Batı'ya göç etmiş bir akademsiyen daha, ülkesinde var olan sistemi yeren ve edebiyat sanatının getirdiği yüreği parlatıp esir alınan, acıları kat be kat duyumsayan vicdanıyla!
Kurgu; Edebiyat bölümünün bilge profesörü Yang'ın hastanede acılar içinde geçmişiyle hesaplaşması ve ona bakmakla görevli damat adayı Jian'ın durumdan etkilenerek başta ülkesi ve sistemi sorgulamasını içeriyor. 89 Gorbaçov'un Çin'i ziyaretiyle gelen Perestroyka rüzgarı ve (ilginçtir) 15 gün sonra meydana gelen Tiananmen meydan olayları arka fonunda! Rüşvetin önlenmesi ve enflasyonun düşürülmesi adına (Şaşmamak gerek!) başlayan öğrenci olayları ve ordunun ayaklanmayı kanlı biçimde bastırması ise kitabın sonlarında yer alıyor. Karakterler özelinde, ülkesi Çin'e Budalalar Cenneti, Kendi yavrularını yiyen alçak Dişi Köpek, sabırlı halkı için masaldaki Eşek-öküz benzetmeleri yapabilen yazar, akademisyenleri birer memur ve doktor mühendis gibi pozitif bilim meslekleri de düşünemeyen birer teknisyen olarak nitelemiş. Eserde olayların ifşa bölümlerinden azade, dikkat çekici bölümlerse; İlahi komedya, Brecht ve Goethe nezdinde Batı ile Çin şiirinin karşılaştırılmasıydı doğrusu. Çinli şairlerin tek varoluş biçiminin şiirleri kadar özgür olabilmesi ve Batılı şairler içinse şiirin bireyi hem besleyip hem de koruduğu bilgisi ise artı bir değerdi.
Kendisi de şair- yazar ve halen ABD Boston'da İngilizce profesörü olan Ha Jin, kitapta değindiği edebi konularla durumu belli ediyor. Çin'de kurulan komünist sistemin milyonlarca Çinliyi açlıktan kurtardığı, büyük göçleri önlediği gibi bilgilere girmeden belirtmek isterim ki; neredeyse tüm eser boyunca kötülenen (rüşvetçi) bürokrasi ve kısıtlı özgürlükleri (ABD için bugünlerde ne düşünür acaba?) okumak isteyenlere önerilebilir! Bense çok ödüllü #bekleyiş
Ha Jin 1956'da Çin'de, Liaoning'de doğdu. 14 yaşında gönüllü olarak Kızıl Ordu’ya katıldı ve altı yılını 'Halkın Kurtuluş Ordusu'nda hizmet ederek geçirdi. 1985'te Çin'den ayrılarak Amerika'ya, burs kazandığı Brandies Üniversite'sine doktora yapmaya gitti. Bekleyiş'ten başka In the Pond (Havuzda) isimli bir romanı, iki şiir ve iki de öykü kitabı vardır. Öykü kitaplarından Under the Red Flag (Kızıl Bayrağın Altında) 1996 Flannery O'Connor Öykü Ödülü'nü; Ocean of the Words (Sözcükler Okyanusu) 1997 PEN/Hemingway Ödülü'nü kazandı. Son kitabı 'Bekleyiş' olan Ha Jin, Atlanta'da Emory Üniversitesi'nde İngilizce Profesörü'dür.
Çin asıllı bir Amerikalı olan Ha Jin, 1999 National Book Award, 2000 ve 2005 PEN/Faulkner Award, 1997 Flannery O’Connor Award , 1997 PEN/Hemingway Award ve Asian American Literary Award gibi ödüllerin sahibi ve Pulitzer ve Kiriyama Pacific Rim Book Ödülü finalisti bir yazar ve şair.
Üç yıl sonra ordudan eğitim amacıyla ayrıldığında, devam etmekte olan Kültür Devrimi bütün üniversiteleri kapatmıştır ve Jin demiryollarında telgraf operatörü olarak çalışmaya ve radyodan dinleyerek İngilizce öğrenmeye başlamıştır. 1977’de üniversiteler tekrar açıldığında son tercihi olan İngilizceyi okumak zorunda kalır, 1984’te yüksek lisansını da yapar.
1985’de ABD’ye öğrenci vizesi ile Amerikan edebiyatı doktorası için geldiğinde bir daha Çin’e hiç geri dönmeyeceğini bilmemektedir. Brandeis Üniversitesi’nde ayrıca yazarlık dersleri de alır. Bursu bittiğinde gece bekçiliği ve komilik gibi işlerde çalışır. 1989 Tianamen Meydanındaki katliamda halen Amerikadadır ve 1993 yılında doktorasını tamamlamasına rağmen artık geri dönmekten vazgeçer. Ha Jin takma adıyla ve İngilizce olarak yazmaya başlar. 1997’de Çin hükümeti pasaportunu yenilemeyi reddettiğinde artık İngilizce hikâyeleriyle ödül kazanan bir yazar olmuştur.