Günebakan

Gyula Krúdy
Çevirmen:
Sevgi Demir
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı:
299
Basım Tarihi:
Ekim 2013
Yayınevi:
Aylak Adam
ISBN:
6054849062
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·299 syf.··
2020 2. kitabı
Kitap Ağacı Bursa Ailesi olarak bu ay Macar edebiyatından Gyula Krúdy’nin ‘Günebakan’ romanını okuduk. Genelde beğendiğim ve önermek istediğim kitapları paylaşıyorum. Bu kitap için öneride bulunamayacağım sanırım. Kitabın önsözünde ve arka kapağında vaadedilen şeyleri ne yazık ki bulamadım. Macar edebiyatı ile çok sıcak bir tanışma olmadı yani . Karakterle ilgili bilinçaltı tahlillerinin yer aldığı, gotik izlerin göründüğü ciddi bir aşk romanı okuyacağımı düşünürken, kendimi karmaşık ilişkiler ve dağınık bir anlatımın yer aldığı toplumsal eleştiri de dahil her şeyin kıyısından köşesinden tutulan ve aşk ile pek bir ilgisi olmayan bir kitabın içinde buldum. Önsözde yazarın anlatımına dair zaman kurgusunun olmadığından bahsedilmişti. Sanırım kitapla ilgili tek doğru tespit buydu. Yoğun bilinç akışı kullanılan romanlarda zaman kavramına pek önem vermem ama bu kitapta öyle bir durumda söz konusu olmayınca kendimi tuhaf bir zaman boşluğunda hissettim. Umarım Macar edebiyatından daha içime sinerek okuyacağım kitaplarla karşılaşarak bu hayal kırıklığını unuturum.
1000Kitap
GünebakanGyula Krúdy · Aylak Adam · 201349 okunma
5/10
·299 syf.··
2020 4. kitabı
#gyulakrudy #günebakan #sunflower Ocak ayında #kitapagacibursa ile Macar Edebiyatı’dan •Günebakan•ı okuduk. Kıyaslandığı yazarlar ya da kullandığı teknik (bilinç akışı) haliyle beklentiyi arttırdı fakat hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim. Bir daha asla okumam demiyorum ama uzun bir süre listemde olmayacağı kesin. . Öncelikle kullanılan tekniği anlayamadım. Yoğun karakter analizleri, betimlemelerin çok fazla ve de uzun olması, karakterler arası diyaloğun az tutulması okumayı oldukça güçleştiren detaylar. . Sürdürülebilirliği sağlayan şeyler de yok değil elbet. Sanki bir rüya gibi kesik kesik olup bağlantının kopuşu, zaman zaman ürkütücü, bazen komik bazen erotik oluşu, kentsel gelişmişliğin içinde tutkuya ve hatta deliliğe varan duyguların hiç sezdirilmeden patlamaya hazır bir bomba gibi iliştirildiği bir dünyayı resmetmek farklı bir okuma tadı verdi. Bir de günebakan fikrini sevdim. Günebakan biz insanlarız aslında. Yaşam döngüsü içinde hep ışığı, güneşi arayan, yüzümüzü ona dönme ihtiyacını hisseden insanlar... . Olaylar havada kalmış gibi geldi. Baştan sona bütünlüğü yakalayamadım. Başta merakla, yeni bir yazar okuyor olmanın şevkiyle okudum fakat ikinci yarıyı sırf bitirmiş olmak için okudum diyebilirim. . Etkilendiğini söylediği Woolf ve Joyce’dan biraz feyz almış olsa daha çekilebilir bir süreç olabilirdi bu benim için. Bir de Macaristan’ın Proust’u denmiş kendisine. Onun diline göre daha lirik bir dili var. İkinci bir şans vermem demiyorum ama tavsiye eder miyim? İşte bunu iki kez düşünürüm.
