Dön Geri Bak

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
19 gösterim
Tomris Uyar’ı 1960 sonrası Türk öykücülüğünün en seçkin adlarından biri kılan, hiç kuşkusuz, ondaki hâlis yazınsallıktır. Bu kitapta, alabildiğine yaralanmış yaşamaların, hiç berelenmemiş bir yazınsallık merceğinden yansıdıklarında ne kadar olağan ve sahici kalabildiklerinin seçkin örneklerini bulacaksınız. Ödeşmeler bölümünde, yaşanandaki her inceliği süzüp damıtarak duyuran “klasik” Tomris Uyar öyküleri var. “Şahmeran Hikâyesi”, Gecegezen Kızlar bölümündeki, evrensel masalların yinelenen motiflerini ve ölmez masal kahramanlarını bugüne getirip bugünde yaşatan çağdaş “masal öykü”lere bir geçiş. Bu bölümde de, yaşama tutkun bir “edebiyatçı”nın dürüst ve sorumlu bir öyküleme deneyimini izliyoruz. Masalcı Tomris Uyar, “masal anlatmıyor”, hep yaşananı, hep yaşanacağı gösteriyor okuruna, yine o sahicilik, o bilenmiş duyarlık ve ince işlenmiş, şiirli dille. (Can Yayınları)

Kitaptan 1 Alıntı

Sana bunları senin yanında sakinlemenin ve delirmenin bir şehir uzağında artık ait hissetmediğim ve aslında hiçbir kez ait olamadığım bir yerden yazıyorum, güzel şarkılar güzel anılar güzel günler bir adım uzağımdaymış içimdeki aşınmış boşluk artık yok sen beni bokun içinden nasıl kurtardın nasıl yıkadın akladın pakladın süt beyaz ettin 'Sen bu yokuşu beni hiç yormadan bana nasıl çıkardın' İlk kez dışarda bir parçamın kalmadığını Bir ömrü tek bir şekilde geçirmenin korkunçluğu yerini yaygın huzura bıraktı Gözlerimi kocaman açarak ve gülümseyerek olan biteni izliyorum..

Dön Geri Bak, Tomris UyarDön Geri Bak, Tomris Uyar