Adı:
Çöp Plaza
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789944696289
Kitabın türü:
Yayınevi:
Tudem Yayınları
Yoksulluğu, edebiyat yoluyla anlayabilmek için…

Farklı edebi türlerde pek çok eser veren ödüllü yazar Miyase Sertbarut'tan, gerçeğin hayalle kol kola yürüdüğü hüzünlü ama umut dolu bir yoksulluk serenadı: Çöp Plaza Miyase Sertbarut, yaklaşık bir buçuk yıl kadar üzerinde çalıştığı bu kitabında, daha önce hiçbir yazarın kâğıda dökmeye cesaret edemediği tehlikeli ve pis kokulu sulara doğru götürüyor kalemini. Çöp Plaza, birbirinden apayrı iki dünyanın resmini çiziyor okurlarına. Bir yanda kentli seçkinlerin yaşadığı, kuşların, böceklerin bile ziyaret edemediği, daima steril ve korunaklı Elit City, öteki yanda zenginlerin çöplerini toplayarak günlük ekmeklerinin peşinde koşan insanların yaşam savaşı verdiği Gülova Mahallesi. En tepedekiler ve en aşağıdakiler… Birbirlerine yakın bölgelerde yaşam sürmelerine rağmen birbirlerinin hayatlarına teğet geçen insan manzaraları…

Çocuklarını her türlü tehlikeden koruyarak yapay fanuslar içinde büyüten Elit City sakinlerinin çocuklarının sağlıkları büyük tehdit altındadır. Bağışıklık sistemleri çökmeye başlayan çocuklar yüksek yaşam standartlarına rağmen bitkin ve hastadır.

Bunun üstesinden gelebilmek içinse tek bir çare vardır: kan nakli. Peki ama kimlerin kanı bu hastalıklı çocukların derdine deva olacaktır? Elit City başhekimi ve çocuk kliniği şefinin yaptıkları adice bir planla gereken tedavi yöntemi bulunur. Çözüm iki kilometre yakınlarındaki Gülova Mahallesi'nde saklıdır ve bu tedaviyi uygulayabilmek için mahalle çocuklarının yardımına ihtiyaç vardır. Yiyecek yemeklerini bile çöpten çıkaran bir mahalle halkının çocuklarıyla böylesi bir tedavi yönteminin nasıl bir ilişkisi olabilir? Yasa dışı yollarla başlatılan bu tedavi ne şartlarda uygulanacaktır? Söz konusu tedavinin Gülova çocukları üzerindeki yan etkileri araştırılmış mıdır?..

Gerçeğin hayalle, insanlığın kötülükle mücadelesini gözler önüne seren Çöp Plaza, iki ayrı insan topluluğu arasındaki değişiklikler üzerine farkındalık kazanmamıza önayak olarak, hayati bir soru üzerinde de düşünmemizi amaçlıyor: "Herkes beladan kaçarsa, bela büyümez mi hiç?"

Yazar, kitabını ütopik bir finalle mutlu bir şekilde sonlandırmaya gayret etse de, gerçek peşini bırakmıyor ve hayatın acımasızlığı hakikati kulaklarına haykırarak düşlerinde kurduğu imkânsız bir yaşamın aslında var olamayacağını hatırlatıyor.

Yine de yaşam oldukça ümit vardır. İleride bir zamanda, nice Fıratlar ve Berkler ellerinde renkli çerçeveli büyüteçleriyle bir yerlerde buluşabilirler. Kim bilir belki…
Çöp plaza adlı bu eser, çoçuklar için doğrudan ve ya dolaylı olarak çok fazla eğitsel iletiler içermektedir.Kitabın konusu güzel, ilgi çekici ve yazarın samimiyetini kitabın sonlarına doğru daha çok hissetmektesiniz. Her ebeveynin çocuklarına gönül rahatlığıyla okutabileceği bir eserdir. İyi ki yazmışsın Sertbarut bu eseri, iyi ki tüm samimiyetini hissettirmişsin..
İçinde hem dolaylı yoldan, hem de açık açık verilen mesajlar vardı. Bazı yerlerde kahkaha atıp, bazı yerlerde ağladım. Yazar, 152 sayfaya bu kadar mükemmel bir kitabı nasıl sığdırdı acaba? Kesinlikle bütün çocukların, hatta ebeveynlerin de okuması gereken bir kitap...
Bu bir vampir hikayesi değildir, ama KAN EMICILERIN varlığını gösterir. Fantastik sivri dişlerle değil GÜZEL GÜLÜŞLERLE isirirlar EN DIPTEKILERI.
Maskeleri bizimkine çok benzediğinden onları SUCLAMAKTA HEP ZORLUK CEKTIK (kitaptan)
...
Çöp plaza / miyase sertbarut ...
Neresiydi dünya? Kötülerin güçlenip kazandığı, mazlumlarin ezildikce ezilip yenildigi yer miydi? Ne vardı sol tarafimizda? Yalnizca Kan pompalayan bi organ mi?
çok ciddi ve anlamlı mesajlar içeren bir kitaptı ilkokul seviyesinde çocuklara muhakkak okutulmalı
Ablamın ödevi için okuduğum kitaplardan biri daha. Çocuk kitabı olarak biliyordum ben bu kitabı (bilen birisi onaylasın veya düzeltsin) sonu pek çocuk kitabına uygun bir son olmadı. Olsun güzel bir kitap okumanızı öneririm. Güzel mesajlar barındırıyor içinde zaten ablama ödev olarak verilmesinin sebebi de budur büyük ihtimalle. :)
Kitap için yazarın samimiyetine teşekkür etmek gerekiyor. Kitabın akıcılığı gayet güzeldi ve size hayata başkasının gözünden bakma fırsatı tanıyor.
Bazı ön yargılarınızı kaldırabilecek bir kitap kısacası okumalısınız.
"Başını belaya sokacaksın sen."
"Herkes beladan kaçarsa, bela büyümez mi anne? Baş edilemez olduğunda bizi de ezmez mi anne?"
Miyase Sertbarut
Sayfa 129 - Tudem Yayınevi
"Plazanın anlamı ne?" diye sordu abisine Fırat. Çöpün ne olduğunu biliyordu. Plazayı da duyuyordu bazen, ama ne olduğu üzerine hiç düşünmemişti o güne dek.
Murat kendinden büyük başka bir kağıt toplayıcısından ve pek beğendiyi açıklamayı yaptı:
"Güliverlerin yaşadığı yerler, onlar Güliver, biz cüce."
Miyase Sertbarut
Sayfa 15 - Tudem Yayınları
Bu bir vampir hikayesi değildir, ama kan emicilerin varlığını gösterir. Fantastik sivri dişlerle değil, güzel gülüşler ile ısırırlar en diptekileri. Okşamayı bilseler elleri temiz kalabilirdi, ama tırnakların içinde çalıntı kan hücreleri gizli.
Maskeleri bizimkine çok benzediğinden onları suçlamakta hep zorluk çektik.
Miyase Sertbarut
Sayfa 6 - Tudem yayınları, 16.baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çöp Plaza
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789944696289
Kitabın türü:
Yayınevi:
Tudem Yayınları
Yoksulluğu, edebiyat yoluyla anlayabilmek için…