GünebakanGyula Krúdy · Aylak Adam · 201349 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2025 60. kitabı
Macar edebiyatından devam ediyorum. 1878 yılında doğan birisinin anlattığı şeyleri her zaman merak etmişimdir. Hem farklı bir coğrafya hem de dönemin esintiler görmek hoşuma gidiyor. Kitabın ilk başlarında yazar ve kalemi hakkında fikir edinerek bir başlangıç yapıyorsunuz. Yaşamı ile ilgili oldukça detaylı bir ön giriş kitabını anlatmaya çalıştıkları hakkında da aslında ilham veriyor. Bunun yanında geçmiş zamanların Macaristan’ı hakkında da bilgiler var. Yirmili yaşlarındaki bayan Evelin’i anlatıyor yazar Günebakan’ın girişinde. Yazar dönemin tüm esintilerini öyle güzel yazmış ki okurken sanki o anlarda gibi hissediyorsunuz. Günümüzde insanların birbirine kızdığında telefondan engellemesi, yerini geçmişte eski kiremit sobaya atılacak çok şey olduğunu okurken ikili ilişkilerin evrildiği yeri de düşünmeden edemiyorsunuz. Düelloyu hiç demiyorum bile. İnsan tarihin her dönemindeki ikili ilişkilerinde hırslı, tutkulu, karmaşık yapısından hiç ödün vermiyor sanırım. Özellikle bazı yerlerine çok şaşırdım. Zihinlerin içindeki kadın ve erkek figürlerine karşı beklentiler kişiler arası farklılık gösterse de, yüzyıllardır çok değişikliğe uğramamış gibi görünüyor. Yeri geldiğinde oldukça tehlikeli… İnsan doğası pek değişmiyor. Çiçekleri güneşe doğru dönen günebakanlar gibiyiz bu hayatta. Büyüyoruz, büyüyoruz ve hep ışığı arıyoruz. Uzunca yol aldıktan sonra bizim de gitme zamanımız geliyor günün birinde. “Evelin, kadınların genellikle antika gümüş eşyalar gibi evi kapatıldığı bu ailedeki erkekleri şok etmişti.” “ Akos Almos, yasak bölgede avlanan avcılar tarafından kanadından vurulmuş bir çulluk gibi acılar içindeydi.” “ İnsan hayatı çöl üzerinde uçuşan bir çalı parçası gibi gelip geçer. Bütün gün esen rüzgârlarla tarlaların bir ucundan diğer ucuna, bilinmeyen yerlere ulaşmak
Edebiyat
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2025 37. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar tersine giden yol akışımda okuma hızım normale döndü şükür. İşte insanların iki yüzlülüğü ,yalancılığı,gündem falan derken delirmemek için kaldık kitap bebeklerle... Bu aralar en zorlandığım kitap bu oldu diyebilirim birkaç kez bırakıp başladım. Hamurumda yarım bırakamak var. Bir de değerli ve güzel Gülay'ın tavsiyesi olunca... Gülayyy Geleyim kitaba yine bir Macar bebeği olan kitap uzunca bir girişle sunuluyor burayı es geçerseniz maalesef kitabı anlama şansınız yok. Sonra bölümler başlık başlık fakat bence ona da gerek yok... Evelin 20'li yaşlarda taşraya yerleşme kararı alıyor daha sonra onu okumaya başlıyoruz. Evelin'in bir şeylerden kaçtığı o kadar güzel sezdiriliyorki bize sanki gününüzde her şeyi bırakıp öylece köyünde inzivaya çekilmek isteyen birini hatırlattı bana yani beni... Neyse Evelin her şeyle mücadele etse de Kalman'la mücadele etmesi oldukça zorlaşıyor bir de bu karmakaraşık dünyası Krudy tarafından betimlene betimlene iyice karışsa da bir yolculuk sırasında Almos'u da tanıyoruz. Evelin'in Almos ve Kalman arasında bir köprüde sıkışıp kalması da kitabın bir diğer konusu oluyor. Bence kitabın çözüm bölümü de bu kısımlarda taşrayı ziyaret eden bayan Maszkeradi'nin düşüncelerinin Evelin'i etkilemesi oluyor. Arzuları ve gerçek dünya ,tutkuları ve geçmişi arasında sıkışan bir kadının çırpınışını okuyoruz diyebilirim. Telemak Kitap sevdiğim bir yayın gerek çevirileri gerek ön ve son sözleri kitaplarda bizleri harika bir yolculuga çıkarıyor, Günebakan da bu yolculuklardan biriydi fakat bir akış çıkarmak oldukça zordu zannımca ugraştırdı ama sonunda vay be bence güzeldi dedirtti. Sakın bir zamanda sakin bir kafayla Evelin ile mücadele edin derim. Kitapla sevgiyle... Telemak Kitap
