Yıllar önce yapılan tek bir hatanın nasıl geleceği etkilediğine şahitlik ediyorsunuz. Kitabın sonunda güzel bir sürpriz de oluyor. Yazarın kalemi cidden çok iyi. Beğenerek okudum.
Gençlik hatası bir evlilik ve sonuçları ile başlayan romanımız, iki insanın aşık olmalarıyla devam ediyor...
Mutsuz bir evliliğin ortasında büyüyen çocuklar ve boşanmaya yanaşmayan bir eş...
Çocukluk döneminde yaşadığı olumsuz bakış açısını kendi hayatında uygulamaktan çekinmeyen bir kadın ve mutsuz bir yuvanın içinde debelenen iki yabancı insan...
Cesaret ile zincirlerini kırmaya çalışan mimar Orhan bu mutsuz evliliğin yükünü omuzlarından atmaya çalışırken, hayatına yeni giren Gülay ile hayalini kurduğu mutlu yuva özlemini gerçekleştirmek için ömrünün ne kadarını bekleyerek geçirecekti?
Verilen karar ile çocuklarının hayatında nasıl bir baba modeli olarak kalacağını bilmese de, her gün şahit oldukları kavgaların bitmesi için aldığı tedbirler Orhan'ın hayatını hangi çıkmaz sokaklara taşıyacak ve neler ile yüzleşeceğinden habersiz, uygulamaya başlaması ile gençliğinde yaptığı hatanın sonucu hayalini kurduğu mutluluğu yakalayıp yakalamayacağını bilmeden geleceğe yelken açıp, sonuçlarına katlamaya karar veriyor...
“Hata” bitti ancak yorumum gecikti.
Ana karakterlerimiz Orhan ve Gülay.
Mimarımız Orhan gençliğinde yaptığı bir hata sonucu hiç sevmediği ancak mecbur kaldığı Gülay ile evlenerek hayatını mahvetmiş, mutlu olamamış, çocukları için bu evliliğe yıllarca katlanmaya çalışmıştır.
Böyle bir evliliğe çocuklar için katılanılırmı?
Bunun çocuklara bir faydası var mı?
Kesinlikle yok ve toplumumuzda bu hatayı yapan çok kişi var. Yıllar sonra o evdeki mutsuz, saygısız ve sevgisiz ortamın çocukları nasıl etkilediğini görüyoruz...
Diğer ana karakterimiz Bankacı Gülay. Orhanın Gülay ile tanışmasından sonra hayatında ilk kez aşık olmanın sarhoşluğunu yaşarken, çaresizliği de başlar. Karısı kendisine dünyayı zindan ederken, o Gülay ile bir hayatın hayallerini kurar. Boşanmak ister ancak karısı tüm yolları kendisine kapatır. Karısının yaptığı planlar sonucu, Gülayın ve Orhanın başına gelenler sonucu herkesin hayatı değişir....
Gülay ve Orhanın hikayesi bundan sonra başlıyor. Yaşanan mücadeleler, acılar, yapılan hatalar....
Hikayede alınması gereken mesajlar var. Hayatımızı mahvetmeden önce, kızgınlıklara yenilmeden, iyice anlayıp dinlemeden ani kararlar verilmemesi gerektiğini güzel işlemiş yazarmız. Çünkü sonraki pişmanlıkların fayda etmediği gibi, kaybolan yılların da telafisi olmuyor....
Kitap yeni ve ben açık vermek istemiyorum. Henüz okumayanlar için haksızlık olmasın.
Hikayede neler olduğunu öğrenmek için kitabı okumalısınız :) Herkese tavsiye ediyorum.
Sevgili Güler Bilkay Aygün yüreğine, kalemine sağlık. Başarıların daim olsun...
Mutsuz bir evlilik ve geç gelen aşk. Yürek burkan ayrılıklar. Yazarın hikayeyi işleyişi çok akıcı ve bir solukta bitiyor. Sonrada Gülay ile Orhan'ın dünyasında kalınıyor. Ben çok beğendim aşk hikayelerini seviyorum diyenler için güzel bir kitap.
Güler Bilkay Aygün'ün okuduğum ikinci kitabı (İlk okuduğum kitabı ''Güller ve Yalanlar'' dı). Öncelikle şunu söylemeliyim ki yazarın, sade ve doğal yazma uslubu aynı şekilde bu kitabında da devam ediyor. Kurgulama ise muhteşem. Her iki kitapta da gördüğüm aynı kurgulama tekniği sanıyorum yazara has bir özellik. Kitaptaki müthiş akıcılığa ve sürükleyiciliğe belkide bu kurgulamanın da katkısının büyük olduğunu düşünüyorum.
Kitabın konusu ise isminden de anlaşıldığı gibi hata. Ama öyle tek bir hata değil. Yazar, bize yıllara yayılan ve seri şekilde üst üste gelen hatalar zincirinin sebep olduğu dramatik bir aşk hikayesini anlatıyor. Zaman zaman duygulanarak, zaman zaman kızarak ve bazende gözleriniz nemlenerek okuyorsunuz bu aşkın hikayesini. Gerçekten müthiş bir duygu seli yaşatıyor yazar size.
