Yüklük

7,0/10  (3 Oy) · 
8 okunma  · 
1 beğeni  · 
553 gösterim
Ahmet Büke'nin öykülerinde acı ve ironi bir arada; bu yalın öyküler, şaşırtıcılığını da, sarsıcılığını da ülkemizin tükenmek bilmez acı ve ironi kaynağından topluyor. Böylece bir dil sağanağı çıkıyor ortaya: yoksulun dili, ötekinin dili, zalimin dili ve umut edenin dili hep bir ağızdan öykü söylüyor. Büke, Yüklük'teki öykülerinde artık kangrene dönüşmüş meseleleri anlatırken yer yer sevdiği sanatçılardan da yardım alıyor, edebiyat serüvenindeki köşe taşlarını imliyor. Ahmet Büke, Türkiye'nin yazarı olmakta direniyor.

Biz onlara dedik ki, elbette sizin bilmediğiniz öyküleri biz biliriz. Seni yazdıkların için küçümseyenler bilmiyorlar mı, onların akıllarını açıp yazdıklarını biz koyduk. Zenginlik istediler, verdik. Pahalı kumaşlar ve kervanlar dilediler; bir sabah kapılarının önüne koyduk. Ama yine de senin öykülerine güldüler. İçine yeis dolmasına izin verme. Sabretmekten vazgeçersen onlardan ne farkın kalır. Hem senin neyi becereceğini de biz bilirdik. Onun için çabalasan da, vazgeçsen de fark etmez. Ama vazgeçmemende büyük mükâfatlar olabilir. Olmayabilir de.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2014
  • Sayfa Sayısı:
    88
  • ISBN:
    9789750721601
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 4 Alıntı

Annelerin acısını bilse insan;
yani etinde bir saniye hissetse,
kimse kimsenin canını yakamaz.

Yüklük, Ahmet BükeYüklük, Ahmet Büke
böcürt 
25 Nis 06:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Annem: Bütün anneler gibi bu dünyada adalet istiyor.

Yüklük, Ahmet Büke (Sayfa 38 - Can Öykü)Yüklük, Ahmet Büke (Sayfa 38 - Can Öykü)

Bence kork! Yaşarken insanın işine yarayacak en güçlü his korkmak çünkü. Korkarsan, hele de onsuz ne yaparım, endişesi sararsa içini, işte o zaman bir umudun vardır.

Yüklük, Ahmet Büke (Sayfa 70 - Can Yayınları)Yüklük, Ahmet Büke (Sayfa 70 - Can Yayınları)