Puan

8.110 üzerinden
620 kişi
Puan vermedi·132 syf.··
2025 164. kitabı
Yazarın öykülerini o kadar çok seviyorum ki, hiç bitsin istemiyorum. Sait Faik Abasıyanık, Türk edebiyatında öykü türüne yenilik ve derinlik kazandıran en önemli yazarlardan biridir bence. Hikâyelerinde çoğunlukla gündelik hayatın içindeki sade insanları konu edinir, büyük dramatik olaylar yerine küçük ama dokunaklı yaşantıları merkeze alır. Metinlerine sıcak, samimi ve doğal bir anlatım görürsünüz. Dilini gösterişten uzak, yalın ama etkili bir şekilde kurması, bence okuyucuyu hikayenin içinde tutuyor. Sait Faik Abasıyanık ve İstanbul benim için diğer önemli detay. Çünkü onun öykülerindeki İstanbul, yalnızca bir şehir değil, yaşayan, nefes alan, insan ruhunu yansıtan bir karaktere dönüşüyor diye düşünüyorum. Boğazın kıyıları, adaların sessiz sokakları, martıların çığlıkları ve balıkçı teknelerinin dalgalarla dansı, şehrin yoksul sokakları onun gözünden o kadar güzel anlatılıyor ki ben başka bir İstanbul buluyorum öykülerinde. Diğer yandan yaşamın küçük ayrıntılarından büyük anlamlar çıkaran bakışını çok hissediyorum. Mesela Havuz Başı öyküsünde havuz, yalnızca bir mekân değil, insanların iç dünyalarını, geçici mutluluklarını ve sessiz düşüncelerini yansıtan bir ayna gibi gelir bana. Çocukluk gözlemleri, iklimin sakinliği, insanların birbirine değen ya da değmeyen hayatları, ufak bir mekansal alanda şekilleniyor. Böylece sıradan bir günün içindeki en küçük ayrıntı bile yazarın kaleminde duygu yüklü bir sahneye dönüşüyor. Sıradan insanların duyguları ve varlığı, bir havuz başında görünür oluyor.
Edebiyat
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,580 okunma
10/10
·132 syf.··
2025 55. kitabı
"Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım." "Herkesler geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu." " Kimseler âşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?" Sait Faik’in Havuz Başı kitabını okurken kendimi sık sık şöyle derken buldum: “Bu adam insanı, sessizliği, sokakta gözden kaçan küçücük ayrıntıları nasıl bu kadar ince bir dokunuşla anlatabiliyor?” Hikâyeler belki kısa, ama bıraktığı his uzun, derin ve içten… Her bir hikâyede başka bir insanın kapısını çalıyorum, ama aslında her sayfada kendi içime doğru da bir adım atıyorum. Kitabın geneline o tanıdık Sait Faik havası sinmiş: hafif bir hüzün, umutla karışık bir yalnızlık, içi ısıtan bir samimiyet… Sokaklar sanki canlı birer karakter; denizin kokusu sayfaların arasından hafifçe yükseliyor; insanların kırılganlığı, iyiliği, suskunluğu çok doğal, çok gerçek anlatılıyor. “Havuz Başı” hikâyesi ise benim için kitabın asıl kalbi. Sakin bir akşamüstünün içinde bile insanın iç karmaşasını, düşüncelerini, gizli duygularını hissettiriyor. Abartısız, gösterişsiz… Sanki küçücük bir sahnenin içine koca bir ruh hâlini gizlemiş gibi. O sadeliğin içinde derin bir dünya var. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan tek şey şu oldu: Sait Faik, hayatın büyüsünün aslında küçük anlarda saklı olduğunu söylüyor bize… Duruşumuzda, bir yabancının yüzündeki ifadede, rüzgârda savrulan bir yaprakta, ya da sadece içimizin o sessiz köşesinde… Hem huzur verdi
Edebiyat & Roman
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,580 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·132 syf.··
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 23:28
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık kaleminden çıkan Havuz Başı adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitabımızın içerisinde yirmi üç farklı öykü yer almaktadır. Bu öykülerde; bir insanın iç dünyası, yalnızlığı, evine duyduğu özlem, bir sokak çocuğu ile köpek arasında yaşanan dostluk, Hayri adlı karakterin kumar yüzünden düzensizleşen yaşamı ve bir simit ile çay eşliğinde anlatılan hayatın küçük mutlulukları gibi birçok konuya yer verilmektedir. Tüm öyküler birbirinden güzel ve ilgi çekiciydi. Benim gibi öykü severlere keyifli okumalar dilerim.
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,580 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 583. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 21:26
"HAVUZ BAŞI" "Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12'yi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı?.. Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?" Bazı yazarlar vardır ki, yalnızca hikâye anlatmaz; onların kelimeleri birer kapı aralar ve bizi kendi dünyamızın sokaklarında, deniz kıyılarında, kahvehanelerinde dolaştırır. Sait Faik Abasıyanık da benim için bu ender yazarlardan biri. Onu okumak, İstanbul'un ruhunu solumak, sıradan insanların olağanüstü hikâyelerine tanık olmaktır. Sait Faik denince aklıma hep balıkçılar, sokak satıcıları, kahve köşelerinde kendi halinde insanlar gelir. O, tam bir "an" yazarı. Öyle anlar ki bunlar, bir daha asla geri gelmeyecek, farkına varmazsak uçup gidecek küçük, kıymetli zaman dilimleri. Onun büyüsü, işte bu kaçıp giden anları yakalayıp kelimelerle dondurması ve onları ölümsüz kılması. "Havuz Başı" kitabını elimize aldığımızda, sadece bir öykü kitabı okumaya başlamayız. Sait Faik'in rehberliğinde, insanın en saf hallerine doğru bir yolculuğa çıkarız. Bu öykülerde, sevgi ile hüznün, dostluk ile yalnızlığın, yaşama sevinci ile hayatın sillesini yemiş insanların sessizliğinin nasıl da iç içe geçtiğine şahit oluruz. Denizin tuzunu dudaklarımızda, kahvehanelerin dumanını içimizde hissederiz. Çünkü Sait Faik bize durup etrafımıza bakmayı, bir çocuğun gülüşündeki, bir balıkçının ağlarını temizlerkenki halindeki, güneşin suya vurduğu andaki ışıltıdaki güzelliği görmeyi hatırlatır. Kitap, 23 öyküden oluşur ve
Edebiyat
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,580 okunma
Puan vermedi
Bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık’ın Havuz Başı kitabından söz etmek istiyorum. Kitap The Kitap Yayınları etiketiyle yeniden okurla buluştu. Havuz Başı ilk kez 1952 yılında yayımlanmış ve içinde toplam 23 öykü yer alıyor. Her öyküde ayrı bir durak var. Kitaba adını veren Havuz Başı temiz ve saf insanların dünyasına açılıyor.Yaşama sevincini, küçük mutlulukları ve insanın içini ferahlatan anları hatırlatıyor. Diğer öykülerde ise insan ilişkileri, gündelik hayatın sessiz köşeleri ve fark edilmeden geçip giden duygular hissediliyor. Sait Faik’in yalın anlatımı hayatın içindeki o küçük ama anlamlı ayrıntıları usulca görünür kılıyor… Bir havuz kenarında bir masa başında ya da kısa bir duraksamada Sait Faik’e rastlamak isteyenlere…
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20252,580 okunma