"DEHLİZ"
"Hepsi aynı demişti, ölü bedenleri kastederek.
"Ruhlar çekildikten, bedenler soğuduktan sonra herkes birbirine benziyor; soğuk dönük ve ruhsuz. En neşeli insanların bile suratı asık . En mutlular ile en mutsuzlar, en güzeller ile en çirkinler, en zenginler ile en fakirler...
Hepsi ama hepsi öldükten sonra aynı."
Benim adım Eks. Bugün hiç olmadığım kadar ölüme yakınım. Bugün, doğumumun değil, ölümümün yirmi dokuzuncu yıl dönümü. Tekrar tekrar öldüğüm, her defasında yeniden doğduğum tam 29 sene… Benim gibi ölü doğanlar için ölüm, bir son değildir; bir alışkanlıktır. Dahası, bir bağımlılıktır.
Ben, ‘Ölü Doğanlar Derneği’nin bir ferdiyim. Derneğimize üye olmanın tek şartı ölebilmektir. Çünkü ölmek bir kabiliyet ister; azim, irade ve sabır ister. Tekrar tekrar denemek ister. Ölmek ve ölü kalabilmek için mücadele etmek zorunluluktur. Bu bir savaştır. Ve bu savaşta ölen kazanır, hayatta kalan kaybeder.
Vücuduna aldığın darbeler, kazandığın nişanelerdir; bedeninde asılı kalan ve seni bir üst rütbeye taşıyan ganimetlerdir. Ölüler ordusunda yükselmenin yolları farklıdır. Bazen kesici bir cisimle bileklerine indirdiğin darbeler, seni emrin ve komuta zincirinin özel bir yerine taşıyabilir. Her yara, her iz, bir nişane… Bir başarı. Biz, Ölüler Ordusu’nun savaşçıları, ölmek için savaşırız; öldükçe diriliriz, dirildikçe ölürüz. Bu döngü, sebebimiz tükenene dek devam eder. Ölmemek için mi sebebim var? Bunu merak ediyorsunuz, biliyorum. Sabredin, çok yakında cevabını alacaksınız.
Bazen bir kitap, sadece bir hikâye anlatmaz; aynı zamanda düşündürür, sorgulatır ve okuru kendi iç hesaplaşmalarına sürükler. İşte X(Eks)’in hikâyesi tam da böyle bir yolculuk.
“Dehliz” deyince aklınıza karanlık bir boşluk gelmesin. İçine girince benzese de, dışarıdan bakınca Dehliz, ilim ve irfan