Çiğdem KülahıAhmet Büke

·
Okunma
·
Beğeni
·
433
Gösterim
Adı:
Çiğdem Külahı
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9789750712395
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
"Orada oturmuş her şeyi tersine çevirebilir miyim, diye düşünüyordum. Bu mümkün müydü? Altımda çırpınan suya baktım. Dipteki midyelere, sağa sola kıvrılan yosunların arasında gizlenen küçük balıklara baktım. Çok çaresizdim aslında. Yine de ayıpladım kendimi. İzmir çok büyük geldi bana. Sokaklarında kaybolurum, diye düşündüm. Dizlerim yandı. Eğilip denize dokunayım dedim. Durdum. Bu şehir, parmaklarının ucunda sigara tutan bu sarı duman izi çok korkuttu beni."

Çiğdem Külahı, genç kuşak öykücülerimizin önde gelenlerinden Ahmet Büke'nin 2006 yılında yayımladığı ikinci öykü kitabı. Kitapta yirmi beş kısa öykü yer alıyor. Bu öyküler, su yüzüne çıkmamış ama hep varlığı hissedilmiş acıların, isyanların, çevremizde olup bitenler karşısında duyulan öfkenin izini taşıyor. Ahmet Büke kendine özgü dili ve duyarlı anlatımıyla okurunu daha ilk sayfalarda kendi ayrıksı dünyasına çekmeyi başarıyor.
Ahmet Büke okumayı çok istiyordum ve çok da merak ediyordum. Çok güzel şeyler duymuştum hakkında. Öykü okumaya yavaş yavaş alıştım sanırım. D&R de indirimde görünce bırakır mıyım? Kaptım kitabı.
Tam 25 öyküden oluşan fakat incecik bir kitap Çiğdem Külahı. Korkularımızdan, toplum içinde söyleyemediğimiz belki de korkmaktan ziyade utandığımız birçok konuyu gözlerimizin önüne seriyor Ahmet Büke. Çaresiz kaldığımız anlar, yalnızlığımız... Her insan en az bir öyküde kendini bulacaktır. Okurken çoğu yerde "Evet, ben bunu hissettim." , "Evet, insanız ve bunları yaşıyoruz." dedim. Herkese tavsiye ederim.
Koğuşun kapısına vardık. Boyluca, çakır gözlü birisi göründü içeriden.
“Hayırdır?”
Seyit çantayı uzattı. Adam alıp içine baktı.
“Tamam,” dedi.
Arkasını dönüyordu ki durdu.
“Karnınız aç mı?”
Seyit’le bakıştık. Şimdiye kadar kimse açlığımızı sormamıştı.
Koğuşun girişindeki koridorun sonuna yürüdü. Masanın üzerinde duran dolabı açtı. Yarım ekmeği dikine böldü. İçine helva katıp bıçağın ucuyla ezdi. Çay doldurdu iki su bardağına.
Selim, bunca çirkinliğine ve densizliğine rağmen utanmadan ablama abayı yakmıştı.

Evet, o ay parçasına. Siyah gözleri yanan ablama kızıl saçları dalgalanarak göğsüne dökülen, gülümsemesi perdeleri kımıldatan hatta sol kaşının üzerindeki kesiğini bile yüzüne konmuş bir kelebek kadar zarifçe taşıyan o güzelim kıza âşıktı.

Geceleri bahçesinden koparığı turuncu ve mor aslanağızlarını, hanımeli demetlerini kapımızın önüne dizerdi. Kimi zaman da içkinin verdiği cesaretle bize bakan balkon penceresinden şarkı söylerdi.

Görmedim ömrümün asude geçen bir demini
Çekerim hep o siyah gözlerin matemini.
Hasretiyle inlediğm çekti benden elini
Çekerim hep o siyah gözlerin matemini.

Gözlerini kapar, bağrını açar, süzülen gözyaşları arasında inceden mırıldanırdı. Sesi de pek güzeldi aslında.

Babam, “Bu çocuğu vuracağım ama Kadri Şençalar’a ayıp olacak. Namussuz herif, hicaz şarkı bu kadar mı güzel okunur? derdi.

https://www.youtube.com/watch?v=i6MgTvyxp6I
Mesela diyelim güneşin daha kötü doğduğu günlerden biriydi. Ben tenekeli mahalleye bakan yolda bekliyorum.
Bir kaç evin sobası tüttü.
Dert mi yanar, eski nalınlar mı?
Ahmet Büke
Sayfa 82 - Can Yayınları
İçimizdeki kanamayı suskunlukla sakinleştirip dindirmeye çalışıyorduk galiba. Zaten kimsenin perdelerini aralayıp başkasının acısına baktığı yoktu.
Ahmet Büke
Sayfa 28 - Can Yayınları
Yanı başında her şeye karşın akan hayat vardı, ama ona karışıp nefes almakta zorlanıyordu.
Ahmet Büke
Sayfa 56 - Can Yayınları
Sizin hiç arkadaşınız, dostunuz boş bir çuval gibi yanınızdan sürüklenip götürüldü mü? Hayat o zaman, bira şişesinin dar boğazından gelen kokuya benziyor.
Acımsı ve yanık.
Ahmet Büke
Sayfa 94 - Can Yayınları
Bir türlü "şimdiki ana" ait olamamak. Daha doğrusu "yaşanan ana" anlamlandıramamak. Ben buna "bir kefesi boş kalmaya mahkum terazi dengesi" diyorum.
Ahmet Büke
Sayfa 125 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çiğdem Külahı
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9789750712395
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
"Orada oturmuş her şeyi tersine çevirebilir miyim, diye düşünüyordum. Bu mümkün müydü? Altımda çırpınan suya baktım. Dipteki midyelere, sağa sola kıvrılan yosunların arasında gizlenen küçük balıklara baktım. Çok çaresizdim aslında. Yine de ayıpladım kendimi. İzmir çok büyük geldi bana. Sokaklarında kaybolurum, diye düşündüm. Dizlerim yandı. Eğilip denize dokunayım dedim. Durdum. Bu şehir, parmaklarının ucunda sigara tutan bu sarı duman izi çok korkuttu beni."

Çiğdem Külahı, genç kuşak öykücülerimizin önde gelenlerinden Ahmet Büke'nin 2006 yılında yayımladığı ikinci öykü kitabı. Kitapta yirmi beş kısa öykü yer alıyor. Bu öyküler, su yüzüne çıkmamış ama hep varlığı hissedilmiş acıların, isyanların, çevremizde olup bitenler karşısında duyulan öfkenin izini taşıyor. Ahmet Büke kendine özgü dili ve duyarlı anlatımıyla okurunu daha ilk sayfalarda kendi ayrıksı dünyasına çekmeyi başarıyor.

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Cansın Karslıoğlu
  • Burcu Bergen
  • Sena Göksuçukur
  • Tuğba
  • Hatice Konukcu
  • mısra
  • Nevena
  • Eylem
  • Kadim Zaman
  • Fatma Kılıç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%66.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0