Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
2022
Yayınevi:
Katip Yayınları
ISBN:
9786256975071
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gerçek güç şartlar ne olursa olsun vicdanını koruyabilmektedir.
Puan vermedi·217 syf.··
2026 20. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 16:02
Kitap ilk bakışta kısa ve sade bir hikâye gibi görünse de aslında insanın güç, vicdan, sadakat ve otorite karşısındaki duruşunu sorgulatan oldukça etkileyici bir anlatı sunuyor. Yazar, dönemin Rusya'sındaki sosyal yapıyı anlatırken sadece bir karakterin hikâyesini değil, insanların içinde bulunduğu düzenin onları nasıl şekillendirdiğini de gösteriyor. Özellikle Gerasim karakteri üzerinden sessizliğin, sadakatin ve fedakârlığın bazen sözlerden çok daha güçlü olabileceğini hissettiriyor. Bir insanın güçlü olması her zaman konuşmasıyla ya da makamıyla ilgili değil. Bazen en güçlü insanlar, haksızlık karşısında sessiz kalsalar bile vicdanlarını kaybetmeyenler oluyor. Yazar'ın dili oldukça sade ve akıcı. Kısa bir eser olmasına rağmen karakterlerin yaşadığı duygular okuyucuya geçiyor. Özellikle dönemin sınıf ayrımları, güç ilişkileri ve insanların özgürlük arayışları satır aralarında güçlü şekilde hissediliyor. Bugünün iş hayatına ve toplumsal yapısına baktığımızda da kitapta anlatılan birçok konunun hâlâ güncelliğini koruduğunu görmek mümkün. Yetki sahibi olmakla adil olmak arasındaki fark, güç kullanımı ve insan onuruna saygı gibi konular kitabın temel mesajları arasında yer alıyor. Benim kitap boyunca çıkardığım en önemli sonuç ise şu oldu: Gerçek güç, insanlara hükmetmekte değil; şartlar ne olursa olsun karakterini ve vicdanını koruyabilmektedir. Kısa sürede okunabilecek ancak üzerinde uzun süre düşünülebilecek eserlerden biri. Özellikle insan ilişkileri, liderlik, güç ve adalet kavramları üzerine düşünmeyi sevenlere tavsiye ederim.
KabadayıIvan Turgenyev · Billur Yayınları · 202276 okunma
10/10
·217 syf.··
2022 33. kitabı
Öncelikle eklenmesini istediğim bu kitabı ivedi bir şekilde ekleyen Kütüphaneci Zežsu ‘ ye sonsuz TEŞEKKÜR EDİYORUM Kitap için yapılan yorumları okuduğum zaman sonunun ne olduğunu anladığım için ve etkisinde kaldığım için ben buraya yazmayacağım ;) Kısa bir hikaye... Okunması dileğiyle... Kıymetli Ivan Turgenyev TEŞEKKÜRLER...
KabadayıIvan Turgenyev · Billur Yayınları · 202276 okunma
Turgenyev’e övgü
10/10
·217 syf.··
Beğendi
·
2023 150. kitabı
Beni böyle derinden etkileyen, yazara hayranlığımı anbean arttıran ve kadının psikolojisini, erkeklerin ilişkiler konusunda sergilediği tutumu böyle güzel özetleyen roman yok. Turgenyev’e gerçekten hayranım, bu adam hayatını parasal olarak iyi diyebileceğimiz şekilde idame ettirmiş ve yazdıklarının her kelimesinde Dostoyevski gibi para alma derdi de yokmuş. Romanları tam olması gerektiği gibi ne çok uzun ne çok kısa. Rus yazarlarından benim en sevdiğim yazardır kendileri…
Edebiyat
KabadayıIvan Turgenyev · Billur Yayınları · 202276 okunma

Yazar Hakkında

Ivan TurgenyevYazar · 57 kitap
Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 9 Kasım 1818 tarihinde Orel şehrinde varlıklı bir ailede doğmuştur. Annesi Varvara Petrovna Lutovina, babası Süvari albayı Sergei Nikoleviç Turgenyev’dir. Aile 1827'de Moskova'ya taşınır. Babası 1836 yılında vefat eder. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca'yı anadili gibi konuşmaya başlar. Yüksek öğrenimi için önce Moskova’ya oradan da St. Petersburg’a geçen İvan, Rus dili ve edebiyatı eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra Almanya’ya gider ve 1838-1841 yılları arasında Berlin Üniversitesi’nde felsefe okur. Daha sonra St. Petersburg’a geri dönüp iki yıl kadar bir devlet kurumunda çalışır. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Fransa’da tanıştığı “Gustave Flaubert” ile sıkı bir dostluk kurarak, daha sonraki yıllarda gerçekçilik akımının öncülerinden biri olmuştur. Ivan, ilk olarak 1850 yılında “Lüzumsuz bir Adamın Günlüğü” adını verdiği novellasıyla, ölümünden birkaç gün önce zihninden geçenleri not defterine aktaran bir yazarın hikâyesini anlatarak, yakın çevresine adını duyurur. Şöhretini ise 1852 yılında “Bir Avcının Notları” ile pekiştirir. İvan gençlik yıllarında özel eğitiminden geri kalan zamanları avcılıkla geçirmiştir. Yapıtlarındaki ince duygulu karakter çizimleri, lirik-müziksel dil onu Rus gerçekçiliğinin temsilcisi yapmakla kalmaz, dünya edebiyatının büyükleri arasına da sokar. Turgenyev, eserlerinde serflik ilişkilerinin insana aykırılığını, feodal-aristokrat Rusya'nın yıkılışını, yeni burjuva-demokratik güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtmıştır. Batıyla Doğu arasında kendini sıkışmış hisseden yazarın Çarlık Dönemi’nin Rus entelektüellerini irdelediği “Asilzade Yuvası" adlı romanı 1859 yılında yayınlanır. 1859 yılında annesi de ölünce, geriye kalan topraklar serfler ( toprak ağası adına çalışan köylü) arasında dağıtılırken Turgenyev’e de tüm hayatını rahatça idame ettirebileceği yüklü bir miras kalmıştır. Böylece dünyevi sorunlardan kurtulan yazar başyapıtı, “Babalar ve Oğullar” üzerinde çalışmaya başlar. Gençliğinde köylü kızlara duyduğu ilgiyi ve bu ilişkilerden doğan bir gayrı meşru kızını saymazsak Turgenyev hiç evlenmemiş, babalığını üstlendiği bir çocuk sahibi olmamıştır. Özel hayatı, gönül maceraları pek bilinmeyen Turgenyev’in otuzlu yaşlarda tanıştığı Pauline Viardot ise umutsuz bir aşk macerası olarak yaşamına damga vurmuştur. Altı farklı dili konuşabilen, iyi bir piyanist ve şarkıcı olan sevgilisi evli olduğu için bu çiftin yarı fiziksel, yarı duygusal beraberliği kısa süreli ilişkiler şeklinde uzun yıllar devam eder. Bozkırda Bir Kral Lear (1870), Ham Toprak (1877) gibi eserleri eleştirmenlerden beklediği tepkiyi alamadı ve kendini mutsuz hisseden Turgenyev, son kez ülkesini terk edip hayatının son dönemini bir türlü vazgeçemediği kadının, Pauline Viardot’nun yakınlarında, Paris’te geçirdi. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 3 Eylül 1883 tarihinde Fransa'da Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında öldü. Ölmeden önceki arzusu uyarınca naaşı Rusya'ya getirildi ve Belinski'nin mezarının yanına gömüldü.