Haftanın son gününden herkese selam.
Kem Göz benim için çok farklı bir okuma oldu. NPR'ın yılın en iyi kitapları listesinde yer almış ve Time dergisinin yılın en çok beklenen kitaplarından biri seçilmiş bu kitap.
ABD'deki Filistinli göçmen bir ailenin kızı Yara,
dışardan bakıldığında hayatı mükemmel
görünüyor. Sevgi dolu, iyi biri, mutlu bir yuva, iki kız evladı ve güvenli bir iş. Yemek yapıyor, evle ilgileniyor, aile her şey. Ama Yara'da, iç çatışma
başlıyor. Rollerde, beklentilerde, taahhütlerde
kapana kısılmış hissediyor.
Iş yerinde bir kazadan sonra Yara psikolojik
danışmanlığa gönderildi ve bu adım bir dönüm
noktası haline geldi. Geçmişiyle, annesiyle,
çocukluğuyla, kökeni ile yüzleşmeye başlar. Neden böyle olduğunu anlamak için annesine günlük mektuplar yazmaya başlar.
Yazar Etaf Rum, Yara'nın hayatını ve düşüncelerini çok yoğun bir şekilde anlatıyor ve akıcı bir anlatımla bunları veriyor.
Bu kitap, çok gerçekçi, bazı yerlerde acı verici, neredeyse umutsuz ve sonra yine güçlü.
Çocukluğu hayli zorlu geçen Yara geçmişini geride bırakmak için elinden geleni yaptığını ve hayatta hedeflediği her şeyi başardığını düşünmektedir. Sanat alanında lisans eğitimini tamamlayan Yara’nın üniversitede iyi bir işi vardır; bir yandan da eşi Fadi’yle iki kızını büyütmekte, evini çekip çevirmektedir. Evliliği anne babasının çalkantılı ilişkisine hiç benzemeyen Yara, kendi hayatının annesininkinden çok daha iyi ve özgür olduğunun da farkındadır.