Düşüş

Albert Camus

Puan

7.910 üzerinden
4.863 kişi
Puan vermedi·96 syf.··
2022 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 23:58
Çok uzun aradan sonra tekrar okumak üzere raftan indirdiğim kitap. Albert Camus'nun muhteşem cümlelerle dolu enfes romanı. Kitabı okurken beğendiğiniz cümlelerin altını çizmek için kalem taşıyorsanız bundan vazgeçersiniz, çünkü neredeyse her cümlesi ayrı güzeldir. Her satırından ayrı bir anlam fışkırır. Bir insanın 'düşüş' ü ancak bu kadar güzel anlatılabilir belki de. Toplum içerisinde kendini saygın,önde gelen biri olarak gören bir avukat olan Jean Baptiste Clamence'in aslında nasıl da iki yüzlü olduğunu anlatan, oluşturduğu farkındalık ile rahatsız eden bir kitap. Hiçkimsenin masum olmadığını vurguluyor açıkça. Kitabı okurken "hah bak bu da benim" diyor insan ister istemez sonra utanıyor kendinden. Clemence düşerken, siz de kendi düşüşünüzü izleyeceksiniz ve aynı zamanda çırpınmayışınızı..
DüşüşAlbert Camus · Seren Yayıncılık · 199019,2bin okunma
Düşüş
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Sıkı bir insan, değerler, toplum, ilişkiler, yönetim şekilleri ve inanç eleştirisi…Okuyunca insan utanıyor, düşünüyor ve belki de yaratılıştan beri davranış ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını veya çok az olduğunu anlıyor. Başkasını suçlama ve yargılama bir insan için vazgeçilmez bir davranış gibi… Toplumsal yaşam , eğitim ve inanç sistemi bunu körüklüyor… Ama kendini eleştirmeyi öğrenmeliyiz, öğretmeliyiz de… Yoksa sonuç pek hoş olmayacak gibi görünüyor.
İnsan ve Toplum
DüşüşAlbert Camus · Seren Yayıncılık · 199019,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2022 00:00
Diyalog fakat yarısı kesilmiş elimizde monologu kalmış. Bir monologtan oluşan roman mı olur? Çok saçma... Tam olarak Camus yu ifade ediyor. Temelde bu kitaba roman da diyemeyiz, bir olay örgüsü yok. İnanılmaz saçma tıpkı Camus un felsefesi gibi. Fakat hayata, yaşama, uyumsuzluğa, başkaldırıya ve tabiki aşka dair dürüstçe insanın kendi kendine bile itiraf edemediği gerçekliği bağıran bir eser.
DüşüşAlbert Camus · Seren Yayıncılık · 199019,2bin okunma
"Kendim için fazla büyüğüm ben" Chardonne
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2023 12:40
Önce kısacık kendi gözümden yazarı anlatmak isterim. Hani bazı büyük yazarlar, eserlerinden ziyade karakterlerinden dolayı sevilirler ya, bu adam benim için öyle. Camus’nün 'saçma felsefesi'nde ve 'başkaldırma felsefesi'nde yoksulluk içinde geçen çocukluk yıllarının etkisini de hiçe sayamam. Varoluşçu olduğunu kabul etmese bile yaşamın yaşamaya değer olduğunu savunmaktan vazgeçmediği, hatta intiharın çözüm yöntemi olarak görülemeyeceğini söyleyerek, bir zamanlar yakın dostu olan Sartre ile fikir ayrılığına düştüğü de bir gerçek. (Dostluklarının son bulmasında aynı kadınla aşk yaşamalarının etkisini saymıyorum o başka bir günün konusu olsun) Gelelim bana her sayfasında “İnsan ne ise o mudur? Olması mümkün müdür? Ya da bir ideale varmaya çalışıyorsa, şu an nerededir?” diye sorduran bu şahane kitaba… Kitabı okumayanların bile ismine aşina olduğunu tahmin ettiğim ana karakter Jean Baptise Clamence, kendi yaşamını paylaşıyor bizimle. Varoluşuyla değil de rol yeteneğiyle zevk aldığından bahsediyor hayattan, iki yüzlülüğümüzü, bencilliğimizi, Proust’vari kıskançlığımızı yüzümüze vuruyor. Kendini hem ustalıkla suçluyor hem bu suçlardan aynı ustalıkta aklıyor benliğini. Hepimiz biraz böyle değil miyiz? Gerçeği aradığımızı söylerken koşar adım uzaklaştığımız tek şey salt gerçek değil mi? Uzatmak istemiyorum, henüz okumadıysanız lütfen bir an önce okuyun çünkü ben ne söylesem eksik kalır acı ve bilinçlenme bireyseldir.
Felsefe-Düşünce
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma
《 D Ü Ş Ü Ş 》
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 17:57
Albert Camus’nün Nobel Edebiyat Ödüllü "Düşüş" adlı romanını daha sakin bir zamanda okumak isterdim. Hengâme içinde okumama rağmen dikkatimi kendine çeken, ahlaki sorgulamalarla insanı kendisiyle ve bulunduğu dünya ile yüzleştiren bu romanı kesinlikle bir daha okumak isterim. Bu güzel roman, monolog tarzında ilerlerken, okuru insan olmaya dair sorgulamalarla düşünmeye sevk eder. Bu kitabın ismi bireyin; vicdan ve masumiyetten, suçluluk ve ikiyüzlülüğe 'düşüş'ünün kısa bir özetidir. Kitap düşüş kelimesinin ardındaki derinliği, felsefî sorgulamalarla anlamaya davet eder. Baş karakterimiz avukat Jean-Baptiste Clamence, Paris’te yürürken köprüden atlayan bir kadının çığlığını duyması üzerine, ruhuna taktığı maskenin altındaki kendisiyle yüzleşir. Jean-Baptiste, kendisinin vicdanlı, yardımsever, kadınlar başta olmak üzere herkes tarafından sevilen biri olduğuna inanır. Böyle inanmasına rağmen o, kadının yardım çığlığına cevap vermez, hiçbir şey olmamış gibi dönüp gider.Yüzleştiği o âna eşlik eden bir kadın kahkahası, bu yüzleşmenin simgesi olur, onun sahte erdemini ifşa eder, vicdanıyla yüzleştirir. Başkalarına yardım etmekten zevk aldığını söyleyen bu adam, o an bunun gerçek bir erdemden kaynaklanmadığını fark eder. O övündüğü değerlerinin, ruhundan birer birer düşüşüne şahit olur. Jean-Baptiste kibrini ve ikiyüzlülüğünü bir erdem gibi anlatır. İkiyüzlülük, vitrini olan bir depo gibidir. Vitrinde en güzel erdemler sergilenirken, depoda kibir, hırs gibi kötü hasletler ocakta kaynar. İkiyüzlülük, erdemin kelimelerini çalmış bir hırsızdır. Erdemin dilini konuşur ama onun kalbini taşımaz. Böyle insanlar iyilik yapıyor görünerek toplumsal kârı amaçlar. Kitaptaki karakterimiz Jean-Baptiste de, kibrini sahte bir tevazu ile maskeler. Kendini tövbekar yargıç olarak tanıtması,
Edebiyat & Roman
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma