Samet babasıyla birlikte Ağrı'da ki köyüne giderken başına geleceklerden habersizdi. Yolda geçirdikleri kaza sonucu babası ölmüş,Samet sağ salim hayatta kalmıştı. Bundan sonraki yaşamı dedesi Mehmet Efendi'nin yanında geçecekti.
Köydeki ilk günler onun için bayağı sıkıcı ve hüzünlü geçmiş,fakat Yasin ve arkadaşlarıyla tanışınca, onları sevdikçe yüzü gülmeye başlamıştı. Mehmet Efendi torunuyla mutlu,onunla yaşamaya başladıktan sonra oğluyla olan anıları gözünde canlanıyor,torununa babasıyla yaşadıklarını anlatırdı. Arkadaşı Akif en güvendiği, sevdiği,hatta kan kardeşiydi Sametin. Günler birbiri ardına gelip geçerken birgün çayın kenarında otururken arkadaşlarının anlattığı öyküyle Akif ve Samet korkmuş, arkadaşları biz gidiyoruz deyip onları orda bırakıp bir ağacın arkasına saklandılar. Samet korkup ağlayınca Akif onu dereden karşıya geçirmiş,kendisi tam geçmek üzereyken ayağı kayıp dereye düşmesi sonucu malesef yaşamını yitirir. Samet Akif'in ölümünden sonra içine kapanır ve olaylar silsilesi devam eder
Bakalım Samet ve dedesi Mehmet Efendiyi bundan sonra neler bekliyor
Samet dedesine açılıp içindeki zehri atabilecek,kan kardeşinin yokluğuna alışabilecek mi
Bu soruların cevabı kitabımızda sizleri bekliyor.
Çok duygu yüklü muhteşem bir kitap okudum. Okurken öylesine sürüklüyor ki hiç bitmesin istedim. Sametin ve dedesinin çocuk yüreklerine bayıldım. Keşke tüm insanların yürekleri onların ki gibi tertemiz,iyi kalabilse
Kitaplarla ve sevgiyle kalın ️
Mehmet Efendi yanına çömelip suya eğildi. Gördüğü yüzü onun ama ifadesi Samet'indi. Derinden sesli bir ah çekip,ayna gibi ya, bilirmisin bu hayatta insan en çok kendinden kaçar.
Bilmez ki kaçtıkça gölgesi onu adım adım takip eder. Herkesten kaçış mümkün, insanın kendinden kaçması tam tersi daha da yakınlaşması demek,dedi.