·
Okunma
·
Beğeni
·
165
Gösterim
Adı:
Dönüş
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
97000201379622
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ezr Yayıncılık
192 syf.
·8 günde·8/10 puan
(Spoiler barındırmaz)
Mauppssant'ın okuduğum ilk eseri. Yaklaşık 10'ar sayfalık hikayelerinden derlenmiş bu kitabı (yayınevinin Allahtan korkmazlığı hariç) fazlasıyla beğendiğimi ifade etmek isterim. Kitabın daha ilk sayfalarında ciddi bir yazarlık donanımı kendini gösteriyor ve okuru olayın içine çekmeyi başarıyor. Mausspassant'ın bu kitap vesilesiyle okuduğum yaklaşık 20 hikayesi, Gogol'ün öykülerinden sonra en beğendiğim hikayeler arasında yerini aldı. Şunu da ifade etmek isterim ki bazı hikayelerinin barındırdıkları tema itibariyle okurlar ve bilhassa çocuklar için çok sakıncalı olabileceği kanısındayım. Zira yazar'ın bazı hikayelerinde yer alan traşsız bazı söylem ve vurguları son derece ürpetici buldum. Örneğin:

"Öldürmekten daha güzel ve daha onurlu hiç bir şey yoktur . Öldürmek yasadır" (s.95)

"Küçük kuşu avucuma aldım, bastırdım. Yüreği korkudan hızlı atıyordu, ama kan görmek istiyordum. Tırnak mkasıyla iki defa boynuna vurdum işlem tamam. Kanın aktığını gördüm. Şu kan ne kadar güzel, parlak ve duru. İçmek için içim içim titriyorum. Dilimi değdiriyorum. Hoş şey! Ama bu küçük kuşun kanı yetmez, istediğim zevki alamadım...." (S.99_100)

"Öldürmek neden cinayet olsun? Tersine bu bir doğa yasasıdır" (s.94)
"Öldürmek , yaratmaya en çok benzeyen şeydir". ( S.94)

Sonra yazarı biraz araştırınca bu yazım dilinin nedenini de öğrenmiş oldum.

1850-1893 yılları arasında yaşamış olan yazar; 21 yaşındayken Gustave Flaubert ile tanışması yazarlık serüveninin mihenk taşı oluyor. Şansı yaver giden genç kardeşimiz sonrasında Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla da tanışma şerefine nail oluyor. Kısa süre içinde hikayeleri tutuluyor ve paris sosyetesinin gözdesi olmayı başarıyor. Ama elde ettiği bu başarı bile onun içini kemiren korku ve gördüğü hallüsinasyonların önüne geçememiştir. İçsel derin bir boşlukta yaşayan Maupassant, hayatta güven uyandıran her şeye çatar; Tanrı'yı inkâr eder. Onu "yaptıklarını bilmez" olarak görür. Aldatmaca olarak kabul ettiği dine saldırır. Ona göre, evren, "kör ve bilinmez güçlerin zincirden boşanmasıdır". İnsan, sadece "diğerlerinden üstün bir hayvandır". Gelişme, gerçekleşmeyecek bir düştür. Dostluk bile, ona "iğrenç bir aldatmaca" olarak görünecektir; çünkü Maupassant'a göre, insanların duygu ve düşünceleri anlaşılmazdır ve onlar yalnızlığa mahkûmdurlar vs...
Bunları düşünen (veya yaşayan) birinin fazla yaşaması çok büyük bir mucize olurdu elbet. Nitekim 1892 de intihara kalkıştı ve kurtarıldı ama iyileşmedi. 1893 'de sağlık bakım merkezinde gözlerini yumarak o kavgalı olduğu hayattan intikamını aldı...

İyi okumalar dostlar
Zaten köy kadınları hiç gülmezler. Gülmek erkeklere özgü bir şeydir! Donuk ve ışıksız bir ömür sürdükleri için kadınların dar ve üzüntülü bir ruhları olur.
Guy de Maupassant
Sayfa 143 - Ezr yayıncılık
"Şaşkınlık ve acıdan, saf ve derin bir acıdan alıklaşmış öylece duruyordu. Ağlamak, kaçmak, saklanmak,bundan böyle sonuna kadar kimseyi görmemek istiyordu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dönüş
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
97000201379622
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ezr Yayıncılık

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • F.k
  • ŞehribanKarayılan
  • Serdal
  • Yusuf soy
  • Rabia çiftçi
  • Fikriye Gültepe
  • abdullah
  • Erdi Gültepe
  • Hakan Ünal
  • Cem İplikçi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%75 (3)
7
%0
6
%0
5
%25 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0