Adı:
Derdimi Seviyorum
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752635791
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“1954’ten beri diyar diyar dolaşıyorum, Allah diyenlerin sayısı artsın diye.” diye başlıyor sözlerine “Derdini Seven Adam” Hekimoğlu İsmail… Aksi halde gecenin ayazına, kışına, soğuğuna, yağmur, çamuruna aldırmadan uzak yakın demeden bir insanı rahatından eden başka ne olabilir!

Hekimoğlu İsmail çağrıldığı her yere bu mefkûre uğruna giderken onu takip eden ve ağzından çıkan her kelimenin kıymetini takdir ederek kayda geçen iki dostu da onunla beraberdi: Ali Erkan Kavaklı ve Recep Şükrü Apuhan…

“Zahmetini çekmediğin mal senin değildir” düsturuyla onlar da talip olmuşlardı zahmet çekmeye. Sordukları sorulara aldıkları cevaplarla yavaş yavaş şekillendi Derdimi Seviyorum…

Gidilen yerin, gelen insanların ihtiyacına göre, bazen akvaryumdaki bir balıkla giriyordu derdini anlatmaya, bazen kahvehaneleri dolduran kalabalıklarla… Dünyanın kendisi dert olmayınca alemde ilişki kurulan her nesne dertlere derman bir mevzuya sokuyordu Hekimoğlu’nu.

“Memleketin bunca meselesi var; sanatımız, edebiyatımız, mimarimiz, eğitimimiz… Çözüm bekleyen onca mesele varken siz hep dini sohbet yapıyorsunuz. Biraz da bunlarla uğraşmak gerekmez mi?”, “Sizin hitap ettiğiniz kitleler iman meselesini halletmiş insanlardır. Bunu bildiğiniz halde niye konuşmalarınızın önemli bir kısmını imani meselelere ayırıyorsunuz?” sorularına verdiği tek cevap, “İslamiyet’te meselelerin başı imandır. Bu meseleleri şimdiye kadar bin defa anlatmışsam, fırsat buldukça yüz bin defa daha anlatırım” oluyordu.

Aşkı, sevdası hayallerini süsleyen güzel “İslamiyet” olan bir insanın sorulan her sorudan, her bakıştan, her hal ve tavırdan hakikate giden bir yol bulmasından, o hakikatle yatıp onunla kalkmasından, onu solumasından, onunla hayat bulmasından daha tabi ne olabilirdi?

“Bedava okuyacağımız bir kitap var. Onu her yerde bulur, her zaman okuyabiliriz. Akıcı ve sürükleyici bir üslupla yazılmış. Bu muazzam eser, kainat kitabıdır. Şunun bunun kütüphanesinde değil, gören gözlerin önündedir.” diyen Hekimoğlu, Derdimi Seviyorum’da gördüğü, duyduğu, okuduğu, tefekkür ettiği, paylaştığı, sevdiği, hasretini çektiği her şeyle kısacası hayatın bizzat kendisiyle kainat kitabının sayfalarını birer birer çeviriyor. Ta ki Yaratıcımıza giden yol üzerinde gölge yapan perdeler aralansın…
Tanıtım bülteninde Biyografi diye geçmiş olmasına rağmen eser aslında biyografik eser değil sevilen dertte yazarın derdi değil müslümanların derdi , müslümanların sorunları...
Kitabın arka kapağında "İnsan, bir kitap aldığında memnun kalmalıdır..." yazıyor ve ben gerçekten memnun kaldım.
Kitaptan o kadar çok alıntı eklemişim ki tabi üşenmesem kitabı yazardım :)
Kitapta; Müslüman Müslümana banka kadar güvenip işler kurunca toplumun ilerleyeceğini söylüyor. Hemen aklıma Cahit Zarifoğlu'dan şu dizeler geliyor "Halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur." Müslümanlara birlikte iş kurma tavsiyeleri yanında bir çok noktaya değinmiş.
Düşüncelerime düşünce ekleyen kitap, Bediüzzaman Said Nursî kitapları okuma isteği uyandırdı.
Kitabı bir türlü bitiremedim diye vicdan yaparken şimdi kitabın bitmesi hüznü çıkıverdi ortaya... Neyse okumaya devam..:)
Dert sevilir mi? Bir insan derde talip olabilir mi? Veren O alan O olunca evet. Hekimoğlu ezber bozuyor bu eserinde. Her zaman ki gibi sade, akıcı ve akla yatırarak...
...
-Şunu tekrar belirtmek istiyorum. Geri kalmamıza din sebep olmadı. Geri kalmamıza dini anlamayan müslümanlar sebep oldu.
Hekimoğlu:
-Gençleri birer fatih kabul ettiğimizi defalarca söyledim. Fakat bir şartla: Akşemseddin'inizi bulacaksınız. Yani günahlardan kendimizi korumak, başarılı olmak için iki şeye çok dikkat edeceğiz: Biri, ilmiyle amil olan bir alime bağlanmak, ikincisi. dindar arkadaşlarla gezmek.
Hekimoğlu İsmail, dalgın dalgın konuşuyordu:
-Perşembe günü hem devlet güvenlik mahkemesinde yargılandım, hem de hasta idim . Arkadaşlar "Bu akşam derse gitmeyelim" dediler. Hatalı bir teklif. Kahveye gidenler oldukça, barların kapısı açık kaldıkça, biz yerimizde oturamayız. En azından, cehenneme gidenler kadar gayretli olmalıyız.
-Fatih gibi olacaksınız. Fatih Sultan Mehmet Han gibi... O, top yapmasını biliyordu. Dört dil konuşabiliyordu. Ve orduya namaz kıldırıyordu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Derdimi Seviyorum
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752635791
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
“1954’ten beri diyar diyar dolaşıyorum, Allah diyenlerin sayısı artsın diye.” diye başlıyor sözlerine “Derdini Seven Adam” Hekimoğlu İsmail… Aksi halde gecenin ayazına, kışına, soğuğuna, yağmur, çamuruna aldırmadan uzak yakın demeden bir insanı rahatından eden başka ne olabilir!

