sosyal bilimlere olan merakımdan dolayı her zaman ilk tarihi, edebi,psikolojik tarzı romanları okumaya ilgi duymuşumdur. bu sebepten ötürü edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı ile o 121 yaşındayken tanışmak biraz geç olsa da güç olmadı.
eylül, 1901 yılında yayınlanan, mehmet rauf’un ilk kitabıdır. romanı ilk olarak 1900 yılında servet-i fünun dergisinde yayınlanmıştır. hikâye büyük beğeni toplayınca kitap haline getirilmiştir. eylül kitabının önemli özelliklerinden bir tanesi de zamanın ilk psikolojik romanı olmasıdır. suad, süreyya ve necip’in aşk üçgenini anlatan ünlü eser türk klasikleri arasındaki yerini de almıştır.
gelelim konusuna:
süreyya, karısı suat’la birlikte babasının evinde kalmaktadır. süreyya’nın kız kardeşiyle onun eşi de onlarla birlikte yaşamaktadır. süreyya baba evinde kalmaktan, evin uzak bir yerde olmasının da etkisiyle sıkılmakta, boğaz’da veya adalarda oturmayı; sandallı, kotralı bir deniz yaşamı sürmeyi istemektedir. süreyya karısı suat’la beş yıllık evlidirler. suat, kocasının bu hayalini gerçekleştirmek umuduyla gizlice babasına mektup yazar ve para ister, babası da yazlık evin kira bedeli olan kırk lirayı kızına gönderir. suat durumu kocası süreyya’ya açar ve çok sevinirler. süreyya bey ve suat hanım boğaz içinde küçük bir yalı tutarlar ve oraya taşınırlar. yalıya süreyya’nın halasının oğlu olan necip’i de sık sık davet ederler. necip suat’ı pek çok yönden taktir etmekte, beğenmektedir. zamanla bu taktir ve beğeni duyguları sevgiye dönüşür. süreyya sık sık denize çıkmakta, günlerinin çoğunu denizde geçirmektedir. bu yüzden suat’la necip yalıda yalnız kalmaktadır, içten içe suat da necip’i sevmektedir ama her ikisi de süreyya’yı çiğneyemediği için fazla ileri gidememektedir, vicdanları bunu engellemektedir ve birbirlerine olan