Roman, Prag’ın Yahudi Mahallesi’nde geçer. Hikâyenin merkezinde, efsanevi “Golem” figürü vardır. Yahudi mistisizminde Golem, insan eliyle yaratılan ama ruhsuz bir varlıktır; genellikle koruyucu ya da cezalandırıcı bir güç olarak ortaya çıkar. Meyrink ise bu efsaneyi doğrudan anlatmak yerine, Golem’i bir simge ve psikolojik/metafizik varlık olarak işler.
“Golem”, yalnızca bir korku ya da fantastik roman değildir. Aynı zamanda insanın içsel dünyasının, bilinçaltının, yabancılaşmasının edebi bir keşfidir. Okuru, Prag’ın mistik atmosferinde hem bir labirente hem de kendi ruhunun derinliklerine sokar.
Meyrink’in dili yoğun, simgesel ve atmosferiktir. Karanlık, labirentvari sokakların betimlemeleriyle okuru içine çeker. Kafkaesk bir hava vardır; Franz Kafka’nın eserlerindeki belirsizlik ve varoluşsal korkuya oldukça yakındır.
•Derin semboller, mistik öğeler ve güçlü atmosferiyle okuru bambaşka bir dünyaya taşır. Avrupa edebiyatında okültizmle modern romanın birleştiği nadir örneklerden biridir.
•Düz bir anlatı bekleyen okuyucu için oldukça karmaşık ve ağırdır. Rüya ve gerçek iç içe geçtiği için zaman zaman takip etmek zorlaşabilir.