Sadece bahçemizi ekmeliyiz. Voltaire, iyimserliği çok fazla yermiş aslında ama ben iflah olmaz bir iyimser olduğum için bundan etkilenmedim.:) Yine de aklıma şu sorular da geldi: Her olayın içinde iyi bir şey görmenin zararı olabilir mi? İyiyi görmeye çalışırken kendimizi mi kandırıyoruz? Altı şapka yönteminde tek bir şapkayı takmamız olayın duygusal ağırlığından kaçmaya çalışmamız olabilir mi?
CandideVoltaire · Kapra Yayıncılık · 20217,1bin okunma
"Bahçemizi ekip biçmeliyiz."
Puan vermedi
Aydınlanma hareketinin öncülerinden biri yazar ve filozof olan françois Marie Arouet daha bilindik adıyla voltarie’nin insanlık tarihine bırakmış olduğum “candide ya da iyimserlik” adlı eserinde geçen bir sözdür, “bahçemizi ekip biçmeliyiz”. aydınlanma hareketinin öncelerinden aydın bir filozoftur voltarie’nin bu sözü de kendisi aydın ışığı yüzyıllar önceden gelip yaşamımıza bir meşe gibi ışık tutmuştur. Bu sözü anlamak için felsefenin temel konusu olan insanın en başına dönmek gerekirse. İnsan; doğar, yaşar ve ölür. Bu değişmez gerçek insanın karşısında bir mihenk taşı gibi durur. İnsan doğduğu ve bilinçli bir varlık olarak sınıflandırılabildiği ilk andan, bilincini yitirdiği ve nihai sona ulaştığı son ana kadar bu kısa ve geçici materyal hayat akışında bulunur. Bu kısa ve geçici akışta geçirdiği her anda, içinde bulunduğu bütün zaman dilimlerinde bu yaşam yolculuğuna izler bırakır; yaptıklarıyla, söyledikleriyle, eylemleriyle. Sadece eylemleri ve yaptıkları ile değil; eylemsizlikleri ve yapmadıkları ile de bu yaşam yolculuğuna izler bırakır. Voltarie’nin bu sözünde ekip, biçmemiz gereken bahçe insanın kendi hayatından başka bir şey değildir. Voltarie, hayat bahçesi olabildiğine kısa ve bunu okuyabildiğinize göre sizin için akmaya devam eden yaşam nehrinin sularıdır. İnsan hayatı acınabilecek kadar kısa ve sonludur. Bu acınabilecek kadar kısa yaşam, bizim el değmemiş hayat bahçemizdir. Biz bu bahçeyi, denemenin ilk kısmında açıkladığımız gibi; yaptıklarımız, eylemlerimiz, söylediklerimizle ve bunun yanında yapmadıklarımız ile bu hayat bahçesini ekeriz. Yaptığımız veya yapmadığımız her şey bu hayat bahçesiyle iyi ya da kötü bir şekilde bir bütün olur, önemli veya önemsiz bir şekilde hayat bahçemizi değiştirir. Kimi zaman o hayat bahçesine güzel kokulu bir çiçek
Felsefe
CandideVoltaire · Kapra Yayıncılık · 20217,1bin okunma
VOLTAIRE VE ESERLERİ ÜZERİNE
8/10
·170 syf.··
2021 59. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 22:07
”Uzun yaşamı boyunca aklın her silahını kullanarak bitmek bilmez bir heves, tutkulu bir adanmışlık, hepsinden de öte korkunç alay etme yeteneğiyle uğruna savaş verdiği ideal kazanımları; hoşgörüyü, ruhani özgürlüğü, insanlık onurunu, adaleti kafalarımıza adam akıllı işlemiş ve bunlar sanki artık doğal yaşamımızın bir parçası, soluduğumuz hava, yalnızca onlardan mahrum kalınca üzerine düşündüğümüz şeyler olmuştur. Sözün özü, Voltaire’in kaleminden dökülen en cüretkâr düşünceler bugün olağan hale gelmiştir.” (Francis Espinasse, Voltaire, s. 191) Aydınlanma çağı Filozofları arasında yer alan Voltaire, ileri sürdüğü farklı görüşleriyle çağına damgasını vurmuş bir düşünürdür. Onun ilginç yanı evrenselliğinden ileri gelmemektedir. O, daha çok bilgi ve yaratıcılığıyla öne çıkmış birisidir. Voltaire, özellikle akıl, özgürlük, adalet, eşitlik gibi temel değerleri hakim kılma uğruna her şeye ve herkese karşı direnmiştir. Düşünceleriyle her daim hoşgörüsüzlüğe ve kilisenin siyasal etkisine karşı çıkmıştır. Akıl dışı olan tüm Hıristiyan dogmalarına karşı savaş vermiştir. ”Dini fanatizmi” birçok eserinde yermiş ve çoğu zaman adalet arayışı içinde olmuştur. 25 yaşına geldiğinde ”Voltaire” adını kullanmaya başlayan François Marie Arouet, 21 Kasım 1694’te Paris’te doğmuştur. Oldukça hasta bir bebek olarak dünyaya gelen Arouet’nin fazla yaşamayacağı düşünülmüştür. Ne var ki hastalıklardan çok çekmiş olsa da, beklentileri aşarak 83’üne kadar yaşamıştır. Doğduğunda erkek kardeşi Armand’dan on, kız kardeşi Margueritte’ten dokuz yaş küçüktür; aslında dünyaya gelen iki kardeşi daha vardır fakat onlar doğumdan hemen sonra ölmüştür. Voltaire’in babası, François Arouet, Poitou’nun saygın orta sınıf ailelerinden birine mensuptur; büyükbabası, Poitou’dan Paris’e göçerek orada başarılı bir
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207,1bin okunma
Reklam
Reklam