Felsefenin İlkeleri (Türk - İslam Felsefesi Açısından)

·
Okunma
·
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
Felsefenin İlkeleri
Alt başlık:
Türk - İslam Felsefesi Açısından
Baskı tarihi:
1987
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Şimdi aktaracağım tarifinde ise Descartes, bir insanın gözü kapalı yaşayarak başkalarının ardından gitmesini, felsefesiz hayat olarak nitelemekte ve felsefenin başlıca gayesinin insan ila hayvan arasındaki farkı göstermek olduğunu söylemektedir:

"... İnsanın kendini sevk ve idare etmek için kendi gözlerinden istifade etmesi, şüphesiz ki gözü kapalı olarak başkalarının ardından yürümesinden daha hayırlıdır... Felsefesiz yaşamak, gözü kapalı yaşamaktır. Yalnız hayvanlardır ki, durmaksızın vücutlarını besleyecek yiyeceği aramakla uğraşırlar. Çünkü bütün işleri, vücutlarını korumaktır. İnsanların temelli düşüncesi, ruhun gerçek gıdası olan bilgeliği aramak olmalıdır..."
Nihat Keklik
Sayfa 25 - İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi - 1987
Dıştan bakıldığı zaman, bütün bu mülahazalar haklı gibi görünür fakat böyle bir iddia yine de tam olarak haklı değildir. Çünkü şimdiye kadar gelip geçen bütün filozoflar, adeta bir kristal avizeye benzetilebilir demiştik. Bu avizedeki billurlardan her biri, filozofların bir tanesini temsil etmektedir. Ortada yanan hakikat ışığını kendi rengine ve açısında göre çevreye yansıtacaktır. Açıların ve renklerin birbirinden farklı olmasından dolayıdır ki, filozoflar arasında da fark ve ihtilaf bulunduğu zannediliyor.
Nihat Keklik
Sayfa 34 - İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi - 1987
... filozoflar, adeta büyük bir senfoni (ahenk) teşkil ederler. Nitekim her filozof, orkestranın enstrümanlarından biri gibidir. Günümüzdeki felsefeciler, şayet bu enstrümanlardan sadece bir tanesini dinleyecek olursa, hepsinden hasıl olacak umumi ahengin zevkine hiçbir zaman varamayacaklar. Bu sebepledir ki tek bir filozofun düşüncelerini (diğer filozofların düşüncelerini öğrenmeksizin) tercih eden bir felsefeci, ancak dogmatik bir düzeyde kalmaya mahkumdur. O halde gerçek felsefeci, böyle bir dogmatizmden kurtulmak için, bütün felsefi görüşleri, mukayeseli olarak dikkate almak zorundadır.
Nihat Keklik
Sayfa 37 - İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi - 1987
Belirttiğimiz üzere, şimdiye kadar yetişen her filozof, kendine mahsus bir dünya görüşü ile ortaya çıkmıştır. Herkes bu sebeple, kendi zihin ve ruh dünyasına göre, bazı filozofların görüşlerini özellikle beğenmiş ve benimsemiş olabilir. Fakat burada büyük bir tehlikenin bulunduğunu da unutmamalıdır. Çünkü söz konusu beğenme, bir tesadüf eseri de olabilir. Bu, son derece hatalı bir yola sevk eder ve insanı dogmatikleştirir. Bu sebeple dogmatik telakkilerden sakınmak için, beğendimiz filozofun düşüncelerini, diğer filozoflarla mutlaka mukayese etmeli ve onların da fikirlerini öğrenmeliyiz.
Nihat Keklik
Sayfa 57 - İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi - 1987
Bütün bu tarifler arasında belki de en güzelini, Amerikalı psikolog filozof William James vermiştir. Pragmatizm denilen akımın en meşhur siması olan bu filozof diyor ki:

"... Felsefe, insanın uğraştığı şeyler arasında en yükseği ve (aynı zamanda) en bayağısıdır: Küçük şeyler üzerinde uğraşır ama, insan zihninin önüne en geniş ufukları açar. Günlük lisanda kullanılan bir deyimle, karın doyurmaz fakat ruhlarımızı cesaretle doldurur..."
Nihat Keklik
Sayfa 30 - İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi - 1987

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Felsefenin İlkeleri
Alt başlık:
Türk - İslam Felsefesi Açısından
Baskı tarihi:
1987
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları

Kitap istatistikleri