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
8/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
Merhaba kitap sever dostlarım Macar edebiyatından okuduğum üçüncü kitap. Yazar Avrupa edebiyatının en büyüklerinden biri olarak görülüyor ve Macar edebiyatının öne çıkan isimlerinden. Yazar 10 yaşından itibaren kısa öyküler ve kısa gazete yazıları yazmaya başlamış, ölümünden sonra Ünü fazlaca artmış ve şimdinin sevilen bir yazarı haline gelmiştir. Ayrıca kitabın başında Macar asıllı Amerikalı tarihçi John Lukacs, Yazar hakkında yaklaşık 30 sayfalık bir sunuş yazmış. Krudy'i ve kitaplarını daha iyi anlayabilmemiz için onun hayatındaki önemli olayları, bakış açısını, yaşam tarzını ve çevresi gibi önemli noktaları anlatarak okuyucuyu aydınlatılmış. Kitaptaki karakterimiz Eveline Budapeştenin kalabalık ve gürültülü sokaklarından sıkılmış, üstelik bir türlü iflah olmayan uzatmalı aşkından uzaklaşmak ve daha sakin bir yaşam için taşradaki evine gider. Orada Eveline ve çevresindeki insanları derinlemesine tanıyor ve iç dünyalarına yolculuk yapıyoruz. Dönemi ve düşünce tarzını net bir şekilde yansıtmış. Bolca betimlemelerin olduğu bu hikaye okuyucuya taşradaki hayatın sakinliğini hissettiriyor.Uzun betimlemeler biraz yorucu olsada hikayenin insan psikolojisinin melankolik yansıması okuyucunun merakını arttırıyor. Zaman geçişleri bazen kafamı karıştırsada mekan betimlemeleri hoşuma gitti. Klasik türünde okuma yapmayı seven arkadaşlarımın seveceğini düşünüyorum. Farklı kültürlerin edebiyatını keşfetmek ilgimi çekiyor. Güzel bir deneyim oldu benim için. Sevgili @gulayinkitaplari önerisi ile okudum teşekkür ediyorum.
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2025 255. kitabı
Günebakan Gyula Krúdy Merhaba arkadaşlar #macaredebiyatından okuma yaptınız mı hiç? Ben canım arkadaşım @gulayinkitaplari ımın tavsiyesiyle Telemak Kitap vesileyle tanışmış oldum. #dönem hikayelerini seven biri olarakta #günebakan ı iyi ki okudum diyorum ama benim için zor bir okuma oldu çünkü yazarımızın anlatımı bana çok dağınık geldi.Ya da benim kafamın çok dolu olduğu bir döneme denk geldi bilemiyorum Aslında geçmiş döneme ait kaleme alınan eserleri okumayı severim.Keşke Macar dilinin sihirbazı olarak görülen #gyulakrùdy ın güzel betimleri olduğu gibi kalemi de bu kadar dağınık olmasaydı Gyule daha on dört yaşındayken yazdığı kısa öyküleri hep taşra gazetelerine gönderiyormuş ve o yaşta ilk kitabını bastırmış.Sonrada ailesinden kaçıp ünlü gazetelerin editörleriyle tanışmış.Sakin bir mizaca sahip olan babası Avukattı.Oğlu da Avukat olsun istiyordu ama kendisi Budapeşte de sair olmak istiyordu… Betimlemeleriyle kalbimde taht kuran eserde,ilk aşkının sancısını bir şekilde altlatan Evelin in hayatına konuk oluyoruz. Yirmili yaşlarında ki karakterimiz,her daim yazın beyaz,kışın siyah giyen ciddi bir tutum içerisindeydi. Eski nişanlı Kâlmân,Eveline den ayrılmış olsa da her daim maddi yardım isteyen biriydi.Eveline de eski nişanlısına hayır demiyor ne zaman ne kadar isterse veriyordu. Kalabalıktan sıkılıp sessiz bir hayatı seçip taşraya taşındığında Eveline nin karşına tipik bir köy bilgesi olan Âlmos çıktı.Kırk yaşlarında,zayıf bir vücuda,sert bir kafaya, yumuşak bakışlara ve aheste aheste konuşan bu bekar adam Eveline yi büyüledi. Andor Âlmos,Bayan Evelin için duyduğu aşkı hic bir zaman dile getiremedi. İkilinin arasındaki yakınlık saf,kimse tarafından sorgulanmayan,ömür boyu sürecek bir arkadaşlık olarak kabul edildi. Betimlemelerini sevdiğim ama zaman geçişlerinin beni
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
9/10
·292 syf.··
2025 86. kitabı
