Adı:
Harnâme
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322497
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Osmanlıda at, pek çok diyarda olduğu gibi yüksek statülü hayvandır. Buna karşılık eşek, tıpkı amcazâdesi katır, alçakgönüllü bir statüyü temsil ediyordu. Çilekeş, dayanıklı hizmetkâr. Anırması sevilmemiş, tepmesinden çekinilmiş, inatçılığından yakınılmış, ola ki bu ayrıksılıkları nedeniyle durmadan sırtına yük ve sopa bindirilmiş, yetmemiş, insan kendi hemcinsini aşağılarken onu eşeklikle oklamıştır. Gene de Osmanlının yaşamına bütün sevimliliğiyle sokulmuş mahlûktu. Onu minyatürlerden salınarak geçerken görüyoruz. Edirne şenliğinin kayıtlarında güreşe tutuştu(rul)duğu belirtiliyor, herkes gülmekten kırılıyormuş. Doruğa çıktığı örnek, Şeyhî’nin Harnâme’sidir: Bu XV. yüzyıl metni, Doğunun ve Batının hayvan masalları arasında seçkin bir yer tutması gerekirken haksızca kenara itilmiş, majör bir başyapıt olarak anılması gerekirken fabula geleneğinin gölgede kalmış bir ürünü olarak değerlendirile gelmiştir.

Harnâme’yi bir de bugünün ölçüleri ışığında okuyup tartmak gerekiyor kanısını taşıyorum.
Enis Batur
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Mübdi-i kâinât ü fâyiz-i cûd
Ki vücûdından oldı her mevcûd

Dünyadaki her varlık, evreni yoktan ve emsalsiz bir mükemmellikte yaratan, cömertliği ziyâde olan, O yaratıcının mevcûdiyeti sayesinde varolmuştur.
Şeyhi
Sayfa 11
Bir eşer var idi zâif ü nizâr
Yük elinde katı şikeste vü zâr