Hekimoğlu İsmail çağrıldığı her yere bu mefkûre uğruna giderken onu takip eden ve ağzından çıkan her kelimenin kıymetini takdir ederek kayda geçen iki dostu da onunla beraberdi: Ali Erkan Kavaklı ve Recep Şükrü Apuhan…

“Zahmetini çekmediğin mal senin değildir” düsturuyla onlar da talip olmuşlardı zahmet çekmeye. Sordukları sorulara aldıkları cevaplarla yavaş yavaş şekillendi Derdimi Seviyorum…

Gidilen yerin, gelen insanların ihtiyacına göre, bazen akvaryumdaki bir balıkla giriyordu derdini anlatmaya, bazen kahvehaneleri dolduran kalabalıklarla… Dünyanın kendisi dert olmayınca alemde ilişki kurulan her nesne dertlere derman bir mevzuya sokuyordu Hekimoğlu’nu.

“Memleketin bunca meselesi var; sanatımız, edebiyatımız, mimarimiz, eğitimimiz… Çözüm bekleyen onca mesele varken siz hep dini sohbet yapıyorsunuz. Biraz da bunlarla uğraşmak gerekmez mi?”, “Sizin hitap ettiğiniz kitleler iman meselesini halletmiş insanlardır. Bunu bildiğiniz halde niye konuşmalarınızın önemli bir kısmını imani meselelere ayırıyorsunuz?” sorularına verdiği tek cevap, “İslamiyet’te meselelerin başı imandır. Bu meseleleri şimdiye kadar bin defa anlatmışsam, fırsat buldukça yüz bin defa daha anlatırım” oluyordu.

Aşkı, sevdası hayallerini süsleyen güzel “İslamiyet” olan bir insanın sorulan her sorudan, her bakıştan, her hal ve tavırdan hakikate giden bir yol bulmasından, o hakikatle yatıp onunla kalkmasından, onu solumasından, onunla hayat bulmasından daha tabi ne olabilirdi?

“Bedava okuyacağımız bir kitap var. Onu her yerde bulur, her zaman okuyabiliriz. Akıcı ve sürükleyici bir üslupla yazılmış. Bu muazzam eser, kainat kitabıdır. Şunun bunun kütüphanesinde değil, gören gözlerin önündedir.” diyen Hekimoğlu, Derdimi Seviyorum’da gördüğü, duyduğu, okuduğu, tefekkür ettiği, paylaştığı, sevdiği, hasretini çektiği her şeyle kısacası hayatın bizzat kendisiyle kainat kitabının sayfalarını birer birer çeviriyor. Ta ki Yaratıcımıza giden yol üzerinde gölge yapan perdeler aralansın…

Kitabı okuyanlar 87 okur

  • Haci Ziya Şeker
  • Ayşe tenha
  • Serdal Şimşek
  • Mustafa Okur
  • Mechulkız
  • Filosofiam
  • Alper Koç
  • PEPEE
  • Kamer Bayraktar
  • Esra Ugar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%27.1
45-54 Yaş
%14.6
55-64 Yaş
%4.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.7
Erkek
%51.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (5)
9
%46.7 (7)
8
%13.3 (2)
7
%6.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0