Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
1991
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Çok çok sevdiğim bir kitap. Denizcilik maceralarını dinlemeye meraklı iseniz tam sizlik. Ben çok sevdiğim için benim için her zaman yeri ayrı olucak. Çok yalın bir anlatımı var , sizi yormuyor. Yazarın diğer kitaplarını okumadım , merak ediyorum :)))
DalgıçlarHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 1991111 okunma
6/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 13:18
Bir anda bitti... İlginç olanı kitap bir yerde beni zorladı ve ondan sonrası biraz yorucu geldi ama aniden okurken de bir baktım son sayfadayım. Kitabın ilginç yanlarını biraz açıklamak istiyorum. Kitap sanki bir çeviri havasında gelecek sizlere. Karakterler ve isimler de yabancı olduğu için böyle düşüneceksiniz. Tabi şimdi sizin aklınızda iki soru var: Dalgıçlık nedir ve nasıl yapılır?  Kitabın aslında Halikarnas Balıkçısına ait olduğuna dair ilk başta şüpheler var, bu -ismi aklıma gelmedi MAHLAS mıydı hani insanların eserlerini farklı isimlerde sunması- yüzden biraz araştırma yapılıyor. Tabi bunun yanında ben Çeviri bir eserin daha çok dikkat çekeceği kanısına katılmakla beraber işin detayında Kalebentlikten daha yeni döndüğü için kendi adıyla bir eser yayımlamak yerine bu yönteme başvurduğu kanısındayım. Anlatım ve hikaye güzel ama biraz yavaş mı desem yoksa yorgunluğumdan ötürü yorucu mu desem, tam bir tat alamadım açıkçası ama güzeldi, mantığı ve kurguyu beğendim. Seride artık buralara kadar gelmiş dostlarımın da bırakacağını sanmıyor, iyi okumalar diliyorum..
DalgıçlarHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2013111 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 287. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2022 14:40
Bu kitabın tüm 'alameti farikası' son cümlesiydi. Yine yazardan şaşırmadığım bir eser oldu. Sıkıcı bulanlar olacaktır. O yüzden tavsiyem durgun hikaye sevenlere daha çok. 25 yaş üstüne hitap eden bir eser daha çok diyebilirim. Var olsun.
DalgıçlarHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2013111 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2014 522. kitabı
Bir zamanlar, zaman içinde zaman, farklı okuma yöntemleri içinde bir yöntem olarak, bir kitabın içinde başka bir kitap ismi geçerse, bir kitaptan bahsedilirse, bir sonraki kitap olarak onu okuyordum. Bir nevi karaya ayak basmadan, kitaplardan kitaplara yolculuk. Bu kitabın bahsine de Nasuh Mahruki'nin "Everest'te İlk Türk" kitabında rastlamıştım. Aldım okudum. Dalgıçlar'dan sonra Halikarnas Balıkçısı'nı uzun süre bırakamadım, bir sürü eserini peş peşe okudum. Bir sahil kasabasında, bir kıyı kentinde yaşamak, deniz insanı olarak yaşamak... Balıkçı'nın kitaplarında bu atmosferi hissettim, sevdim.
DalgıçlarHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2013111 okunma

Yazar Hakkında

Halikarnas BalıkçısıYazar · 30 kitap
Cevat Şakir Kabaağaçlı veya tanınan adıyla Halikarnas Balıkçısı (17 Nisan 1890, Girit – 13 Ekim 1973, İzmir), Bodrum'a olan aşkı ile tanınan ünlü roman ve hikâye yazarıdır. 17 Nisan 1890 tarihinde, Osmanlı'nın son köklü ailelerinden Şakir Paşa Ailesine mensup babası yüksek komiser olarak görev yaptığı Girit'te doğdu. Babası Girit ve Atina'da sefirlik ve valilik yapan Mehmed Şakir Paşa, annesi Giritli Sare İsmet Hanım; amcası II. Abdülhamid devri Sadrazamı Ahmed Cevad Paşa, dedesi Şurayı Askeri Dairesi Reisi Miralay Mustafa Asım Bey'dir. Kendisine, iki evliliğinden de çocuğu olmayan ve onu kendi çocuğu gibi seven amcasının ismi verildi. Cevat Şakir, altı çocuklu ailenin en büyük evladıydı. Ailesinin tüm fertleri sanatta yetenekliydi. Sırasıyla dünyaya gelen Hakkiye, Ayşe, Suat, Fahrelnisa ve Aliye adlı kardeşlerinden Fahrelnisa resim alanında, Aliye gravür alanında üne kavuştu; Hakkiye’nin kızı Füreya Koral, ilk Türk kadın seramikçi oldu; Fahrelnisa’nın çocukları Nejad Melih Devrim ressam; Şirin Devrim ise tiyatrocu oldu. Cevat Şakir, çocukluk hayatının ilk yıllarını babası Şakir Paşa’nın elçi olarak bulunduğu Atina’da geçirdi. İlköğrenimini Büyükada'da, orta ve liseyi 1907'de Robert Kolej'de tamamladı. İlk yazısı aynı yıl İkdam gazetesinde yayımlandı. Bu, İngilizce ’den tercüme bir yazıydı. Lise öğreniminden sonra İngiltere’de denizcilik öğrenimi yapmak istediyse de ailesinin ısrarı ile Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördü. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya’da kaldı ve resim öğrenimi gördü. İstanbul'a döndüğünde gazete ve dergilerde yazılar yayınlamaya başladı. Aile, 1914 yılında maddi sıkıntı içine girmiş ve babası Mehmed Şakir Paşa Afyon’daki Kabaağaçlı çiftliğine yerleşmişti. Babasının çiftlikte bir tartışma anında Cevat Şakir’in silahından çıkan kurşunla vurularak ölmesi üzerine cinayet iddiasıyla yargılandı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Cezasının yedi yılını çektikten sonra baş gösteren verem hastalığından ötürü tahliye edildi. 1925 yılına kadar geçimini haftalık dergilerde tercümeler, yazılar yayınlayarak, resim ve yeni tarz tezhipler yaparak, karikatür yaparak, karikatür çizerek ve renkli dergi kapakları hazırlayarak temin etti. Türk basınında kapakçılığın gelişmesinde katkısı vardır. Cevat Şakir Kabaağaçlı, yazılarında Halikarnas Balıkçısı takma adının yanı sıra Hüseyin Kenan, Musa Cevat, M.C., H.B, Sina imzalarını kullandı. Genç yaşta yazın hayatına başlayan yazarın ilk yazısı 1904’te Robert Koleji’nin son sınıfında iken İkdam gazetesinde yayımlandı. Dört asker kaçağının kadersizliğiyle ilgili olarak "Hüseyin Kenan" takma adıyla kaleme aldığı 13 Nisan 1925 tarihli "Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Giderler" başlıklı öyküsünden ötürü İstanbul İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı. ‘Memlekette isyan bulunduğu sırada, askeri isyana teşvik edici yazı yazmak’ tan suçlu bulundu. Mahkeme Başkanı Ali Çetinkaya tarafından idama mahkûm edilmek istendiyse de, Kılıç Ali Bey'in önerisiyle kalebentlikle Bodrum'a sürüldü. 3 yıllık sürgünlüğünün yarısını Bodrum'da tamamladı. Cezasının son yarısını İstanbul'da tamamladıktan sonra, çok sevdiği insanları ve doğal güzellikleriyle kaynaştığı Bodrum'dan uzak kalamadı ve Bodrum'a yeniden dönüp yaklaşık 25 yıl kaldı. Bodrum'un antik çağdaki adı olan Halikarnas'ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum'da balıkçılık dahil çeşitli işlerde çalıştı. Edebiyat sahasına giren eserlerinin büyük kısmını da Bodrum’da yazdı. İkinci evliliğini dayısının kızı Hamdiye, üçüncü evliliğini Hatice Hanım’la yapan Cevat Şakir'in üç evliliğinden beş çocuğu oldu. Çocuklarının orta öğrenim çağına gelince, o yıllarda bu kasabada ortaokul bulunmaması sebebiyle ailesini İzmir’e nakletti. Yaşamını yazarlık ve turist rehberliği ile sürdürdü, rehberlik kurslarında da ders verdi. 13 Ekim 1973'te İzmir'de kemik kanserinden vefat etti. Vasiyeti üzerine Bodrum'a gömüldü. Kabri Bodrum-Gümbet'teki Türbe Tepesinde manevi oğlu Şadan Gökovalı ile seçtiği yerde küçük bir müzesi ile birlikte "Halikarnas Balıkçısı Müzesi" adı altında bulunmaktadır. 1926'dan sonra deniz hikâyeleriyle tanındı. Konularını Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi kıyı ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkardı. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve gemileri zengin bir terim ve mitologya hazinesinden güçlenerek, denize karşı sonsuz bir hayranlıktan gelen şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir anlatımla hikâye ve romana geçirdi. Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Halikarnas Balıkçısı'na Kültür Bakanlığınca 1971 Devlet Kültür Armağanı verilmiştir. Bodrum'da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk Mavi Yolculuk fikrini ve uygulamasını gerçekleştirmişlerdir. Bu Mavi Yolculuklarda yanlarına aldıkları şeyler: Peynir, su, İstanköy peksimeti, tütün ve rakı idi. Mavi Yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi. Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir. Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı. Oysa ki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur. Bu yolculuklar yazarın edebî eserlerini de büyük oranda etkilemiştir. Geniş bibliyografyası Yeni Yayınlar dergisinin Ekim 1974 sayısındadır. Kızı İsmet Kabaağaçlı Noonan, oğulları, Dr. Sina Kabaağaç ve Suat Kabaağaçlı'dır.