Zayıf bir eşek vardı
Yük çekmekten anası ağlardı

Gâh odunda vü gâh suda idi
Dün ü gün kahr ile kısuda idi

Bazen odun çeker, bazen su taşırdı
Gece gündüz sıkıntılıydı

Ol kadar çeker idi yükler ağır
Ki teninde tü komamışdı yağır

O kadar ağır yükler taşıdı ki
Yaralardan tüyü kalmadı

Nice tü kalmamışdı et ü deri
Yükler altında kana batdı deri

Eti ve derisi de kalmadı
Teri yükler altında kan gibi akıyordu

Eydür idi gören bu sûretlu
Tan degül mi yürür sünük çatlu

Onu görenler
Sanki bir iskelet gidiyor diyordu

Dudağı sarkmış u düşmiş enek
Yorılur arkasına konsa sinek

Dudağı sarkmış, çenesi düşmüştü
Arkasına sinek konsa yoruluyordu

Toğranur idi arpa arpa teni
Gözi görince bir avuç samanı

Gözü bir avuç saman görünceye dek
Teni kıyım kıyım doğranırdı

Kargalar dirneği kulağında
Sinegün seyri gözi yağında

Kargaların derneğini dinler
Sineğin gezip dolaşmasını izlerdi

Arkasından alınsa pâlanı
Sanki it artuğıydı kalanı

Sırtında palan alınsa
Geri kalan sanki bir köpekti

Birgün ıssı ider himâyet ana
Ya’ni kim gösterür inayet ana

Bir gün sahibi onu himaye eder gözetir
Ona iyilik eder

Aldı pâlanını vü saldı ota
Otlayurak biraz yüridi öte

Sırtından palanını alır ve otlamaya salar
Eşek otlayarak ilerler

Gördi otlakda yürür öküzler
Odlu gözler ü gerlü göğüzler

Otlakta yürüyen öküzleri görür
Gözleri ateşli, göğüsleri gergin ve dolgun

Sömürüp eyle yirler otlağı
Ki çekicek kılın tamar yağı

Otlağı sömürüp yerlerdi
Ki kıllarını çekince kanları damlardı

Boynuzı ba’zısınun ay bigi
Kiminün halka halka yay bigi

Bazılarının boynuzları ay gibi
Kimisinin de halka halka yay gibi

Böğrişüp çün virürler âvâze
Yankulanurdı tağ ü darvâze

Böğürdüler mi dağlar
Çın çın öterdi

Har-ı miskîn ider iken seyrân
Kaldı görüp sığırları hayrân

Miskin eşek gezip dolaşırken
Sığırları görünce şaştı kaldı

Geh yürürler ferâgat ü hoş-dil
Gâh yaylâ vü kışla geh menzil

İçleri rahat yürüyorlar
Bazen de dinleniyorlardı

Ne yular derdi ne gâm-ı pâlân
Ne yük altında haste vü nâlân

Ne yular dertleri vardı ne palan üzüntüsü
Ne de yük altında hasta ve şikayetçiydiler

Acebe kalur u tefekkür ider
Kendü ahvâlini tasavvur ider

Eşek bu hali garip buldu çok şaşırdı
Kendi durumunu gözünün önüne getirdi

Ki birüz bunlarunla hilkatde
Elde ayakda şekl ü sûretde

Dedi ki "Biz bunlarla aynı yaratılışdayız
Elde ayakta şekilde aynıyız

Bunlarun başlarına tâc neden
Bize fakr ü ihtiyâc neden

Bunların başına taç giydirilmesi neden
Bize bu ihtiyaç ve yoksulluk neden

Bizi ger arpa ok u yây itdi
Bunlarun boynuzun kim ay itdi

Gerçi bizi arpa özlemi ok ve yay haline getirdi
Bunların boynuzunu kim ay etti

Didi bu müşkilümi itmez hal
Meger ol bir falân har-i a’kal

Dedi ki "Eşeklerin en akıllısı falancadan
Başkası bu müşkilimi halledemez

Var idi bir eşek firâsetlû
Hem ulu yollu hem kiyâsetlû

Gerçekten de kavrayışlı bir eşek vardı
Hem üst sınıfta hem zekiydi

Çok geçürmiş zamâneden çağlar
Yükler altında sızırup yağlar

Yük altında yağları eritip
Çok çağlar görmüş geçirmişti

Nûh Peygamber’ün gemisinde ol
Virmiş İblîse kuyruğıyla yol

Nuh’un gemisine girerken
Şeytana kuyruğuyla yol vermişti

Dir imiş ben döşedimdüm döşeği
Dirilürken ölüp ’Üzeyr eşeği

Üzeyr’in eşeği öldükten sonra dirilirken
Yatağını ben serdiydim dermiş

Hoş-nefesdür diyü vü ihl ü fasîh
Hürmet eyler imiş humâr-ı Mesîh

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harnâme
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322497
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Osmanlıda at, pek çok diyarda olduğu gibi yüksek statülü hayvandır. Buna karşılık eşek, tıpkı amcazâdesi katır, alçakgönüllü bir statüyü temsil ediyordu. Çilekeş, dayanıklı hizmetkâr. Anırması sevilmemiş, tepmesinden çekinilmiş, inatçılığından yakınılmış, ola ki bu ayrıksılıkları nedeniyle durmadan sırtına yük ve sopa bindirilmiş, yetmemiş, insan kendi hemcinsini aşağılarken onu eşeklikle oklamıştır. Gene de Osmanlının yaşamına bütün sevimliliğiyle sokulmuş mahlûktu. Onu minyatürlerden salınarak geçerken görüyoruz. Edirne şenliğinin kayıtlarında güreşe tutuştu(rul)duğu belirtiliyor, herkes gülmekten kırılıyormuş. Doruğa çıktığı örnek, Şeyhî’nin Harnâme’sidir: Bu XV. yüzyıl metni, Doğunun ve Batının hayvan masalları arasında seçkin bir yer tutması gerekirken haksızca kenara itilmiş, majör bir başyapıt olarak anılması gerekirken fabula geleneğinin gölgede kalmış bir ürünü olarak değerlendirile gelmiştir.

Harnâme’yi bir de bugünün ölçüleri ışığında okuyup tartmak gerekiyor kanısını taşıyorum.
Enis Batur

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • miraç yaşar
  • Edanur urhan
  • Rabia Nur Özyüzer
  • ONUR TANRIKULU
  • M.Batihann ツ
  • Zerga
  • Halil İbrahim
  • hipototales
  • Hülya suna
  • Mir'at-ı Cünun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0