Bu arada kitabı okurken,yazar birde harika bir avrupa gezisi yaşatıyor. Müthiş ve muhteşem bilgilerle donatılmış, sanki okuyucuya bonus gibi sunulan bir gezi.
Her ne kadar duygusallık ön planda olsa da , aynı zamanda hayat dersleri veren ve insanları olumlu yönde uyarıcı sosyal mesajlar içeren, benim de beğenerek okuduğum bu kitabın, okunması gereken kitaplardan biri olduğu düşüncesindeyim.
#kitapyorum
Güler Hanim'in kalemini hep sevmisimdir. Kendine özgü, sade yalin bir anlatımı vardir. Genelde yaşanmış hikayeleri kurgulayarak yazar. Hata kitabinda da bu geleneği bozmamış ve yasanmis bir hikayeyi kendi stiliyle kurgulayip okuruna sunmuş.
Genç ve yakisikli bir mimar olan Orhan'in iki kadinla arasindaki duygusal olaylarin konu edindigi kitabimizda Semiha karakteri dusmanimin bile basina vermesin diye dua edebilecegim şirret bir kadin. Ve bu kadin Orhan'in sevmedigi karisi maalesef. Diğer yanda melek gibi bir kalbi olan güzeller güzeli bir bankaci, Gülay... Bu iki kadin arasinda kalan Orhan, karisindan boşanıp Gülay ile evlenebilecek midir? Semiha kocasinin kendisinden kolayca kurtulmasina oylece seyirci kalacak midir? Tabi ki bu sorularin cevabi eski yeşilçam filmleri tadindaki bu kitapta yer aliyor. Aşk romani okumayi sevenlerin ilgiyle okuyacaklari bir kitap. Guler Bilkay Aygün'un yüregine sağlık. Daha nice kitaplariyla buluşmak dilegiyle...
daha yeni başladım ama bana hiç yabancı gelmedi sanki kitabı okumuyorum olayın içinde seyirci gibiyim ileride yeni yorumlar eklicem şuan 3 bölüm deyim ama merak edenler var ise şiddetle tavsiye ederim okunması gereken romanlardan bir kitap sayın yazar güler hanıma çok teşekkür ederim böyle güzel kitabı bizlere sunduğu için minnettarım saygılar herkese selamlar.
• Çok güzel bir kitap. Bazı kitaplar gibi klişe değil.
Hata...
Gençlik hatası, Semiha'nın cahillikten, ailesine olan nefretini Orhan'a yöneltmesiyle yapılan hatalar, Orhan ve Gülay'ın yaptığı hatalar... Bence bu isim tam anlamıyla kitaba ait.
Yazarın eline sağlık, çok beğendim. Kısmet olursa diğer kitaplarını da okumak isterim. :)
Ortalama bir kitaptı diyebilirim, kitabın ilk yarıdaki geçişleri hızlı olmasına rağmen okuttu kendini, ama ikinci yarı benim sevmediğim bir kurguya dönüştü, zira iki karakter de gözümde aşktan sınıfta kaldı, kitapta fazla betimleme yok, hızlı geçişler ve diyaloglar halinde ilerliyor, zaten cok ince özet gibi okuyorsunuz...
Orhan, mesleği mimarlık olan, iki çocuk sahibi mutsuz bir adam, hoş o kadınla mutlu olmak pek mümkün değil zaten, yıllar sonra karşısına Gülay çıkınca bir şeyleri kökten bitirmeye karar veriyor..
Gülay, bankada çalışan güzel bir kadın, ortak bir arkadaş sayesinde tanışıyorlar, genç kadın evli olduğu için Orhan'dan uzak durmaya çalışsa da pek beceremiyor, Orhan'sa aradığı limanı bulduğundan emin ve kaybetmek istemiyor, aslında adamın evdeki mutsuzluğun en büyük nedeni yine kendisiydi , pasif biri çünkü, kadın veya erkek sırf çocukları var diye onca hakarete ve aşağılanmaya katlanmamalı bir ilişkide diye düşünüyorum...
Bir zaman sonra Orhan' ın karısının bu ilişkiden haberdar olması, çocuklarını kalkan olarak kullanmaya kalkması, akabinde Orhan ve Gülay' ın aşklarını sınayacak bir kazanın meydana gelmesi ve araya giren koskoca yirmi yıl derken, sonrasında tekrar bir araya gelmelerini konu alıyor kitap :))
Güler Bilkay Aygün, Gelibolu doğumlu. İşletme Eğitimi aldı. Kamu sektöründe yöneticilik ve danışmanlık hizmetlerinde bulundu. Bir süre önce emekli oldu. İlk kitabı olan ”Bana Yalan Söylediler"i 2009 yılında çıkardı. "Ben sende Tutuklu Kaldım" ve "Kaybolan Yıllar" isimli iki kitabı daha bulunmakta. Evli ve İstanbul’da yaşamakta.