Bazı kitaplar vardır ki okuma sürecine girdiğinizde farkında olmadan sizi içindeki tüm atmosfere hapseder ve kendi içindeki akışı günlük yaşamınızda da devam ettirdiğini hissedersiniz. Dublinesk benim adıma uzun zamandır İrlanda'ya gitme planları yaptığım bir planlama içindeyken karşıma çıktı ve ilginçtir ki kitabı okuduğum bu dönemde de aşırı kapkara bir hava, yağmurlu ve kasvetli bir süreçte benle birlikte seyahat etti ve sıklıkla Joyce ilgili seminer emailleri almam da çabası oldu.
Bu nedenle, bu kitap hakkında yazacaklarım çok fazla kişisel olacağını şimdiden belirtmeliyim.
Giriş: Vila-Matas'ı Anlamak
Enrique Vila- Matas, okuru once afallatan ve oluşturmuş olduğu "melez edebi tarzı olan denemeci kurgu" anlatımı ile okuru bu nasıl bir kitap diye sarsan ve büyük olasılıkla da okurun okuduğu kitabı yarım bıraktıran ya da bitirip nefret duygusu yaratan bir yazar. Benim de ilk okuduğumda, Montano Hastalığı- Jaguar Yayınları, 2017 benzer şeyleri hissetmiştim. Şunu itiraf etmeliyim ki, bitirdiğimde Vila-Matas'ın sesi ve anlattığı şeyler beynimde sürekli dönüp dolaşıp en sonunda bu yazarı çok sevdiğimi kendime ilan etmemle sonuçlanmıştı. Keza, Bolaño'ya akıl hocalığı -yaptığını öğrendikten sonra hayranlığım daha da tavan - yapan bir yazardan bahsediyorum.
İçerik: Samuel Riba unutlamayacak bir karakter
Dublinesk, Vila-Matas açısından aynı zamanda yarı-biyografik etkiler içeren, Barcelonalı 60 yaşına yaklaşan birçok önemli eserin çevrilmesine ve yazarın kazandırılmasına ön ayak olmuş, editörlük yaptığı yayınevi satılıp emekli olmak zorunda kalmış, alkolik, umutsuz,evli olmasına rağmen yalnız, tüm çevreden kendini izole etmiş, unutulmuş, internet bağımlısı, edebiyata abartılmış fanatizm sürecinde benimsemiş ve hayatı da edebiyat gibi okuyan Samuel Riba'yı