Dün Gece Çok Gençtim

7,0/10  (3 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
147 gösterim
Göğü getirdi biri; toplamış üşenmemiş. Neleri varsa serdiler kayalara. Hepsinin gençliği bir deniz, ucunda ayaklarının. Ne güzel güldüler; uzun, insan dolu güldüler. Her biri yarındı; hep öyle baktılar birbirlerine. Şarap sızdı dudaklarından; göğüslerine, geçmişlerine. Hiçbir şey bulanmadı; yaşamak, arkadaş olmak, güvenmek seslere, sessizliğe.

Gittikçe canlanan öykücülüğümüzün yeni ve dikkat çekici isimlerinden biri de Onur Akyıl. Dün Gece Çok Gençtim'i okuyunca göreceksiniz; onun kahramanları, yaşadığımız kentlerin ara sokaklarında her gün gördüğümüz genç, dünya kadar sorunla boğuşan insanlar. İç dünyaları da, yaşadıkları güçlükler de alabildiğine tanıdık. Ama yine de yaşama sevinciyle, şiirle dolular. Onur Akyıl güçlü, lirik bir anlatım yakalamış. Güncel politik sorunlara değinmekten, sivri dilini kullanmaktan da çekinmemiş.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    93
  • ISBN:
    9789750732393
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
DESTİNA ÖYKÜ 
27 Ara 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir itiraf da bulunarak kitabın içinde bulunan öykülerin beni bu kadar etkileyici bir şekilde şaşirttacagini düşünmemiştim . Her ne kadar kitabın yazarı ile ilgili 37 yaşinda olması , ilk defa bir kitabini okuyacak olmamin da etkisi olsa da bunu göz önünde bulundurmadan kitap da bulunan 11 adet hikâye okumaya başlayıp hikâyelere odaklı sonunu çok fazla düşünmeden yazarın anlatımı kısa sürede kitabı bitirmeme neden oldu.

Kitabin icinde anlatilan hikayelerin konusu şu an içinde çevremizde çok fazla duyduğumuz , yaşadığımız , yaşayacağım iz , kadın ve erkek ilişkileri üzerinden anlatılan hikâyeler olsa da , yazar tarafından bazen hoş bir şekilde , bazen de yalın bir şekilde anlatımı ile benim beğenimi kazanan bir kitap oldu. Her ne kadar ilişkiler odaklı olsa da ilişki esnasinda görmezden gelinen duyguların , görmezden gelinen yaşanmişlıklarin, önemsiz ve manasız çabaların , ilişki esnasinda son' un değil sonrasin da boyun egdiğimız ne varsa , beklentinin, yalnızlığın anatıldigi insanı okurken yasanmişliklara götüren bir kitap.

" İnsan işte; her şeyin başı , her şeyin sonu, bir kendinin ortası. "