Çizgilerle Nazım Hikmet

·
Okunma
·
Beğeni
·
969
Gösterim
Adı:
Çizgilerle Nazım Hikmet
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058488823
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ka Kitap
Bizim okulun bahçesinde bir çınar ağacı var. Üzerinde bir pirinç plaka göreceksiniz "Nâzım Hikmet burada yatıyor" yazılı... Dememiş miydi? "Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa-taş maş da istemez hani." Uyarına geldi. Kadıköy, Nâzım'ın eski köyü. Çınar ağacı da tamam. Anadolu da uyuyor. O, bizim okulun bahçesinde ve pek çok çınarın altında yatıyor. Her isteyen bir çınarın üzerine böyle bir plaka çakabilir. Çok da güzel olur. Bizimki yıllardır orada duruyor.

Nasrettin Hoca bağlamayı almış eline parmakları hep aynı yerde hiç kıpırdatmadan çalıyormuş. Karısı demiş ki,

- Hoca, yanlış yapıyorsun. Ben gördüm çalanları, parmaklarını hep yerlerde gezdiriyorlar.

Hoca cevap vermiş,

- Onlar benim bulduğum yeri arıyorlar.

Biz de Nasrettin Hoca misali Nâzım'a takıldık kaldık. Çevremizdekiler ne güzel globalleşmeye, yeni dünya düzenine kolayca ayak uydurdular. Biz hâla Hocanın bağlaması gibi aynı yerde çırpınıp duruyoruz (!).
-Müjdat Gezen-
(Tanıtım Bülteninden)
...Biri kimliğini çıkardı: "Müjdat Bey bizimle geleceksiniz." dedi.
"Şaka mı?" dedim.
"Yok valla abi, emir var." dediler.
"Görebilir miyim?"

Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan geliyor. Benim beş yıl önce yazdığım, Savaş Dinçel'in de resimlediği "Çizgilerle Nazım Hikmet" adlı kitabımdan dolayı tutuklama kararı.

Suç: Neşir yoluyla komünizm propagandası yapmak. Adliyenin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif etmek. Devletin emniyet, muhafaza kuvvetlerini tahkir ve tezyif etmek.

...Telefonu çevirdim. Savaş çıktı.
"Ben Birinci Şube'deyim, seni de bekliyoruz, gel." dedim.
"Sen buraya gel ne güzel kafa çekiyoruz." dedi.
"Ben gelemem tutukluyum."
"Ben de gelemem alkollüyüm."
Sonunda Tayyar Bey (1. Şube Müdürü):
"Durum ciddi Savaş atla gel." dedi.

Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen'in yazdıkları kitap yüzünden yargılanma hikayesi işte böyle başlıyor.

Mahkeme için önce Diyarbakır'a gidiliyor. Ardından Diyarbakır Askeri Savcılığı görevsizlik kararı veriyor ve İstanbul'da sivil mahkemede yargılanmak için İstanbul'a geri dönüyorlar. Mahkeme Sağmalcılar'a yolluyor, birkaç gün sonra mahkeme hem Savaş Dinçel'in hem de Müjdat Gezen'in tahliyelerine karar veriyor.

Böylece bu tatsız hikaye zor geçen birkaç günün ardından kötü sonlanmıyor.

Kitap, Nazım Hikmet'i sevenler ve merak edenler için resimli bir biyografi niteliğinde. Nazım Hikmet'in yaşam öyküsü ve şiirlerine Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen gözüyle bakmak isteyenler kesinlikle beğenerek okuyacaktır.
Nazım hikmetin hayatının anlatıldığı bir kitap ancak bu kitap bilinenin dışında ,karikatürler ile yapılan bir anlatımı var. Kitap okuma alışkanlığı olmayan insanlar için özellikle çok başarılı olabilecek bir yöntem. Bir çok kitap bu yöntemle çok daha akılda kalıcı ve seri hale getirilebilir. Nazım’ın hayatı su gibi gözünüzün önünden geçip gidiyor. Müjdat Gezen başarısı ve farkıyla ...
Hangi gazetedeydi hatırlamıyorum, bilmem kaç kupon karşılığında verilen bir yasaklanan kitaplar seti vardı ve bu kitapta onların arasındaydı. Daha ben doğmadan önce, 1977 yılında Müjdat Gezen’in fikri ile ortaya çıkmış. Her ne kadar bugünkü satış sitelerinde geri planda bırakılsa da çizimlerini yine usta bir tiyatrocu, rahmetli Savaş Dinçel yapmış. Bu kitap sayesinde Savaş Dinçel’in karikatüristliği olduğunu da ilk kez öğrendim.

