Aydınlanma hareketinin öncülerinden biri yazar ve filozof olan françois Marie Arouet daha bilindik adıyla voltarie’nin insanlık tarihine bırakmış olduğum “candide ya da iyimserlik” adlı eserinde geçen bir sözdür, “bahçemizi ekip biçmeliyiz”. aydınlanma hareketinin öncelerinden aydın bir filozoftur voltarie’nin bu sözü de kendisi aydın ışığı yüzyıllar önceden gelip yaşamımıza bir meşe gibi ışık tutmuştur.
Bu sözü anlamak için felsefenin temel konusu olan insanın en başına dönmek gerekirse. İnsan; doğar, yaşar ve ölür. Bu değişmez gerçek insanın karşısında bir mihenk taşı gibi durur. İnsan doğduğu ve bilinçli bir varlık olarak sınıflandırılabildiği ilk andan, bilincini yitirdiği ve nihai sona ulaştığı son ana kadar bu kısa ve geçici materyal hayat akışında bulunur. Bu kısa ve geçici akışta geçirdiği her anda, içinde bulunduğu bütün zaman dilimlerinde bu yaşam yolculuğuna izler bırakır; yaptıklarıyla, söyledikleriyle, eylemleriyle. Sadece eylemleri ve yaptıkları ile değil; eylemsizlikleri ve yapmadıkları ile de bu yaşam yolculuğuna izler bırakır.
Voltarie’nin bu sözünde ekip, biçmemiz gereken bahçe insanın kendi hayatından başka bir şey değildir. Voltarie, hayat bahçesi olabildiğine kısa ve bunu okuyabildiğinize göre sizin için akmaya devam eden yaşam nehrinin sularıdır. İnsan hayatı acınabilecek kadar kısa ve sonludur. Bu acınabilecek kadar kısa yaşam, bizim el değmemiş hayat bahçemizdir. Biz bu bahçeyi, denemenin ilk kısmında açıkladığımız gibi; yaptıklarımız, eylemlerimiz, söylediklerimizle ve bunun yanında yapmadıklarımız ile bu hayat bahçesini ekeriz. Yaptığımız veya yapmadığımız her şey bu hayat bahçesiyle iyi ya da kötü bir şekilde bir bütün olur, önemli veya önemsiz bir şekilde hayat bahçemizi değiştirir. Kimi zaman o hayat bahçesine güzel kokulu bir çiçek