“Günebakan” (Macarca adıyla Napraforgó) adlı eseri, Macar edebiyatının önemli yapıtlarından biridir. Kitaba başlamadan 36 sayfalık bir başlangıç yapıyoruz. Yazar ve hayatı hakkında resimler ve bilgilerle tanıma fırsatı bulduktan sonra 11 bölüme başlıklar halinde ayrılmış şekilde okuyoruz. Yayınevinden Macar edebiyatına dair bu alanda okuduğum 3. kitabı olmasıyla birlikte yine ilk başlarda biraz anlamakta zorluk çekme sebebim ;Krúdy'nin bilinç akışı tekniğine yakın bir anlatımı varolmasından kaynaklanıyor. Yazarın olaylar ve düşünceleri, karakterlerin zihninden süzülerek, doğrusal bir zaman çizgisinden bağımsız bir şekilde aktama durumu, biz okuyucuları karakterlerin karmaşık iç dünyalarına daha derinlemesine nüfuz etmesini sağlamasından dolayı olabilir. Romana gelirsek Budapeşte'den taşraya dönen hanımefendi Evelin ve arkadaşı Malvina'nın hikayesine dahil olmamızla 1980 li yıllara zamanda yolculuk yapıyoruz adeta. Bu yolculuk sırasında geçmişle, aşkla ve efsanelerle iç içe geçen olaylar yaşanır. Ancak, Krúdy'nin anlatım tarzı nedeniyle, olaylar çoğu zaman dolaylı bir şekilde ve karakterlerin perspektifinden aktarılır. Yani Evelin'in dilinden "Günebakan" kitabı : "Budapeşte'nin karmaşasından uzaklaşmak, o tanıdık, hüzünlü taşra atmosferine geri dönmek... Bu yolculuk benim için bir kaçış mıydı, yoksa geçmişe doğru bir çağrı mı, tam olarak kestiremiyordum. Malvina ile birlikte çıktığımız bu yolculuk, sanki zamanın yavaşladığı, anıların daha canlı hale geldiği bir rüyaydı." Günebakan tarlaları başta olmak üzere, taşra doğasının detaylı ve etkileyici betimlemeleri romanın önemli bir parçasıdır. Bu betimlemeler, karakterlerin ruh halleriyle paralellik gösterirken aslında olaylardan ziyade, karakterlerin içsel duygusal durumları, melankoli, hüzün, özlem gibi hisler ön
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2025 37. kitabı
Merhaba arkadaşlar Bugün sizlere Gyula Krúdy’nin #Günebakan kitabından bahsedeceğim. Bir hikâyeden çok hissedilen bir deneyim, bir atmosferin içinde kaybolan karakterlerin gölgeleriyle dolu bir hikaye gibi. Benim için zor bir deneyimdi, Macar edebiyatı ile yeni tanışmış ve çok sevmiştim. Fakat #gunebakan içerik olarak biraz ağır geldi. Olay örgüsünün olmaması, betimlemelerin fazlalığı okumamı zorlaştırdı. Aslında Roman, klasik bir olay örgüsüne sadık kalmadan, duyguların ve özlemin peşinde dolaşan bir yolculuk sunuyor da diyebiliriz.Biraz konudan bahsedecek olursak; Genç Eveline, geçmişinden kaçmak için taşraya yerleşir. Budapeşte’nin hareketli ve kurnaz sokaklarından kaçarken, arkasında yalnızca kendi hayalleri ve umutsuz aşkı Kálmán’ı bırakır. Ama unutmak sandığı kadar kolay değildir. Zihninde dönüp dolaşan hatıralar, ona geçmişten kopmanın imkânsızlığını hissettiriyor. Öte yandan Hayalperest Álmos, anılarıyla yaşayan, melankolik bir ruh. Onun dünyasında olaylar değil, hisler, yüzler, kokular ve gecenin sessizliği var. Bu kısım biraz daha zorlayıcıydı. Ve tabii ki Bayan Maszkerádi, ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan, ruhu sanki geçmişle ve gelecekle iç içe geçmiş bir kadın. O, gerçeklikten kopuk bir gölge gibi. Ama sanki romanın ruhunu tamamlıyor ayrı bir his katıyordu. Yazarımız,bu eserde okuyucuyu bilindik hikâye akışlarına değilde, duyguların içine bırakıyor aslında . Sanırım biraz bizim hissetmemizi istemis ama ben çok hissedemedim sanki #Günebakan betimlemeleri ağır bir roman ama sevenlerinin olacağını düşünüyorum. Belki ilerleyen zamanlarda yeniden okuyup değerlendirmekte isterim. Ama bende kitap bir macera değilde bir his yolculuğu gibi .Eğer edebiyatın klasik anlatımlarından yorulduysanız duygularınıza kulak aşmak isterseniz bu kitap tam size göre.
