·
Okunma
·
Beğeni
·
109
Gösterim
Adı:
Demokrat Diktatör Atatürk
Baskı tarihi:
1 Ocak 2011
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756391280
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etkin Yayınları
Mustafa, öğreniminin ilk günlerinde üstün bir başarının yanı sıra, kimi İslam törelerine karşı umulmaz bir direniş gösterdi. Yere bağdaş kurup oturmaya, dizi üzerinde yazı yazmaya katlanamıyordu. Yabancı çocukların gittikleri okullarda durum böyle değildi. Öğretmeni Emin Efendi, bu söz dinlemez öğrencisini kovmamak için kendini zor tutuyordu. Bir gün dayanamayıp Mustafa’ya: “Neden oturmuyorsun?” diye sordu. “Dizlerim ağrıyor.” O günkü anlayış içinde bu sözler, bağışlanmaz bir saygısızlıktı. Öğretmeni: “Hemen otur!” diye öfkeyle haykırdı. Mustafa, gözlerinde büyük bir şaşkınlıkla inanmazlık okunan arkadaşlarının önünde yerinden kıpırdamadı. Beyaz yüzüne güçlü bir kızartı yayılıyordu. Dişleri arasından konuştu: “Oturmayacağım!” Emin Efendi çileden çıktı. Bu, gerçek bir başkaldırıydı. “Demek bana karşı geliyorsun, öyle mi?” Karşılık gecikmeden verildi: “Evet, karşı geliyorum!” Öteki çocuklar da sanki bu karşılığı beklermiş gibi ayağa fırlayıp hep birden dizlerinin ağrıdığını söylediler. Öğretmen şaşırıp kalmıştı. Yaptığı tek şey bu istenmedik olayı unutmak oldu...
316 syf.
Kitap; bir insan, bir asker ve bir lider olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliğini bir milletin uyanışı ile birlikte ele almış ve bir dönemin olaylarına ışık tutmuştur. Atatürk'ün hayatı, kişiliği, hedefleri ve yaptıkları hakkında derli toplu bilgiler içermekte. Kitap bilinen tarih kitaplarının aksine mükemmel bir insan yaratma kaygısıyla yazılmamış, zaman zaman insanların sosyal anlamda içine düşmüş olduğu çıkmazları da tarafsız bir gözle anlatmış. İç dünyası ve dış dünyası arasındaki ayrımı ustaca yapabilen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü yaşadığı dönemin lideri olmasına gerçekten neyin sebep olduğunu bu kitap anlamamıza destek sağlıyor. Özellikle savaş sonrasında batılılaşma kapsamında yürütülen çalışmaların özüne inilmesi bence kitabı farklı kılan tarafı. Ayrıca hoşuma giden, Ata'mız hakkında pek bilmediğimiz şeyleri bu kitaptan öğrenerek okudum.

Muhteşem Osmanlı İmparatorluğu, bu çok uluslu, çok dilli hanedan yüzyıllarca dünyanın en görkemli, en korkulan imparatorluğu konumundaydı. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman önderliği altında imparatorluk, Güney Avrupa, Arabistan, Yakındoğu ve Kuzey Afrika'yı kapsamış ve Viyana kapılarına kadar yayılmıştı. 19. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlıların parlak günleri çok gerilerde kalmıştı. Dünyadaki gelişimin gerisine düşen imparatorluk, Batılılar tarafından Avrupa'nın "Hasta Adamı" ilan edilmişti. 1876'da başarısız bir Meşrutiyet denemesi ardından Osmanlı İmparatorluğu, Sultan Halife II. Abdülhamid yönetimi altında daha otokratik ve teokratik bir şekil aldı. Batılıların, Osmanlıların iç işlerine karışmalarına karşın tepki olarak ülkeyi 33 sene boyunca acımasız bir katılıkla yönetti. Ancak Abdülhamid'in despot yönetimi bile Balkanlarda canlanmakta olan ulusçuluk ve demokrasi akımlarının, genç subaylarının düşünce yapılarına girmesini engelleyemedi. İşte bu baskıcı padişah yönetimi, ulusçuluk akımları ve iç çalkantıların yaşandığı bu ortam içine Atatürk, bir Osmanlı olarak doğdu, kurduğu çağdaş Türkiye Cumhuriyeti sonrasında ise bir Türk olarak öldü.

Başarılı bir asker, devrimci bir devlet adamı. Kendi kaderini ulusuyla birleştiren bir adam. 1915'te Çanakkale'de, İngilizlere tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birini yaşattı. 1918 yılında I. Dünya Savaşından yenilgi yüzü görmeden çıkan tek Osmanlı komutanıydı. Dört yıl sonra halkını etrafında toplayarak, düvel-i muazzam denilen emperyalist güçlerin desteklediği işgalci Yunan güçlerini yendi ve ulusuna bağımsızlık yolunu açtı. 1923 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntıları üzerinde Türkiye Cumhuriyetini kurdu ve ilk Cumhurbaşkanı oldu. Altı ay sonra şeriata karşı mücadele başlatıp, kazanan ilk lider oldu. Ektiği demokrasi tohumları sayesinde Türk ulusu, içeride dışarıda birçok zorluklara göğüs gerdi. Türk Kadınını, dünyanın en ileri kadını yaptı. Dünyadaki çoğu devletten önce seçme ve seçilme hakkı verdi. Son olarak onları en çok kızdıran şeyi yaptı; Ümmetleşerek canlı cenazeye dönmüş; cahil, açlıktan ve hastalıktan kırılan topluluktan büyük bir millet yarattı. O ölü kalıbı, Türk ruhunu üfleyerek diriltti. Devrimlerle modern bir ülke kurdu. "Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyetler için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır." diyerek iblis sakallı, zift suratlı bağnazların, yobazların en amansız düşmanı oldu!

