FESAT
(Roman)
Paul Nizan
1905–1940 yılları arasında yaşamış Fransız yazar, gazeteci ve entelektüel Paul Nizan, bu romanında gençlik olgusu üzerine derin bir sorgulama yapar.
Her ne kadar romanın çeviri olması ve olayların geçtiği mekânların hem dil hem de yaşantı itibarıyla bize yabancı kalması, anlatılan atmosferi gözümüzde tam canlandıramasa da; Nizan’ın ele aldığı gençlik fenomeni evrenseldir. Çünkü anlattığı, insanın doğrudan kendisidir.
Roman, farklı aile ve sosyal çevrelerden gelen beş “devrimci” üniversiteli gencin etrafında şekillenir. Bu gençler, “Fesat ya da Sosyal Çatışma” adlı bir dergi çıkarmak için bir araya gelirler. O dergi, aslında onların gelecekte kurmayı düşledikleri sosyalist dünyanın küçük bir laboratuvarı gibidir.
Anlatı boyunca bu karakterlerin yaşam pratikleri, aşkları, ihanetleri, aile bağları, kırgınlıkları ve ahlaki sorgulamaları iç içe geçer. Tüm bu anlatı, temelde şu sorunun etrafında döner:
Gençliği bir araya getiren idealler mi yaşamın sonunda baskın gelecektir, yoksa aile ve sınıf bağları mı galip çıkacaktır?
Nizan bu soruya tek bir yanıt vermez.
Kimi ideallerinden döner, kimi yola devam eder; hatta idealleri uğruna hayatına son veren bir karakter bile vardır — Bernard.
Bu çatışmada para ve kadın birer katalizör olarak öne çıkar; bireyin yönünü belirleyen, bazen de onu yoldan çıkaran unsurlar hâline gelir.
Romanın merkezindeki savaşım, toplumsal olandan çok bireyin kendi iç dünyasındaki mücadeledir.
“Fesat” kavramı burada yalnızca toplumsal bir kargaşayı değil, insanın içsel çözülüşünü de temsil eder.
Nasıl ki para ve tutku bireyi kendi düzeninden uzaklaştırabiliyorsa, toplum da aynı şekilde ideolojilerle sarsılır, dengesizleşir, yeni bir yön arayışına girer.
Bu noktada yazar, bireysel fesatla toplumsal fesadı birleştirir.
Belki