Deliryum (Delirium Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.525
Gösterim
Adı:
Deliryum
Alt başlık:
Delirium Serisi 1
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051424194
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Delirium
Çeviri:
Bilge Gündüz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Baskılar:
Deliryum
Delirium
Aşk tedavisinden sonar sonsuza dek mutlu ve güvende olacağımı söylediler. Ve ben, onlara hep inandım. Şimdiye dek. Şimdi artık her şey değişti. Artık, bir yalanın baskısı altında yüzyıl yaşamaktansa, aşk hastalığıyla geçireceğim kısacık bir ömrü tercih ederim.
(Tanıtım Bülteninden)
504 syf.
·7/10 puan
''Aşk tedavisinden sonra sonsuza dek mutlu ve güvende olacağımı söylediler. Ve ben, onlara hep inandım. Şimdiye dek. Şimdi artık her şey değişti. Artık, bir yalanın baskısı altında yüzyıl yaşamaktansa, aşk hastalığıyla geçireceğim kısacık bir ömrü tercih ederim.''

Yine distopik kitaplar ve ben .
Aşk bir hastalık olarak nitelendiriliyor ve adına amor delirim nervosa deniliyor. Hükumete göre aşk tedavi edilmesi gereken bir hastalık ve insanlar 18 yaşında ameliyat olmak zorunda. Bu ameliyat sadece aşkı elinizden almıyor aynı zamanda tüm duygularınız ve anılarınıza da elveda demek zorunda kalıyorsunuz. Hükumet sizin adınıza her şeye karar veriyor; dinleyeceğiniz müzik, eşiniz, kaç çocuğunuz olacağı...
Daha fazla bilgi vermiyorum. :))

Öncelikle fikir oldukça yaratıcı geldi, karakterler etkileyici ve güçlü. Tabi ki erkek karakter olan Alex olmasaydı kitabın ilk yarısı okunur muydu bilmiyorum. Konusu çok farklı geldiği için okumaya başladım kitap biraz yavaş ilerliyor, zaman zaman sıkıldım ama öyle bir son vardı ki kitapta kitabı okuyan insanların çoğunun 'nasıl yani' dediğini düşünüyorum.

