Fesüphanallah! (Nasihatname 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
156
Gösterim
Adı:
Fesüphanallah!
Alt başlık:
Nasihatname 1
Baskı tarihi:
7 Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052169964
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
“Önümüzdeki yılları bir elimiz yağda, bir elimiz balda geçiştiremeyecekmişiz gibi duruyormuş. Olsun. Güneş her gün daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur, en gerideki en öndekinden ileride olur. Aristarkus, Kopernik’e zıpçıktı astrolog’ diyen devrimci Martin Luther’den daha ilericidir. Ahmet Yesevi, Kadızade Mehmet’in çok ötesinde.



‘Nasihatname’ dediğim kalıp, bu yolda bir temrin aslında. Elim henüz kalem tutarken, tecrübemi tecrübenize, bildiklerimi bildiklerinize, hadi lafı dolandırmayayım, ömrümü ömrünüze katarak, 21. yüzyıldaki yolculuğunuzda size belirli bir avans sağlama gayreti. İsterim ki, elinizden geleni değil, yapılması gerekeni yapın, dünyaya bir de benim pencerelerimden bakın. İstemediklerinizi kapatın, yenilerini açın.

İstihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olun. (Sözlük kullanmayı da âdet edinin.) Aziz ülkemize gelince; ille bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekisinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı âdet edinin. Unutmayın ki, düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar.”

Alev Alatlı
Planlanan sekliyle on bir kitaplık ve yaklaşık altı bin sayfalık serinin ilk kitabidir. Yazılış amacı ve maksadı batıyı tanımaya yardımcı olmak. Yardımcı olmak diyorum çünkü Alev hanım; yaşım 75 ve bildiklerimi size aktarmak için, nasihatname şeklinde isim verip bu kitabı yazmış bulunmaktayım demekte mealen... özelde Amerika genelde ise bu Amerika'yı doğuranları, batıyı anlatmakta.

Rahat okunan ve parça makalelerden olusmakta, tıpkı bir zincir gibi. Parça makaleler fakat bir bütünlüğü oluşuyor okudukca.

İlk kitabın üçte birlik kısmını okumuş bulunmaktayım ve rahatsız edici tek şey "yavrum/yavrucum..." kelimesi veya türevlerini kullanmış olması. Bunun haricinde sosyal bilimlerden herhangi biriyle meşgul olan bireylerin okuyup, edindikleri bilgilerin kaynağındaki durumu ve nasıl bir ortamda üretildiğini anlamaya yardımcı olacaktır kanaatindeyim.

Bu kitabı okuyacak olanlara tavsiye olarak;
- said - oryantalizm (Metis)
- nikolay - Avrupa ve beseriyet (küre)
- yüksek Kanar - Batı'nın dogusu (mahya)
- Teoman Durali- İngiliz Yahudi medeniyetinin doğuşu (dergah)
- Martin bernal - kara atena (kaynak)

Kitaplarını da tavsiye ederim.
"Unutmayın ki, düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.
Batmaz.
Batarsa, okyanuslar taşar.”
Korkak ''gerçek''le yüzleşmeyi reddediyor, hırçınlaşıyor.Cahil ''gerçek''i idrak edemiyor, küçümsüyor.Hain ''gerçek''i tahrif ediyor, saptırıyor.
"Söylenen laf mıdır, söyleyen adam mıdır" sorusu başlı başına bir başkaldırı. Dillendirebilmek için cüret, cüret edebilmek için gerçeklerle silahlanmak gerekiyor.
Alev Alatlı
Sayfa 15 - Alev Alatlı
Aslında bakarsanız, bu yaşıma kadar heybetli bir saray, bir katedral, bir piramit, bir kolezyum, bir bulvar, şıkır şıkır bir şehir görmedim ki temelinde sömürü, kan ,fuhuş , uyuşturucu para yatmasın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fesüphanallah!
Alt başlık:
Nasihatname 1
Baskı tarihi:
7 Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052169964
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
“Önümüzdeki yılları bir elimiz yağda, bir elimiz balda geçiştiremeyecekmişiz gibi duruyormuş. Olsun. Güneş her gün daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur, en gerideki en öndekinden ileride olur. Aristarkus, Kopernik’e zıpçıktı astrolog’ diyen devrimci Martin Luther’den daha ilericidir. Ahmet Yesevi, Kadızade Mehmet’in çok ötesinde.



‘Nasihatname’ dediğim kalıp, bu yolda bir temrin aslında. Elim henüz kalem tutarken, tecrübemi tecrübenize, bildiklerimi bildiklerinize, hadi lafı dolandırmayayım, ömrümü ömrünüze katarak, 21. yüzyıldaki yolculuğunuzda size belirli bir avans sağlama gayreti. İsterim ki, elinizden geleni değil, yapılması gerekeni yapın, dünyaya bir de benim pencerelerimden bakın. İstemediklerinizi kapatın, yenilerini açın.

İstihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olun. (Sözlük kullanmayı da âdet edinin.) Aziz ülkemize gelince; ille bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekisinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı âdet edinin. Unutmayın ki, düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar.”

Alev Alatlı

Kitap istatistikleri