28 kısa hikayeden oluşan kitapta toplumun her kesiminden sosyolojik ve psikolojik tahlillere yer verilmekte.Kitaba ismini veren Göç Zamanı da içindeki en iyi hikayelerden biri. Bu türde okumayı sevenlerin bir şans vermesini tavsiye ederim
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Öteki Yayınevi · 1990303 okunma
Benim için adı sanı duyulmayan bir yazar olan Bahaeddin Özkişi’nin Sokakta romanını eksiklerine rağmen beğenerek okudum. Yazarın ömrü daha fazla eser vermeye muktedir olsaymış muhtemelen Türk edebiyatının nadide yazarları arasında yerini alırdı.
Göç Zamanı adlı kitabı kısa kısa hikâyeleri kapsayan üç bölümden oluşuyor. Bazıları sıkıcı ve anlamsız geldi ancak akıcı ve başarılı tasvirleri okumayı kötü yönde etkilemedi. Daha çok sosyolojik ve psikolojik tahliller mevcut. Bir Çınar vardı, göç zamanı ve papağan dedi ki bölümlerinden oluşan kitapta en çok son bölümdeki öyküleri okumaktan keyif aldım.
Hemingway’a dair anlatılan şu hikaye her okuduğumda beni derinden etkiler :
“Efsane o ki herhangi sıradan bir gün, bir cemiyet toplantısında, onu çekemeyen edebiyatçılardan birisi Hemingway'e ne derece yetenekli olduğunu sorar, Hemingway ''Senin hayal bile edemeyeceğin kadar.'' diye yanıt verir. Bunun üzerine muhatabı ona, 10 kelimeyi geçmeyen, etkili bir hikaye yazıp yazamayacağını sorar. ''Eğer bunu yazmayı becerebilirsen, ve buradaki herkesi derinden etkilersen yeteneklerin önünde saygıyla eğileceğim.'' der. 10 kelimeye bile ihtiyaç duymayan Hemingway 6 kelimelik bir dram öyküsü yazar. Orada bulunan herkesi etkileyen bu hikaye aşağıdaki gibidir. ‘Satılık: Bebek Patikleri: Hiç giyilmedi.’ “
Kelimelerin ve de yazabilmenin gücü bundan daha tesirli nasıl ifade edilir bilmiyorum. Göç Zamanı’nda bulunan ilk öyküyü okuduğumda bu hikayeyi aklıma düşüren şey tam da bu az kelime ile ifade edilen çok şeye duyduğum hayranlık oldu.Kitap, yoğun bir şekilde yazmak üzerine düşündüğüm şu zamanlarda bir rehber gibi önümü aydınlattı. Ve bu da sevgili Şule’nin bu kitabı niye bu kadar beğendiğini ve ısrarla okumamı istemesini anlamama vesile oldu :)
Bahaeddin Özkişi en fazla 2 sayfadan oluşan hikayelerine öyle çok duyguyu ve konuyu sığdırmış ki, insan yazarın kaleminin önünde saygıyla eğilmekten kendini alamıyor. Ahmet Kekeç bir yazısında Özkişi ile ilgili şöyle demiş : “Özkişi unutulmuş,gözden kaçmış, hakkı teslim edilmemiş, moda ifadesiyle ‘Dostoyevskiyen’ bir yazar. Tanpınar’ıseviyorsanız, Özkişi’yi de seversiniz. Poe’nun grotesk dünyasından ‘edebî hazlar’ devşiriyorsanız,Özkişi’yi de seversiniz. Dostoyevski’yi seviyorsanız, Özkişi’yi zaten seversiniz.”
Bu sözler öykülerinden yola çıkarak edindiğim izlenim üzere, Özkişini’nin edebiyatının iyi bir tahlili. İnsanın iç
Kısa hikayenin adeta şiirden rol çaldığı, akıcılık ve düşündürücülüğün ilk sayfadan son sayfaya kadar bir arada bulunduğu bir eser. Damağınızda daha önce tatmadığınız bir rayiha bırakıyor.
Bahaeddin Özkişi'nin kaleme almış olduğu Göç Zamanı isimli eser, akıcılık ve yazı dili bakımından hoşuma gitti. Kitaba başladığınızda daha ilk sayfada yazdığı yazılarda beni içine çekti. Durum hikayelerini çok iyi yazdığını düşünüyorum. Olay hikayeleri de güzeldi ama diğerleri kadar etkilemedi beni. Şunu söyleyebilirim ki: okuduğum kitapların en iyisiydi diyemem ama şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 2008303 okunma
Kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Yazarın genç yaşta ölmesi belkide daha fazla eser vermesini engelleyen bir husus. Zira gençlik yıllarında yazdığı bu hikayeler ve daha sonra verdiği 3 önemli eser, RAhmetlinin ömrü olsaydı ne kadar güzel eserler verebileceğinin kanıtıdır.
İçerisinde sıkılabileceğiniz hikayeler var. Ancak çok beğeneceğiniz hikayeler de mevcut.