Üçleme olduğunu kitabı bitirdikten sonra öğrendim ve merak ettiğim çok yer var, diğer iki kitabı okumayı düşünüyorum.
504 syf.
·Beğendi·9/10 puan
SPOİLERSİZ KİTAP YORUMU :
Kitap gerçekten çok güzel o kadar çok sevdim ki kurgusunu ,sırf konusu yüzünden bir günde bitirdim ve aynı gün serinin diğer kitabı olan pandemonyum'a başladım.
Bence herkes gönül rahatlığıyla okuyabilir. içinde hiçbir rahatsızlık verici bir sahne yok ama anlama açısından 12 -13 yaşındakiler den başlayarak herkese öneriyorum kitapta dedik ama seride de erotik bir sahne yok seriyi de okuyabilirsiniz .
Kitabın konusuna gelirsek kitap ABD de geçiyor ve aşk bir hastalık olarak görülüyor ve ana karakterinizin bunun karşılığında yaşadıklarını görüyoruz (ama ben nedense ana karakter olan kızı hiç sevemedim serinin ilerisinde bir konuda iki yüzlü olması açısından ama buna rağmen seriyi sevdim 1 puanı da kızın aptallığı yüzünden kırdım) çok fazla konuya girmek istemiyorum alın okuyun bence :)) Deliryum Lauren Oliver
504 syf.
·26 günde·8/10 puan
Herkese merhaba.
Bugün sizlere Deliryum kitabının yorumunu yapmak istiyorum. 3 kitaptan oluşan bir distopya kitap serisi. Kitapta aşk tedavi edilmesi gereken bir hastalık ve ismi de Amor Delirim Nervosa olarak geçiyor. Üzerine yazılmış tonlarca kitaplar var; hastalığın aşamalı belirtileri var. Ve hükümet her 18 yaşına gelenlerin bu hastalıktan kurtulması için yapılacak ameliyatı olmasını şart koşmuş. Ameliyat için kontrole gittiğinde sorulacak sorulara ne diyeceğine karar vermen lazım; mesela güneş batarken ki gökyüzünün rengini sevemezsin; sana romantik derler veya Romeo ve Juliet’i güzel bulamazsın gibi.
Hükümet sadece hastalığı ortadan kaldırmıyor, bütün duyguları yok ediyor ve aşksız evlilik için aynı zaman da sana bir liste veriyor; ben sana bu kişileri uygun buldum, içlerinden birini seç ve evlen diyor.
Yani her konuda kontrol sahibi olacak güce sahip.
Kitabın ana karakteri Lena isimli genç kız ameliyatı için gün sayıyor. Annesinin ameliyatı başarılı olmadığı için ve sonunda annesi intihar ettiği için bu süreci fazlasıyla gergin geçiriyor. Ve ameliyat günü işler bir anda bambaşka bir hal almaya başlıyor.
Gerçekten çok başarılı bir şekilde kurgulanmış bir kitaptı. Devamını büyük bir merakla okuyacağım.
504 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10 puan
Konu açısından gerçekten çok farklı ve ilgi çekici. Bende konusunu beğenerek aldım. Ancak ilk kitap olduğu için mi bilmiyorum ilk sayfalar nerdeyse hiç gitmedi o kadar sıkıldım ki bazen bıraksam mı diye düşündüm. Bazı yerlerde de fazla uzatmış gibi geldi. Ama genel olarak güzeldi. Devamı da varmış devamını da okuyacağım ama şu an değil çünkü beni biraz sıktı
504 syf.
·8/10 puan
Çok güzel bir kitaptı önce onu söyleyeyim.
Kitap aşkın hastalık sayıldığı bir distopyada geçiyor.
İnsanlar aşktan korunmak için değiştiriliyorlar.
Ameliyat denilen bir olayla
Kahramanımızın arkadaşı Hana'yı özellikle sevdim , çok tatlıydı ..
Bir de vazgeçilmez ikinci ana karakter : Alex. Öptüm.
Spoi vermemek için yazmayacağım.
450 sayfa bir günde bitti.
504 syf.
·6 günde·5/10 puan
Kitabı bitirdiğimde hissettiğim en yoğun duygu öfkeydi. Gerçekten bir parça delirmiş olabilirim. Spoiler vermeden bu durumu nasıl açıklayabilirim bilmesem de şansımı deneyeceğim.

Deliryum, konu itibariyle bana bir parça komik gelse de aslında güzel bir yerden oluşturmuş kurguyu yazar. Aşkın korkunç bir hastalık olarak görüldüğü, Romeo ve Juliet'in ibret hikayesi olarak okutulduğu ve -tabii ki- Amerika'da geçen bir distopya söz konusu. İnsanların beyniyle oynanıp hissizleştirildiği, her şeyden bir haber yaşatıldığı bir yer Portland.

Kızımız Lena, 18 yaşına girmek üzere ve resmi olarak ameliyat edilmesine günler var. O da diğer herkes gibi dünyadan bihaber yaşıyor ve heyecanla mekanik hayatının başlamasını bekliyor. Bu kısma kadar kitapla ilgili tek sıkıntım yazarın tercih ettiği üslup oldu. Psikolojik tahlillere neredeyse hiç değinmeyen yazarımız, kahraman anlatıcı boşluklarını betimlemelerle ama en olmadık yerlerde anlatarak kapatıyor. Şunu söyleyebilirim ki en hararetli konuşmada olmanız yazar için önemli değil. Bazı replikler arasında dört sayfa olduğuna bile denk gelmişliğim var. Birisi konuşuyor ve biz dört sayfa boyunca ayakkabıya bulaşan mürekkep, ay ışığının gümüşi parıltısı, tozlu sokaklar, çatlak duvarlar okuyup cevabını bekliyor, kafamızı duvara vurmak istesek de sabrediyoruz falan filan. İnanın yoruyor yazar, abartmıyorum. Ve gümüşi ay ışığı tabirinden nefret ediyorum artık.

Son sayfalara doğru gerilim artıyor, devrim için temel oluşturuluyor ama öyle saçma şeyler oluyor ki ben hala sakinleşmiş değilim. En sessiz olunması gereken anda çığlık atan karakter mi dersiniz, hiç kimsenin araba görmediği ıssız bir sokağa, en sessiz olunması gereken anda motorla gelen akıl küpü şahıslar mı dersiniz, kaçmak yerine bize camdan manzara anlatan kahraman anlatıcı mı dersiniz, mükemmel bir askeri teşkilatı olup da asileri görmezden gelen diktatör mü dersiniz varın siz düşünün. Son yüz sayfa sizi saçmalıklarıyla tokatlayıp nevrinizi döndürüyor da diyebiliriz tabii.