Farklı edebi türlerde pek çok eser veren ödüllü yazar Miyase Sertbarut'tan, gerçeğin hayalle kol kola yürüdüğü hüzünlü ama umut dolu bir yoksulluk serenadı: Çöp Plaza Miyase Sertbarut, yaklaşık bir buçuk yıl kadar üzerinde çalıştığı bu kitabında, daha önce hiçbir yazarın kâğıda dökmeye cesaret edemediği tehlikeli ve pis kokulu sulara doğru götürüyor kalemini. Çöp Plaza, birbirinden apayrı iki dünyanın resmini çiziyor okurlarına. Bir yanda kentli seçkinlerin yaşadığı, kuşların, böceklerin bile ziyaret edemediği, daima steril ve korunaklı Elit City, öteki yanda zenginlerin çöplerini toplayarak günlük ekmeklerinin peşinde koşan insanların yaşam savaşı verdiği Gülova Mahallesi. En tepedekiler ve en aşağıdakiler… Birbirlerine yakın bölgelerde yaşam sürmelerine rağmen birbirlerinin hayatlarına teğet geçen insan manzaraları…

Çocuklarını her türlü tehlikeden koruyarak yapay fanuslar içinde büyüten Elit City sakinlerinin çocuklarının sağlıkları büyük tehdit altındadır. Bağışıklık sistemleri çökmeye başlayan çocuklar yüksek yaşam standartlarına rağmen bitkin ve hastadır.

Bunun üstesinden gelebilmek içinse tek bir çare vardır: kan nakli. Peki ama kimlerin kanı bu hastalıklı çocukların derdine deva olacaktır? Elit City başhekimi ve çocuk kliniği şefinin yaptıkları adice bir planla gereken tedavi yöntemi bulunur. Çözüm iki kilometre yakınlarındaki Gülova Mahallesi'nde saklıdır ve bu tedaviyi uygulayabilmek için mahalle çocuklarının yardımına ihtiyaç vardır. Yiyecek yemeklerini bile çöpten çıkaran bir mahalle halkının çocuklarıyla böylesi bir tedavi yönteminin nasıl bir ilişkisi olabilir? Yasa dışı yollarla başlatılan bu tedavi ne şartlarda uygulanacaktır? Söz konusu tedavinin Gülova çocukları üzerindeki yan etkileri araştırılmış mıdır?..

Gerçeğin hayalle, insanlığın kötülükle mücadelesini gözler önüne seren Çöp Plaza, iki ayrı insan topluluğu arasındaki değişiklikler üzerine farkındalık kazanmamıza önayak olarak, hayati bir soru üzerinde de düşünmemizi amaçlıyor: "Herkes beladan kaçarsa, bela büyümez mi hiç?"

Yazar, kitabını ütopik bir finalle mutlu bir şekilde sonlandırmaya gayret etse de, gerçek peşini bırakmıyor ve hayatın acımasızlığı hakikati kulaklarına haykırarak düşlerinde kurduğu imkânsız bir yaşamın aslında var olamayacağını hatırlatıyor.

Yine de yaşam oldukça ümit vardır. İleride bir zamanda, nice Fıratlar ve Berkler ellerinde renkli çerçeveli büyüteçleriyle bir yerlerde buluşabilirler. Kim bilir belki…

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Eda
  • Tuanacgty
  • B.A
  • Nisa Heizer
  • Elif Nazlı Tezel
  • komai
  • Tuba EKİZ
  • Nisa Umaç
  • Quinn Lauthson
  • Aleyna Nazik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (10)
9
%14.3 (2)
8
%7.1 (1)
7
%7.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0