Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
322
Basım Tarihi:
Eylül 2024
İlk Yayın Tarihi:
15 Aralık 2016
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Adı:
Dottie
ISBN:
9789750537349
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·322 syf.·
2025 110. kitabı
Nobel Edebiyat Ödüllü, benim de çok sevdiğim yazarlardan biri olan Abdulrazak Gurnah’ın ilk romanı Dottie ile birlikteyiz bugün. Yazarın okuduğum diğer kitaplarında hep süren geçmiş travmaları ve memleketi Zanzibar’dan İngiltere’ye göçünü anlatan metaforları kullanmamış bu sefer. On yedi yaşında annesini kaybeden ve zaten babasız olan Dottie, dağılan kardeşlerini tekrar bir araya getirip düzen kurmaya çalışır. Ancak dengesiz bir hayata sahip olan kız kardeşi Sophie ve yeraltı dünyasından çıkamayan Hudson isimli erkek kardeşiyle birlikte bu pek mümkün olmaz. Tüm bunlar yetmezmiş gibi siyahi kökenli olan Dottie, ırkçılığa maruz kalır ve hayat şartları onun için gittikçe imkansızlaşır. Dottie, günümüzdeki iyi niyetli insanların özeti gibi bence; çevresindekiler için çalışan, çabalayan, karşılığındaysa nankörlükten başka bir şey göremeyen ve geleceğini kendi elleriyle yok eden bir karakter. Kitapta beni en çok etkileyen şey, katmanlı bir şekilde Dottie’nin katıksız hırsı ve mücadelesi oldu. Yazarın en iyi kitabı diyemem ama oldukça başarılıydı. Zanzibar’dan İngiltere’ye olan yolculuğu konu almadığı için biraz şaşırdım diyebilirim ama her koşulda oldukça başarılı bir eser ve sizlere kesinlikle tavsiye ederim.
DottieAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 202416 okunma
7/10
·322 syf.··
2024 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2024 00:00
Nobel edebiyat ödüllü yazar Gurnah’ın okuduğum ilk romanıydı, aynı zamanda yazarın da ilk romanıymış. Kitap İngiltere’de doğmuş siyahi bir kadın olan Dottie’nin ırkçılık, aile dramları, çocukluk travmaları ile dolu hikayesini anlatıyor. Kendi hayatından vazgeçmek pahasına sevdikleri için doğru olanı yapmaya çalışırken hatalar yapışını, pişman oluşunu ve yaptıklarının karşılığında umduğu karşılığı bulamayışını okuyoruz. Yazarın dili çok akıcı, okumaktan keyif aldım ama konu olarak kitap güzel başlasa da sonra çok tekdüzeleşmeye başladı ve konu bir yere bağlanmadan havada bitti gibi hissettim. Dottie’nin sıfırdan kendine kurduğu hayatı okumayı bekledim, evet belli bir noktaya kadar değişimler oldu hayatında ama beklediğim kadar güçlü kararlar göremedim, hala çevresindekiler için çabalayan ama karşılığında nankörlükten başka bir şey göremeyen bir karakter olarak kaldı benim için. Genel olarak yazarın dilini sevdiğim için başka kitaplarını da okumayı planlıyorum.
DottieAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 202416 okunma

Yazar Hakkında

Abdulrazak GurnahYazar · 9 kitap
1948’de Doğu Afrika kıyısındaki Zanzibar’da doğdu. Anadili, Afrika’da seksen milyon kişinin konuştuğu Svahili’dir. İlköğrenimini İngiliz okullarında tamamladı, çocukluğunda gittiği Kur’an kursunda Arapça öğrendi. Gençliğinde Zanzibar Ayaklanması’na (1964) ve sonrasında kurulan sosyalist rejimin çalkantılı yıllarına tanıklık etti. 1968’de İngiltere’ye gitti. Yükseköğrenimini Kent Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora tezinde (1982) kolonyal söylemin Doğu Afrika, Karayip ve Hindistan edebiyatındaki izdüşümlerini analiz etti. Postkolonyal edebiyat alanında uzmanlaştı. Halihazırda Kent Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı profesörü. İlk romanı Memory of Departure’da (Ayrılışın Hatırası, 1987) Afrika’da geçen gençlik yıllarının ardından ülkeyi terk eden Hassan karakterinin hafızasında yer eden Afrika imgesini postkolonyal dönemin kimlik sorunları ışığında inceledi. İkinci romanı Pilgrim’s Way (Hac Yolu, 1988) başlığını Winchester’ı Canterbury’deki Thomas Beckett mabedine bağlayan yoldan alır. Daha iyi bir yaşam umuduyla İngiltere’ye gelen Tanzanyalı Davud, karşılaştığı göçmen karşıtı tutumlardan dolayı paranoyak bir benlik geliştirir ve çareyi Tanzanya’daki geçmişini tamamen silmekte arar. Dottie (1990), Dottie Badoara Fatma Balfour karakteri üzerinden benzer bir yabancılaşma sorununu tartışır. Fatma Balfour’un melez kimliği, ırk ve etnisite sorununun göçmen ve sürgün karakterler üzerindeki travmatik etkilerinin yakıcı bir simgesidir. Paradise’ta (Cennet, 1994) Gurnah, Yakup’un oğlu Yusuf’un Kur’an’da anlatılan hikâyesini 1900-1914 arası Doğu Afrika’ya uyarlar. Kolonyal söylemin Afrika’ya dair klişelerini kölelik, tarihin çarpıtılması, İslâmofobi gibi meseleler üstünden tartışırken Yusuf’un bireysel hikâyesi bir yandan kolonyalizmin bir yandan da despotizmin eleştirisine açılan ikili bir işlev görür. By the Sea (Deniz Kenarında, 2001), emperyal pedagojinin Afrika’nın yerli gelenekleriyle karşılaşmasının doğurduğu verimli paradoksları konu eder. Salih Ömer, Kur’an eğitimi almaktan duyduğu geleneksel kıvanç ile kolonyal eğitimin kazandırdığı dünya bilgisi arasında bocalarken yeni Afrika’nın çelişkileri ete kemiğe bürünür. The Last Gift (Son Armağan, 2011), 1996’da yayımlanan Admiring Silence’la (Sessizliğe Hayranlık) birlikte bir nehir roman anlatısıdır. Admiring Silence’ın isimsiz anlatıcısı ülkesini terk eden bir Zanzibarlı muhaliftir; Britanya’ya yerleşip evlendikten sonra öğretmenlik yapar. Hayatının en istikrarlı görünen döneminde bireysel tarihini yazmaya karar verdiğinde, hiç de istikrarlı olmayan, kayıp ve kırılgan bir bastırılmış benlikle yüzleşmek zorunda kalır. The Last Gift’te ise Gurnah, bu isimsiz anlatıcısının hikâyesini kültürel farklılıkları, belleğe kazınmış tarifsiz acıları kat eden bir anlatıya kavuşturur. Gurnah’ın hakikat anlayışı, gerek kolonyal dönemin karamsar ve toptancı tasvirlerini gerekse anavatan-memleket şovenizmlerini reddeden sahici bir arayışa dayanır. Gurnah, romanları dışında, Salman Rushdie, Anthony Burgess, Joseph Conrad, Vidiadhar Surajprasad Naipaul, Zoe Vicomb gibi yazarlar üstüne edebiyat eleştirileri yazdı, kitaplar hazırladı. Bütün romanlarını kuşatan motiflerin ve temaların estetik yetkinliğe ulaştığı ana metin olduğunu düşündüğümüz için İletişim Yayınları olarak Gurnah külliyatını yayımlamaya Desertion (Terkediş, 2005) ile başlıyoruz. Gurnah’ın dünya edebiyatına evrensel bir içerik ve nitelik kazandıran romanlarını yayımlamaya devam edeceğiz. Yazar, 2021 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.