Cebelitarık AşıklarıDominique Baudis

·
Okunma
·
Beğeni
·
455
Gösterim
Adı:
Cebelitarık Aşıkları
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714436
Kitabın türü:
Çeviri:
Gönül Akgerman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Arkamızda deniz, önümüzde düşman! Ya zafere ya cennete!"

... diye haykırır ordusuna, efsanevi Arap komutan Tarık Bin Ziyad, Hispania'ya çıkıp gemilerini yaktıktan sonra. Ancak tarihin bu en büyük zaferlerinden birinin, bambaşka bir öyküsü daha vardır.

VIII. yüzyıl... Kadim Doğu Roma, Arap tehlikesiyle karşı karşıya. Emevi Halifesi El Velid, en büyük rüyası Konstantinopolis'i ele geçirmek için iki büyük komutanını, Emir Musa ve Tarık Bin Ziyad'ı görevlendirmiş. Ancak iki büyük askerin başka hayalleri de var. İktidar düşkünü Musa, İspanya'yı fethetme ve "Hz. Süleyman'ın Masası"nı ele geçirme rüyaları görüyor. Tarihin en ünlü komutanlarından Tarık Bin Ziyad da İspanya'yı fethetmek için yanıp tutuşuyor, ama askerî hırsları ve İslam'ı yayma arzusu kadar, Septe Prensesi Florinda'ya olan aşkının da etkisiyle. O Florinda ki, Arapların baş belası Carvaların kraliçesi Kâhine'nin kızıdır. Kimilerine göre annesi gibi şehvetli bir cadı, kimilerine göre ülkesi için kendini feda eden bir azize, kimilerine göreyse iflah olmaz bir âşıktır...

Akdeniz'in kaderi, bu iki büyük komutan arasındaki çekişmenin sonucuna bağlı olacaktır.

Cebelitarık Âşıkları, çılgın imparatorları, gözünü kocaman kıtalara dikmiş komutanları, dünya haritasını yeniden çizen savaşları, entrikaları ve iki insan arasındaki, tarihe yön vermiş şehvet dolu aşkı anlatıyor.
Kitabı birkaç sene evvel bir yaz tatilinde indirim sırasında almış ve sonrasında yazlıkta bırakmıştım. Gittim geldim ama bir türlü elime alıp okuyamadım. Baktım ki kitap yazlıkta bıraktığım sürece okunmayacak, en sonunda okuyayım aradan çıksın dedim.

Kitap için siteye bir inceleme de yazayım, merak eden çıkarsa bir fikir verir diye düşündüm. Kitap ilginç bir şekilde başlıyor, akıcı bir şekilde devam ediyor, ta ki bir yere kadar. Sonra sanki ilerlemiyor kitap, biraz da karışıyor. Özellikle ara verip okuyunca kim kimdi, ne olmuştu en son diye düşündürüyor. Bu kitabı okumasam da olurmuş gibi düşünürken sonlara yaklaştıkça bu düşünceden vazgeçtim. Çünkü kitabın gerçeklerden uzak bir anlatımı olduğunu düşünmüştüm ki öyle değilmiş. Roman olması dolayısıyla yazar elbette birtakım değişiklikler yapmıştır, ama biraz bakındığım kadarıyla genel kurgu doğruymuş. Bu sayede hiç bilmediğim bir konu hakkında bilgi edinmiş oldum. Yeri gelmişken söyleyeyim kitaptan sıkılmamın bir sebebi ve hatta en büyük sebebi kitapta anlatılan döneme ve tarihin o kısmına dair hiç bilgi sahibi olmamamdı. Şimdi öğrenmiş oldum ve ilginç bir hikayeymiş. Tarihin hiç bilmediğim bir dönemine ait şeyler öğrendiğim için memnunum. Mesela Cebelitarık’ın isminin nereden geldiğini bilmiyordum ya da Berberiler kimlerdir hiçbir fikrim yoktu. Yeni şeyler öğrenmiş oldum ve tarihin hiç duymadığım bir kısmı hakkında da bilgi edindim.

İyi okumalar dilerim.
Kurucusu Konstantinos, ordunun üzerinde otorite sağlaması, halkın itaat etmesi ve Kilise'nin saygı göstermesi için, imparatorun görünüşünün güzel olması gerektiğini ilan etmişti. İmparator etkileyici olmalıdır, diye yasa koymuştu. Atletik vücudu ve heykel gibi yüzüyle Konstantinos, kendisinden sonra geleceklere örnek teşkil ediyordu. Elbette ki, ondan sonraki yirmi yedi imparatorun hepsinin - uzaktan yakından- tam olarak bu kurala uyduğu söylenemezdi. Pek çok çirkin, biçimsiz, kaba saba, tek gözü kör adam tahtta oturmuştu... Ama rinokapia konusundaki kural hala geçerliydi. Burnu koparılmış bir adamın hükümdar olamayacağı kabul edilmişti.
Dominique Baudis
Sayfa 16 - Can Yayınları, 1. Basım, Mart 2012

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cebelitarık Aşıkları
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714436
Kitabın türü:
Çeviri:
Gönül Akgerman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Arkamızda deniz, önümüzde düşman! Ya zafere ya cennete!"

... diye haykırır ordusuna, efsanevi Arap komutan Tarık Bin Ziyad, Hispania'ya çıkıp gemilerini yaktıktan sonra. Ancak tarihin bu en büyük zaferlerinden birinin, bambaşka bir öyküsü daha vardır.

VIII. yüzyıl... Kadim Doğu Roma, Arap tehlikesiyle karşı karşıya. Emevi Halifesi El Velid, en büyük rüyası Konstantinopolis'i ele geçirmek için iki büyük komutanını, Emir Musa ve Tarık Bin Ziyad'ı görevlendirmiş. Ancak iki büyük askerin başka hayalleri de var. İktidar düşkünü Musa, İspanya'yı fethetme ve "Hz. Süleyman'ın Masası"nı ele geçirme rüyaları görüyor. Tarihin en ünlü komutanlarından Tarık Bin Ziyad da İspanya'yı fethetmek için yanıp tutuşuyor, ama askerî hırsları ve İslam'ı yayma arzusu kadar, Septe Prensesi Florinda'ya olan aşkının da etkisiyle. O Florinda ki, Arapların baş belası Carvaların kraliçesi Kâhine'nin kızıdır. Kimilerine göre annesi gibi şehvetli bir cadı, kimilerine göre ülkesi için kendini feda eden bir azize, kimilerine göreyse iflah olmaz bir âşıktır...

Akdeniz'in kaderi, bu iki büyük komutan arasındaki çekişmenin sonucuna bağlı olacaktır.

Cebelitarık Âşıkları, çılgın imparatorları, gözünü kocaman kıtalara dikmiş komutanları, dünya haritasını yeniden çizen savaşları, entrikaları ve iki insan arasındaki, tarihe yön vermiş şehvet dolu aşkı anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Büşra Civaş
  • İbrahim Erdoğan
  • Sedef Akliman
  • Merve
  • Tuğba AFACAN
  • Neslihan Hasoğlu Gülsever
  • Sırçaköşk
  • Tahayyülname
  • Özdem Acar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%0
8
%40 (2)
7
%20 (1)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0