Antik Mezopotamya'nın; Adil, güçlü ve kanun koyucu meşhur Kralı Hammurabi. Salt kanunları ile hatırlanan Hammurabi aslında çok yönlü bir profile sahip olduğu için binlerce yıldır yaşayan kraldır. Kendinden sonraki hemen hemen tüm nesilleri ve dinleri teorik açından etkilemiş ve özellikle hukuk konusunda oluşturulan tüm sistemlerde temel yapı taşı olmuştur. Dönemini ele alırsak şehir devletlerinin hakim olduğu; Babil, Sümer, Akad ve Elam gibi büyük devletlerinde yer aldığı bir kaos ortamında tahta geçmiştir. Günümüz strateji oyunlarındaki gibi Hammurabi çok akıllıca hareket edip, devletinin sınırlarını hayalininde ötesine taşımıştır. Küçük devletçiklerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak, büyük devletlerinde menfi çıkarlarını göz önünde tutup, stratejik hareket ederek devletini uluslararası arenada yüksek bir konuma taşıyarak, eşitler arasındaki birincilikten sıyrılıp, doğrudan mutlak güç sıralamasında birinci olmuştur. Sonsuza dek yaşamayı önemli bir amaç haline getirdiği için fetihlerindeki asıl gaye kendine bağlı ve kendisini çağlar boyu sürekli anacak yapılar oluşturmak içindir. Sınırlarının dayandığı her yerde kendi kanunlarını dikili taşlara yazdırmış, halkı içinde en ufak sorunların doğrudan kendisine iletilmesini sağlayarak hemen hemen tüm sorunlara çözüm bulmuş, döneminin eşsiz kralıdır. Tabii ki biz bunları çıkarılan taş belgelerden ediniyoruz yani eleştirel bir gözle bakabilmemiz bu aşamada mümkün değildir. Sadece dost ve düşmanları ile yaptığı yazışmalar ve diktirdiği taşlarla bu kanıya varabiliyoruz. Sarayı ile ilgili a<araştırmalar henüz yapılmış değil çünkü aradan geçen binlerce yıllık zaman zarfında şehir toprak altında kalmış üstüne bir de fırat üzerinde kurulan barajlar neticesinde iyiden iyiye arkeolojik araştırmaların yapılmasına