Devlet Bilinci

Seyyid Kutub
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Şubat 2018
Yayınevi:
Ehil Yayınları
ISBN:
9786059918879
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·168 syf.··
2019 367. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2019 14:17
Üstad kitaba, müslüman toplumun doğuş ve özelliklerini anlatarak başlamış. Müslüman toplumunu anlatırken cahiliyenin asıl manasına değinerek onun teoriden ziyade, canlı bir organizma olduğunu ve onu alt edecek islam toplumununda en az cahiliye kadar canlı olması gerektiğinden bahsetmişti. Ardından İslamda Devlet Nizamına ve bu nizamın prensiplerine değinmiş. İslamda itaatin önemini "yaratıcıya isyanda yaratılmışa itaat yoktur' prensibiyle anlatarak devlet başkanının sınırlarını da belirterek başkanın devlet üstündeki etkisine dikkat çekmişti. İslam devletine giden yoldan bahsettikten sonra; bu yolda sabrın en büyük azık old. ve cihad olmadan islam devletinin kurulamayacağını defaatle belirtikten sonra düşmanı tanımamız gerektiğini söyleyerek stratejiye dikkat çekmiş. Ardından islam devletinde kanun koyma yetkisine sahip olan yegane kudretn Allah old. kesin ayetlerle anlatmış. • İslam devletine ulaşmanın yolu cihad ise bu devleti ikame ettirmekte ancak cihadla olur. Üstad islamı savunma olarak anlatanlara reddiyelr getirerek islamn taarruz da demek olduğunu yumuşak olmayan sözlerle ifade etmiş. İslam devletinin amacını 'kula kulluğa son vermek' olarak anlattktan sonra bu devlet için çalışmayanlara sitem ederek Allah'a havale etmiş. Düşmana karşı hazırlklı olunmasına dikkat çekerek kitabı bitirmşti. •Biz Medeniyetimizi istiyoruz. Kışın soğuğu yüreklerimizi hasta etti
Devlet BilinciSeyyid Kutub · Ehil Yayınları · 201837 okunma

Yazar Hakkında

Seyyid KutubYazar · 121 kitap
Profesör Seyyid Kutub (Arapça: سيد قطب), (d. 1906, Mısır – ö. 29 Ağustos 1966). Mısırlı yazar, müfessir ve düşünce adamıdır. Hayatı 1906 yılında Mısır'ın Asyut kasabasısında, dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Orta ve lise tahsilini el-Ezher de bitirdi. Kahire Üniversitesi'nin Darul Ulum fakültesine girdi. 1933 yılında mezun oldugu fakülteye aynı yıl öğretim görevlisi olarak tayin oldu. 1939 ve sonrasında İslami düşünceye yöneldi. 1946'da Konum Dersleri isimli makalesini yayımladı. Çoğuna göre bu makalesi onun İslami düşünceye girişini temsil eder. Makalesinde toplumun ıslahının ve Müslümanların bu yönde çalışmasının Kur'an'ın emri olduğunu savunuyor, Mısır'ın o dönemki toplumsal yapısını ve geçirmekte olduğu dejenerasyonu eleştiriyordu. 1949 yılında ABD'ye gitmiştir. Bu dönem boyunca Amerikan yaşam tarzını ve toplumunu, tanık olduğu ırkçılığı eleştirmiş ve Amerikan medeniyetini primitif olarak görmüş ve reddetmiştir. Ayrıca, 1949 yılında, o yurtdışındayken, İslam'da Sosyal Adalet isimli eseri yayımlanmıştır. Bu eserinde gerçek sosyal adaletin İslam'da olduğunu öne sürmüştür. Ayrıca yine ABD'deki yıllarında, daha önce kaleme almış olduğu edebi makale ve eserleri eleştiriyor, o dönemlerde sahip olduğu daha seküler olarak tanımlanabilecek edebiyat anlayışından ziyade edebiyatın da kaynak olarak en başta İslam'ı alması gerektiğini savunuyordu. Kitaplarında, genellikle geleneksel İslam'a karşı, sahih bir çizgiyi savundu. Tasavvufta var olan hurafeleri eleştirdi. Mısır'a döndüğünde, kamu hizmetinden ayrılıp Müslüman Kardeşler teşkilatına katılmıştır. Teşkilatın gazete ve dergilerinden devamlı olarak düşüncelerini aktarmaya çalışırken, teşkilatın genel düşüncesiyle kendi fikirleri arasındaki bazı farklılıklar ortaya çıksa da, Müslüman Kardeşler ile olan ilşkisi devam etti. Cemal Abdül Nasır'a düzenlenen 1954 tarihli suikast girişimi nedeniyle birçok Müslüman Kardeşler üyesi gibi o da tutuklandı. Yargılama sonunda Seyyid Kutub'a onbeş yıl ağır hapis cezası verilmiştir. Hapiste ileride büyük bir önem ve üne kavuşacak iki eseri olan, Kur'an tefsiri Fi zilâl-il-Kur'an ve Kutub'un siyasi ve düşünsel görüşlerinin en son ve bütününü ifade eden Yoldaki İşaretler`i kaleme almıştır. 1964'te serbest bırakıldıktan sonra, 1965'te tekrar tutuklandı. Bu kez de birçok Müslüman Kardeşler üyesi ile birlikte tutuklanmıştı ve tutuklanma nedeni devlete karşı bir darbe girişimi idi. 22 Ağustos 1966'da hakkında idam cezası verildi. Kararı Pakistan, İngiltere, Lübnan, Ürdün, Sudan ve Irak gibi ülkelerdeki birçok dini otorite ve grup tepkiyle karşılasa ve Nasır'ı kararından döndürmeye çalışsalar da, Seyyid Kutub 29 Ağustos 1966'da idam edildi.