Eflal IV ~ Rukiye İdeli
.
Bu yorum biraz mutlu biraz buruk ve bolca duygulu olacaktır şimdiden uyarayım
Eflâl serisi benim çok sevdiğim, her bir karakteriyle bağ kurduğum, aşırı akıcı bir kurguydu ve şimdi veda zamanı Ben Lâl ve Karan’la vedalaşmaya hazır değildim ama Ömer’i ve Eflâl’e minik kuş demesini, Alptekin’in şebek hallerini, Arif’i unutmayacağım mesela. Dört kitap boyunca çok şey yaşadık ve şimdi tam da mutlu olmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz zamandayız.
Geriye dönüp bakınca yanlış bir kapıyı açmaya çalışırken hayatımız nasıl böyle savruldu, duruldu ve birçok duyguya ev sahipliği yaptık inanamıyorum
Geçmişle savaşırken, en zor gerçeklerle yüzleşip artık mutlu olmamız gerekiyordu. İlk kitaptan bu yana Eflâl’in yaralarını saran Karan’a aşığım mesela. Aytekin’in Ef’ine bağlılığı ve çocuk gibi olmasının ardından şimdi ise inanılmaz tatlı ama komik bir aşk adamı oluşuna da bayılıyorum Ömer’in minik kuş hitabı ve yıllardır beklediği ana kavuşması Ömer’in adı ve minik kuş hitabı her geçtiğimde gözlerim dolu dolu oluyor resmen. Sayfalardan taşan bir sevgi bu
Karan’ın bebek gibi seven bir adam olmasına da yine her zamanki gibi kalbimizi bıraktık efendim. Alptekin’in şapşal hallerine bayıldığımı bir kere daha söylesem olur mu?
Eflal’in Çekirdek’e yazdığı mektupta ağlamak istedim çok tatlısınız ama Ya da bir zeybek sahnesi var kiii aman aman
Lal, Çekirdek, Karan, Ömer, Hale, Arif, Sena, Alptekin, Ayperi ve Batuhan ile aile gibi oldum resmen. Patron’u da unutmayalımBu aileyi çok ama çok sevdim. Dört kitaplık harika bir yolculuktu.
Vedalaşmak zor olsa da onlarca duyguyu hissettiren bu seri kalbimin en özel köşesinde artık. Bu bir veda ama benim için hem buruk hem mutlu bir veda Siz de okumalısınız!
Eflâl…
Karan’ın Lâl’i…
Gül güzeli…