O, Türk milletinin makûs talihini değiştirdi! Bu yüzden ona karşılar! Stalin onu faşist saydı, Hitler ve Mussolini onu komünist olarak gördü. Bazıları da ona diktatör dedi. Ama halkıysa ona Atatürk dedi. (#70781369)

Bedenini çoktan aşan bir kişiye dönüşen, dünya tarihinde eşi, benzeri olmayan bir lider için ne desek az kalır. Ömrü cephelerde geçmiş, büyük zaferlere imza atmış gerçek bir dünya lideri Mustafa Kemal Atatürk! Özlemimiz, hasretimizsin; Türk evlatlarının yüreğinde yanan sönmez meşalesin!
Bir keresinde arkadaşı Müfit, ona, yönetimi ele aldığı zaman ilk iş olarak ne yapacağını sordu. Mustafa Kemal, hiç düşünmeden karşılık verdi: "İlk iş olarak, örnek olsun diye, bütün sarıklı softaları, memleketin bu duruma gelmesinde en çok suçları olan yobazları sokaklarda astıracağım."
İmparatorluk devrinde kadının, kocasıyla birlikte aynı arabada gezmeye çıkmaya bile hakkı yoktu. Gemilerde, şehirlerarası ulaştırma araçlarında, sinemalarda, pastanelerde onların yeri perdeyle ayrılıyordu. Tiyatrolarda kadın rolleri erkeklerce oynanıyordu. Kadın tutsaktı, Mustafa Kemal ise onu bu tutsaklıktan kurtarmak istemekteydi.
Mustafa Kemal'le Aralov, medreseyi gezmeye gittiler. Buradaki konuşma sırasında öğretmenlerden biri Mustafa Kemal'e kendi öğrencilerini asker olarak orduya almamaları için ricada bulundu. Son derece sinirlenen Mustafa Kemal, kendisini güçlükle tutabildi. Sonunda imama sözünü tamamlama olanağı vermeden konuştu: "Demek sizin medreseniz, Yunanlıları yenmekten, milletimizi kurtarmaktan daha değerli. Siz sağlam hazır yiyiciler yetiştiriyorsunuz, bu arada millet kana bulanmış, aldırmıyorsunuz. Bilin ki, milletin en iyi çocukları cephelerde savaşıyor ve canlarını veriyorlar."
Mustafa Kemal'in ileri görüşü, olayları gerçek yanıyla değerlendirebilmesidir. Duygusalllık, onun için geçerli değildir. Onun güçlü kişiliği; son ve kesin vuruşu indirebilmek için her şeyi, en küçük ayrıntıyı bile kaçırmadan dikkatle inceler. Amacı tektir ve bundan böyle her şey bu amacın buyruğunda olacaktır. Bu amaç; "Kendi ulusal sınırları içinde bir Türk Cumhuriyeti'dir."
Atatürk geleceğe dönük, ilericiliğe ve gelişmeye bağlı bir devlet adamıdır. Ancak böyle bir insan "Dünyada barış, yurtta barış!" sloganını ortaya atabilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Demokrat Diktatör Atatürk
Baskı tarihi:
1 Ocak 2011
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756391280
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etkin Yayınları
Mustafa, öğreniminin ilk günlerinde üstün bir başarının yanı sıra, kimi İslam törelerine karşı umulmaz bir direniş gösterdi. Yere bağdaş kurup oturmaya, dizi üzerinde yazı yazmaya katlanamıyordu. Yabancı çocukların gittikleri okullarda durum böyle değildi. Öğretmeni Emin Efendi, bu söz dinlemez öğrencisini kovmamak için kendini zor tutuyordu. Bir gün dayanamayıp Mustafa’ya: “Neden oturmuyorsun?” diye sordu. “Dizlerim ağrıyor.” O günkü anlayış içinde bu sözler, bağışlanmaz bir saygısızlıktı. Öğretmeni: “Hemen otur!” diye öfkeyle haykırdı. Mustafa, gözlerinde büyük bir şaşkınlıkla inanmazlık okunan arkadaşlarının önünde yerinden kıpırdamadı. Beyaz yüzüne güçlü bir kızartı yayılıyordu. Dişleri arasından konuştu: “Oturmayacağım!” Emin Efendi çileden çıktı. Bu, gerçek bir başkaldırıydı. “Demek bana karşı geliyorsun, öyle mi?” Karşılık gecikmeden verildi: “Evet, karşı geliyorum!” Öteki çocuklar da sanki bu karşılığı beklermiş gibi ayağa fırlayıp hep birden dizlerinin ağrıdığını söylediler. Öğretmen şaşırıp kalmıştı. Yaptığı tek şey bu istenmedik olayı unutmak oldu...

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Hellööö
  • Murat AVCI
  • Talip Toktamış
  • Göktuğ Turan
  • Köl Tigin
  • Leyla Bozkurt
  • @sel
  • Ayşen Yıldız
  • fuat afşin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%16.7 (1)
8
%0
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%16.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0