Çizgilerle Nazım Hikmet, her iki sanatçının da kısa özgeçmişleri ile başlıyor. Ardından yine iki sanatçının bu sefer doğal olarak upuzun özgeçmişleri var. Müjdat Gezen’in kaleme aldığı giriş bölümünden, kendisinin turnede, otobüs yolculuklarında Tom Miks, Zagor ve Teksas okuduğunu öğreniyor, sempatimi ikiye katıyorum. Zaten Nazım Hikmet’in hayatını çizgilerle anlatma fikri de böylelikle ortaya çıkmış. Gerçi bunu ifade ederken “Bu adamlar bana ve benim gibi kim bilir kaç kişiye bu zırvaları ve bu denli kolay okutmanın yolunu nasıl bulmuşlar” gibi bir cümle kursa da görmezden geliyorum.

Öncelikle belirtelim, kitap bir çizgi roman ya da grafik roman havasında değil. Nazım Hikmet ile ilgili olaylar, konular, başkalarının anlattığı hatıralar, başından geçenler, şiirleri vs. daha pek çok şey resimler eşliğinde verilmiş. Bu açıdan çizgi roman gibi değerlendirmek yanlış olur. Çizimler karikatürize, zaman zaman da gazete kupürlerinin üzerine eklenerek çizilmiş. Önsöz’de “Şimdiki (2007) imkânlar olsa çok daha iyisini yapardım.” demiş Savaş Dinçel. Bence bu hali ile çok daha güzel, çok daha emekçi işi. İç sayfa örnekleri ve Savaş Dinçel ve Müjdat Gezen'in bu kitap yüzünden 21 Yıl istemi ile yargılandıkları davada çekilen fotoğrafının yer aldığı arka kapak resmini görmek için linke tıklayabilirsiniz.

http://ucalisan.blogspot.com.tr/...rle-nazm-hikmet.html
1978 yılında Müjdat Gezen'in fikri ve Savaş Dinçel'in çizimleri ile Rius'un yazım şekli gibi oluşturulmuş,,okuyucu üzerinde daha etkili olması için Nazım Hikmet'in hayatından bazı kısımları resimli roman gibi aktarılmış bir kısa yapıt.Akılda kalması açısından yaratıcı olmuş.Enver Aysever'in Tepeden Tırnağa İsyan kitabının peşine okumak,yemekten sonra yenen tatlı gibi oldu:))
""Saatinin kayışına baktım
Sahiden tırnakla PİRAYE adı kazılmış
Hepsi büyük harflerle""
Müjdat Gezen
Nazım Hikmet kültür ve sanat vakfı
- Korkunç birşey keşfettim, resimli bir kitap yazacağım, hem de gayette bilimsel olacak...
- Gene geç kaldın dedi, Rius imzalı bir kitap çıkardılar. Resimli ve çizgilerle Marks’ı anlatıyor üstelik... Bir de çizgilerle Lenin var, dedi. Aynca Manifesto da var...
- Olamaaaz, bunu bana yapamazlar, ben buldum yahu bunu...
- Elbette sen buldun, ama iki yıl gecikmeyle diğerlerinden...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çizgilerle Nazım Hikmet
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058488823
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ka Kitap
Bizim okulun bahçesinde bir çınar ağacı var. Üzerinde bir pirinç plaka göreceksiniz "Nâzım Hikmet burada yatıyor" yazılı... Dememiş miydi? "Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa-taş maş da istemez hani." Uyarına geldi. Kadıköy, Nâzım'ın eski köyü. Çınar ağacı da tamam. Anadolu da uyuyor. O, bizim okulun bahçesinde ve pek çok çınarın altında yatıyor. Her isteyen bir çınarın üzerine böyle bir plaka çakabilir. Çok da güzel olur. Bizimki yıllardır orada duruyor.

Nasrettin Hoca bağlamayı almış eline parmakları hep aynı yerde hiç kıpırdatmadan çalıyormuş. Karısı demiş ki,

- Hoca, yanlış yapıyorsun. Ben gördüm çalanları, parmaklarını hep yerlerde gezdiriyorlar.

Hoca cevap vermiş,

- Onlar benim bulduğum yeri arıyorlar.

Biz de Nasrettin Hoca misali Nâzım'a takıldık kaldık. Çevremizdekiler ne güzel globalleşmeye, yeni dünya düzenine kolayca ayak uydurdular. Biz hâla Hocanın bağlaması gibi aynı yerde çırpınıp duruyoruz (!).
-Müjdat Gezen-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Sibel akay
  • EMRE ÖZGÜL
  • Yasemin Yeter
  • Arda Çetin
  • Zeynep Bostan
  • mrtdgdvrn
  • Abdullah SAFİDEMİR
  • Egit Esenkuş
  • Kitap Kurduu
  • EMRE Çalpan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%52.4
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.1
Erkek
%52.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (4)
9
%21.4 (3)
8
%21.4 (3)
7
%21.4 (3)
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0