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 00:00
Hayallerin ve gerçeğin iç içe geçtiği, zamanın hükmünü yitirdiği bir dünyada, #günebakan bizi insan ruhunun karanlık köşelerine ve taşranın melankolik ışığına davet ediyor. Gyula Krúdy’nin #günebakan adlı eseri, okuyucuyu taşradaki melankolik bir dünyaya, rüya gibi anların ve derin duygusal sarsıntıların içine davet ediyor. Roman, sadece bir hikâyeden ibaret değil; zamanın içinde kaybolmuş, hayallerle gerçeğin bulanıklaştığı, yoğun bir içsel yolculuk. Budapeşte’nin karmaşasından kaçıp taşranın hüzünlü sessizliğine sığınan Evelin, arayışın, özlemin ve geçmişin peşinden sürükleniyor. Ancak bu, yalnızca mekânsal bir yolculuk değil. Kırılgan insan doğasını, tutkunun ve hayal kırıklıklarının hem tehlikeli hem de büyüleyici doğasını derinlemesine ele alıyor. Günebakan tarlalarının altında saklı sırlar ve taşranın kasvetli güzelliği, karakterlerin içsel fırtınalarıyla ustalıkla harmanlanıyor. Yazarın üslubu, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren büyülüyor. Ancak yazarın bilinç akışı tekniğine yakın anlatımı ve doğrusal olmayan zaman kurgusu, bu büyünün içinde bir karmaşa yaratıyor. Romanın zaman zaman dolaylı bir şekilde karakterlerin perspektifinden anlatılması, bizleri zihin labirentlerine davet ediyor. Bu hem büyüleyici hem de zorlu bir deneyim. Evelin ve Malvina’nın hikayesine tanık olurken, bazen kendimi rüyanın en tatlı kısmında, bazen de karmaşık bir bilinmezliğin tam ortasında buldum. Kimi yerlerde hayal kırıklığına uğradım. Başta karakterlerin betimlemelerindeki uzunluk, olayların bütünlüğünden kopmuş gibi hissettirdi; hikâyenin sağlam bir örgüye sahip olmaması, merakı dağıtıyor. Kitabın ilk yarısında hissettiğim şevk, ikinci yarısında sadece bitirme isteğine dönüştü. Yine de bu duygular, her insanın ışığı aradığı ve yüzünü güneşe çevirdiği o evrensel #Günebakan metaforunu
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 23:45
Gyula Krudy'nin Günebakan isimli kitabini okurken kendimi zamanin içinde kaybolmus gibi hissettim. Yazarin dili oldukça giirsel ve betimlemeleri o kadar yogun ki, bazi bölümlerde hikayeden çok duygularin pegine düsüyorsunuz. Ozellikle Eveline'in tasraya yerleşme karari ve iç dünyasindaki degisimler beni etkiledi. Ancak, kitabin belli bir olay örgüsü takip etmemesi ve zaman içinde gidip gelmesi yer yer okumayi zorlastirdi. Karakterler çok canli ama bazen kimin kim oldugu konusunda kafa karigikligi yagadim. Yine de Krudy'nin melankolik ve hayalperest anlatimi sizi içine çekiyor. Budapeşte’nin sokaklarindan alip kirsal bolgelere, meyhanelere ve hayallerle dolu bir yolculuga çikariyor. Kitabin ana karakteri, umutsuz aski Kalman'dan uzaklaşmak için taşraya yerleşen Eveline. Onun yani sira melankolik bir ruh haline sahip Almos ve gizemli bir kadin olan Bayan Maszkeradi de romanin atmosferini sekillendirmis. Krudy'nin giirsel anlatimi ve detayli betimlemeleriyle, bu karakterlerin iç dünyasina derinlemesine dalarken, zaman zaman hayalle gerçeğin iç içe gegtigi bir anlatinin iginde kayboluyorsunuz. Kitabi farkli bir edebi deneyim arayanlara öneririm ama akici, sürükleyici bir hikaye bekleyenler için biraz zorlayici olabilir.
GünebakanGyula Krúdy · Telemak Kitap · 202549 okunma