DALGALAR#okudumbitti
“Zihin bütün yıkıntıların bıraktığı izleri unutmuyor, onları, biçimlerini değiştirerek sıkıntılı bir rüya ya da karabasan biçiminde, aradan onyıllar geçse de sunuyordu. 'Hepsinden kurtulmak ölüm mü acaba?' diye düşündü. Ya kurtulmadan yaşamak? O neydi?”
“Her ölüm, geride kalanın yaşamını küçültüyordu. Bu en ağırıydı.”
“Keşke, dünyanın kalabalığından uzak, küçük bir evde, her şeyden uzak yaşıyor olsaydım' diye düşündü. Gerçekten ne vermişti ona bu kalabalıklar?”
İncecik bir kitabın içinde;dalgaların sesini dinlerken,kalabalıkların içindeki yalnız bir adamın Burdur’dan Stocklholm’a uzanan yolculuğunda annesini kaybetmenin acısına şahit olup 21..y.y en büyük afeti 2004 Hint Okyanusu depremi ve tsunamisinin yarattığı etkiyle kitabı bitirdim…
Yeni roman akımının temsilcilerinden olan Demir Özlü’nün bu kitabı düz bir kurgudan ziyade ileri geri zaman kırılışlarından oluşan,çok özel bir metindi…
Herkese hitap edeceğini düşünmesem dahi ben kitabı çok beğendim iyi ki okudum…