Sevdiğim tek detay çiftimiz oldu. Gerçekten sevimli bir çift. Ne kızımız bencil ve kimi sevsem acaba, of be tripleri içinde -ki bilirsiniz güncel distopyaların olmazsa olmazı ikilemdir- ne de oğlumuz hiçbir şeyi anlamayan, aşırı saf ve kör biri. Gayet normal, aşık ve fedakarlar. Bir şeyleri düzeltmek isteyen güzel yüreklere sahipler. Sanırım seriyi çoğu kişiye sevdiren de bu. Ama ben kitabı sevip sevmediğime bile karar veremedim. Altını çizdiğim bir yer yok, kurgu güzel ama anlatım içinizi boğuyor, karakterler elbette ergen ve pek de ahım şahım bir kitap değil anlayacağınız. Elimde devamı olan ve okumaya içimin gitmediği bir seriye daha sahibim artık. Ben herhalde güncel kitap konusunda bir bela mıknatısıyım.
504 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitap aşkın hastalık olduğunu düşünen ve tedavi olarak iğleştirilebileceğini savunan bir toplumda yetişmiş Lena adinda bir karakterin etrafında dönmektedir. Lena tedavi olarak mutlu ve sağlikli olacağını düşünmektedir. Alex adında bir gençle tanışır ve bütün düşünceleri değişir. Aşkı tanimaya başlar.

Distopya türündeki bu kitap sonderece akıcı ve sürukleyici. Serinin ilk kitabı olan Deliryumu cok beyenerek okuduğumu belirtmeliyim. Yaz aylarında okunabilicek basit ve beyin yormayan kitaplardan tavsiye ederim.
504 syf.
·4 günde·9/10 puan
5/5
İyi akşamlar kitap severler!
Beklentimin son derece düşük olduğu bir kitaptı ''Deliryum'' daha doğrusu kitaptan bir beklentim yoktu diyebilirim. Sahafta gezerken uygun bulup ''alayım ne olacakki'' demiştim ve iyiki de almışım diyorum!
ABD'de bir ülkede aşkın, insanlarda Amor Deliria Nervosa'ya yol açtığına inanılıyor. Bu yüzden de 18 yaşına giren herkese tedavi adı altında bir takım işlemler uygulanıyor.
Kitabın başında aşksız da olur insanlar birbirini sevse yeter demiştim ancak tedavi sadece insanların elinden aşkı değil, insanlıklarını ele alıyormuş!
Lena tedavisine 95 gün kalan, annesi de aşktan delirip hastalanarak intihar etmiş bir kız. Etrafındaki kuralların onları içeri hapsettiğine değil kötülükleri dışarda tuttuğuna inanarak tedavisini sabırsızlıkla bekliyor. Ama hayatın onun için çok daha farklı planları var... Tedaviden önce gittiği değerlendirmede aşktan vazgeçmeyen Sakatların eylemine tanık oluyor. Ve o günden sonra her şey değişiyor...

Çok kısa sürede büyük bir merakla okuduğum sürükleyici bir distopyaydı. Bittikten sonra hemen ikinci ve üçüncü kitabı sipariş ettim kısa zamanda okuyacağım. Özellikle o son neydi öyle?!
504 syf.
#okudumbitti
#kitaptanıtım

Deliryum
Lauren Oliver
ARTEMİS YAYINLARI
Sayfa Sayısı: 504

Aşk tedavisinden sonar sonsuza dek mutlu ve güvende olacağımı söylediler.Ve ben, onlara hep inandım. Şimdiye dek.