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 2008303 okunma
Bahaeddin Özkişi'nin son kitabı, çeşitli donemlerde yazdığı hikaye kitaplarının derlenmiş hali. Köse Kadı ve Uçtaki Adam'da bir isim ve olay kalabalığı vardi ve yorucuydu. Sokakta ise guzel bir uzun hikaye kıvamındaydı. Fakat bu hikayeler benim favorim oldu, bazılarının bir sayfada nasil sizi icine çektiğine ve bitiverdigine üzülüyorsunuz. Yavaş yavaş, sindire sindire ve keyifle.
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 2008303 okunma
“Genç hikayeci yüzlerce defa görülen ve bir o kadar okunan vak’ayı tekrarlamak, görenleri veya okuyanları küçümsemek gibi bir şey olacak diye düşündü.
İçinde tekme atan bir his vardı,
-Yaz diyordu, insanlar her baktıklarını görürler mi zannediyorsun.”
Kitabın yirmisekizinci sayfasında yazıyor bu satırlar, daha buraya gelmeden “ nasıl bakmış ne çok şey görmüş adam” diyerek hayran kaldım. Böyle yazarları okuyunca ister istemez soruyorum kendime ben bakabiliyor muyum hayata?
Ben yazarın gördüklerinden,üslubundan, kısa metinlerle bana sunduğu yoğunluktan çok çok memnun kaldım. Bir kere okuyup geçeceğim bir kitap değil notunu aldım üç ay içerisinde tekrar okuyacağım. Yazarla tanıştığım ilk kitabı bu ama sanki uzun zamandır tanıyordum onu, okuduğum ilk kitabı değildi sanki. Sonlarına gelirken “ Yalnızız “ mı okusam dedim canım çekti resmen. Farkettim ki benziyorlar, Safa ‘ dan tanıdık bana.
Ben en çok Bir Çınar Vardı ve Göç Zamanı bölümlerini sevdim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar dilerim.
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 2008303 okunma
Hikaye okumayı sevenler için tavsiye ederim. Kelimelere aşına olmayanlar için zorlanabilirsiniz. Ancak her konuda farklı bir bakış açısı kazanmanız mümkün.
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 2008303 okunma
Bahaeddin Özkişi. Köse Kadı ve Uçtaki Adam romanları ile kurgusunu çokça beğendiğim ve Göç Zamanı'nı da fuarda görünce aldığım yazar. Bir Çınar Vardı, Göç Zamanı ve Papağan Dedi Ki adlarından oluşan, kısa hikayeler içeren üç bölümden oluşuyor kitap. Bazen bir olay bazen bir durum işleniyor hikayelerde ama sakın beklentinizi yükseltmeyin. Bir Sait Faik, bir Ömer Seyfettin yok işin içinde. İlk iki bölümde ilgimi çeken hikaye sayısı bir elin parmağını geçmedi amaa son bölümdeki dil, içerik, biçem kitabın başından beri aradığım Özkişi'yi karşıma çıkardı. Son bölümde yaptığı hikaye içi toplum ve hükümet eleştirileri kayda değer. Okunası ve ders çıkarılası.
Son bölüm dışında önerir miyim? Pek sanmam ama yine de keyifli okumalar :)
Göç ZamanıBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 2008303 okunma
Babası Manisa Demirci ilçesinin Nakşi şeyhlerinden Hacı Halit Efendi'nin oğlu Ömer Lütfi Efendidir. İstanbul'da 20. Yıl İlkokulu'nda (1939), Karagümrük Ortaokulu'nda (1942) okudu. Daha sonra Sultanahmet Sanat Enstitüsü'ne devam etti. O sıralarda ilk hikayelerini yazmaya başladı. Sanat Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Haliç Tersanesi'nde ustabaşı oldu.
Askerliğini 1947'de Erzurum'da yaptı. İki yıl Almanya'da kaldı. Almanya'da kaldığı sırada batı dünyasını da yakından tanıma fırsat buldu. Yurda döndükten sonra 1956'dan vefatına kadar İTÜ'de kaynak öğretmeni olarak çalıştı.
Yeşilköy hava alanında çalıştığı sıralarda, tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle yakından ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar, "Devam et evladım. Sen on tane Sait Faik edersin" der.
1959'da hikayelerini "Bir Çınar Vardı" adlı kitapçıkta topladı. Bu kitapçık otuz hikayecikten meydana geliyordu. Akbaba dergisinde mizah öyküleri olarak yayımlanmıştır.1969 yılında evlendi.
1970-1971 yılları arası Köse Kadı - Uçdaki Adam - Sokakta olmak üzere üç roman yayınladı. Yayınlamadığı hikayeleri yeniden gözden geçirilip ilavelerle Göç Zamanı adıyla basıldı. "Köse Kadı" adlı roman çeşitli film şirketleri tarafından senaryo için istenmiş fakat eşi ve kızı Zeynep'in, bu filmin Kuruluş filmi ayarında ve sekiz-on bölümlük bir dizi film olmasında ısrarları sebebiyle projeler gerçekleşmemiştir.
10 Kasım 1975'te vefat etmiştir.