İlk okumaya başladığımda çok sıkıcı geldi ama sonra hızlanarak devam etti. Okuyun bakalım aşk gerçekten bir hastalık mı?

https://www.facebook.com/...51282/?ref=bookmarks
SihirliFlut
http://www.ukitap.com/u/SihirliFlut/
https://zebramo.com/users/323273809
504 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Herkese Merhaba
Bugün size yorumunu bir türlü giremediğim Deliryum kitabıyla geldim.
Distopik tarzında olan bu kitabın biraz konusundan bahsedeyim.
.
#kitapyorumu
Lena isminde genç bir kızımız var. Ve yaşadığı toplumda aşk,deliria adı verilen bir hastalık olarak görüyorlar. Kitabımızın ismi de buradan geliyor. Tüm gençler 18 yaşına bastıklarında bu hastalığa yani aşka yakalanmadan mutlu ve huzurlu bir hayat sürmek için tedavi oluyorlar. Tabi bu hükümetin halkı ikna etmek için söyledikleri bir yalan diyebiliriz. Çünkü beyinlerle oynayıp aslında bir takım duyguları tamamen kapatıyorlar. İçlerinde tedavi olmadan bu hastalığı (aşkı) kalanlar vardır. Fakat onları da tedavi ederek düzeltmeye çalışırlar. Bir kısmı bu tedaviye yanıt verse de aralarında kurtulamayanlar olur. Lena'nın annesi de bu tedavi sonrası deliria'dan kurtulamayan hastalardan biridir. Annesinde bu tedaviler birkaç kez denense de sonuç alamamışlardır. Bir sonraki tedavi günü ise intihar eder. Lena'da teyzesi ve onun ailesi ile kalır. Annesinin durumuna düşmek istemeyen Lena, tedavi olacağı günü dört gözle bekler, sonuçta aşk tehlikelidir ve öldürür.
Test günü geldiğinde Lena ve en yakın aynı zamanda tek arkadaşı Hana test için beklerken hiç tahmin etmedikleri bir şeyler olur ne Hana, Hana gibi davranır. Ne de Lena, kendi gibi davranır. Fakat kimse tarafından beklenmeyen olaylar yüzünden o gün olan testlerin hepsi baştan yapılacaktır.
Lena için test harici aklını karıştıran tuhaf davranışlara sahip bir çocuk vardır. Alex. Test boyunca bir şey,bir gözlem katından onu izleyip, gülümseyen ve göz kırpan bir çocuk. Fakat Lena ne olduğunu anlamadan Alex ortadan kaybolur. Alex'le şans eseri bir kez daha karşılaşınca işin peşine düşer. Kim olduğunu ve olayların sırrını çözmeye çalışırken Lena, kendini, yaşam biçimini ve toplumun inandığı doğruları sorgulamaya başlayacaktır.
.
Eveeeet birinci kitabımız burada heyecanla biterken, ikinci kitapta olayların nasıl ilerleyeceğini tahmin etmek iyice zorlaştı. Distopik okumayı severim. Deliryum'un konusunu çok sevdim. Fakat yazım dilini çok sevemedim. Okurken beni epey zorladı. Ama kitap o kadar heyecanla ilerliyor ki, devamı için hemen ikinci kitaba başlamak istiyor insan. Sizi de ilk kitabın heyecanıyla bırakıp gidiyorum. İkinci kitap ile görüşmek üzere...
Mutsuzluk tutsaklıktır, bu yüzden mutluluk özgürlüktür. Mutluluğu bulmanın yoluysa tedavi olmaktan geçer. Bu yüzden, insan ancak tedavi vasıtasıyla özgürlüğe erişebilir.
Güvendiğiniz, bel bağlayabileceğinizi düşündüğünüz herkes, eninde sonunda sizi hayal kırıklığına uğratır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Deliryum
Alt başlık:
Delirium Serisi 1
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051424194
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Delirium
Çeviri:
Bilge Gündüz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Baskılar:
Deliryum
Delirium
Aşk tedavisinden sonar sonsuza dek mutlu ve güvende olacağımı söylediler. Ve ben, onlara hep inandım. Şimdiye dek. Şimdi artık her şey değişti. Artık, bir yalanın baskısı altında yüzyıl yaşamaktansa, aşk hastalığıyla geçireceğim kısacık bir ömrü tercih ederim.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 140 okur

  • Elif
  • Leyla Kandemir
  • Nilay yayla
  • Nihil
  • bomboclaat
  • Hande
  • Rumeysa
  • Melisa
  • itsmykingdom
  • Merve Akyüz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%21.2
18-24 Yaş
%42.4
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%6.1
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98
Erkek
%2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (10)
9
%27.6 (16)
8
%24.1 (14)
7
%13.8 (8)
6
%6.9 (4)
5
%8.6 (5)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0